Beş yıldır Yurt Gazetesi her gün muntazam olarak siz değerli okuyucularının eline ulaşıyor. Bir ulusal gazetenin yayın hayatına geçmesi ve sürekliliğinin sağlanması hiç de kolay bir iş değil. Binbir sıkıntısı olan bu iş aynı zamanda çok sayıda rakip, küskün, hatta düşman kazandıran bir iş. Üstelik bu yaşadığımız dönem AKP iktidarının medya üzerinde Cumhuriyet tarihinin en baskıcı olduğu bir dönem olarak kabul edilirse...
İktidarın bütün baskılarına rağmen medya alanında yatırım yapmak her babayiğidin harcı değildir. Cesaret ister, yürek ister, fedakârlık ister…
Medyanın para kazanmadığını herkesin bilmesi lazım. Bırakın para kazanmayı adamı batırır. Bugün medya sahiplerinin başına nelerin geldiği herkesin malumudur.

Gazetecilerin yazdıkları yazıdan dolayı cezaevlerine doldurulduğu binbir türlü sıkıntıya girdiği bir dönemdeyiz. 2002 yılından bugüne kadar medyanın yüzde yetmişi şu veya bu nedenden dolayı iktidarın kontrolü altındadır.

İktidar havuz medyası olarak tanımlanan bu medyayı imkâna boğuyor. Karşısındakileri ise ya yok sayıyor, ya görmezden geliyor. Ya da yolunu kapatıyor.
Bunu neden yapıyor? Çünkü iktidarını devam ettirmek istiyor? Bir algı yaratarak yaptıkları yanlışları bile doğru gösteriyor. Bu konuda da çok başarılar. Peki; Havuz Medyası’nın dışında olanlar ne yapıyor?

Can çekişiyor...

Yeteri kadar sahiplenilmiyor. Reklam ve ilan verilmediği gibi, kâğıt, basımda büyük bir cendere altındalar. Bunu en canlı yaşayanlardan birisiyim.
YURT Medya Grubu’nu yaşatmak adına maddi ve manevi olarak çok yıprandım. Yaptığım işin doğru bir iş olduğuna inanıyorum. CHP’nin ve Türkiye’nin ezilen, horlanan kesiminin bağımsız bir yayın organına çok büyük ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

Ama ne yazık ki, CHP'yi yönetenler bu işin farkında değiller. Nazım’ın dediği gibi Gülhane Parkı’ndalar. Başka hesaplar peşindeler. İleride bu hesapların ne olduğunu uzun uzun anlatacağım. Kurulduğu günden beri tek bir gün bile yardımcı olmadılar.
Altı seçim yaşandı. Kampanyalar yapıldı. Ne yazık ki YURT'u yok saydılar. Bizi yok saydılar. Ne iş dünyasından, ne yerel yönetimlerden ne de CHP'yi yönetenlerden olması gereken desteği görmedik.

Bizi yalnız bıraktılar. Ama cemaati ve medyasını unutmadılar…

Zorda kalmamızı uzaktan seyrettiler. Ve her fırsatta da medyadan yakındılar.

YURT  yazarlarına özellikle çalışanlarına sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Büyük fedakârlıklarla  bu gazeteyi çıkardılar. Çıkarmaya da devam ediyorlar. Çıkmaya da devam edecek. Maaşlarını alamadıkları hatta yol parası bulmakta zorlandıklarını biliyorum. Bu fedakârlığı yapanları hiçbir zaman unutmayacağım. Ve hiçbir emekçinin  hakkı da kaybolmayacak.

Bu gazeteyi siyasi ve kişisel hesapları yüzünden yanlış yatırımlara yönelten, adeta batması için kirli oyunlar kuranlar hariç. Bunların sayısı da iki elin parmaklarından fazla değil.

Bu olumsuzluklara rağmen iktidarı eleştirmeye devam ettik. CHP’yi yanlışlarına rağmen savunduk. Çünkü demokrasiye, özgürlüğe, hukuka, laikliğe, cumhuriyete, olan bağlılığımız hiçbir zaman bitmeyecek, sonuna kadar devam edeceğiz. Bütün baskılara rağmen…

Zalime karşı gelmek Pir Sultan’ın, Şeyh Bedrettin’in, Denizler’in bize öğrettiği bir desturdur. Zulmün önünde diz çökmek, ona sessiz kalmak, yezitlere boyun eğmek bize yakışmaz. Ayrıca cesareti ve yüreği olan insanların kabul edeceği bir davranış da değildir.

Eğer, medyaya değil de bir restoran ve benzin istasyonu açsaydım, iş takibi yapıp müteahhitlik yapsaydım hiçbir sıkıntım olmazdı. Çok para kazanırdım. Para kazanmasını bilirim. Kazandım da… Ama ben zoru seçtim. Çünkü ben devrimciyim. Gerçek devrimciyim... Paylaşmasını da bildim.
Hiçbir zaman paranın esiri olmadım.

Yalakalık yapsaydım çok önemli görevlerde ve mevkilerde de olabilirdim. Bunların hiçbirisini yapmadım, yapmayacağım. Haksızlığa ve güç odaklarına karşı duracağım. Kendime örnek olarak Hızır Paşa’yı değil, Pir Sultan’ı seçtim. Hiç kimseye para ve mevkiinden  dolayı biat etmedim. Etmeyeceğim.
İnandığım bir dava için, bırakın para harcamayı ölümü de göze alırım. Almaya da devam edeceğim...

Paraya tapanlara ve zalime biat edenlere tavsiyem dünya malı için kimseye kul olmayın…

YURT’u niye çıkardığımı anlattım. Peki, neden yazmaya başladım. Onu da cumartesi gününden itibaren yazmaya devam edeceğim.

CHP’yi anlatmak için.

Türkiye’yi konuşmak için.

Dünyayı anlamak için.

Çarşamba ve cumartesi sohbetlerime bekliyorum.

Saygılarımla…




















Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.