MHP tabanından sonra, Milli Görüş’ün ‘tek
temsilcisi’ Saadet Partisi tabanı da ‘hayır’a yö-
nelmeye başladı.
AKP kurulurken, kulaktan kulağa yapılan propaganda
da ‘Amacımız Erbakan Hocamızı Cumhurbaşkanı
yapmak’ denildiğini bilen bilir.
Ardından Erbakan’a ‘kelepçe’ geldi.
Erbakan, AKP’ye ‘karşı hareket’ başlattı.
Bu sefer de Erdoğan’ı yalnız bırakmayalım havası
galip geldi.
Tabii ki iktidar nimetleri de.
Bu arada AKP çıkardığı Milli Görüş Gömleğini
çıkardı.
Bazen demokrat, bazen muhafazakâr bazen de
‘bozkurt işareti’ yapacak kadar milliyetçi.
Ve 16 Nisan geldi.
Saadet Partisi Genel Başkanı sıfatıyla Temel
Karamollaoğlu ‘neden hayır’ diyeceklerini açıkladı.
Bu çağrı Milli Görüş tabanında karşılık buldu.
MHP tabanı gibi Milli Görüş tabanı da siyasi
partiler düzenini ve kadrolarını reddeden bu siyaseti
kabullenemedi.
40 yıl ‘imanlı kadrolar’ diye yola çıkan bu insanlar
Türk Tipi Başkanlık diye ortaya atılan bu rejim
değiştirme yolunu açabilecek değişikliği de kabullenselerdi,
kendilerini inkâr etmiş olurlardı. Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın da altını çizdiği ‘14-15 bakanla
ile ülke yönetme’ iktidar kanadını oluşturan yüzde
40’lık bir kitleyi bile irrite ederek, ‘hayırcı’ noktasına
taşımışken, 15 yıldır ‘fotokopisine’ dayanmak zorunda
kalan Saadet Partisi niye ‘evet’çi olacak ki?
16 Nisan’a günler kala ‘fotokopiler’ ile ‘asıllar’
arasında önce İl Binasına dev bir korsan ‘evet’ pankartı
krizi yaşandı.
Ardından da Saadet Partisi adına bastırılan
‘evet’ broşürü soğukluğu artırdı.
İddiaya göre AKP’liler Saadetliler adına ‘evet
broşürü’ bastırmıştı.
Hayır kampanyasına Saadet Partisi’nin bir önceki
genel başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak da
‘hayır demek hainlikse, Abdullah Gül hain mi?’ sözleriyle
sadece destek vermedi.
AKP ve Saadet Partisi arasındaki çekişmeyi
gözler önüne serdi.
Anayasa uzmanı olan Kamalak, ‘Bu anayasa
Erdoğan’a danışmanları tarafından kurulan bir tuzaktır.
Padişahlara bile böyle yetki verilmedi’ sözleriyle
de AKP içindeki huzursuzluğu tetikledi.
Çok önemli bir duruştur bu.
Kamalak’ın bu sözleriyle Abdullah Gül, Bülent
Arınç ve Cemil Çiçek gibi AKP kurmaylarının sadece
‘sessiz kalmadığı’ da su yüzüne çıktı.
Hep söylüyorum. 16 Nisan’da Ahmet Davutoğ-
lu’nun Konya’sı, Bülent Arınç’ın Manisa’sı, Abdüllatif
Şener’in Sivas’ı ve Abdullah Gül’ün Kayseri’sine
dikkat.
Hayır oylarına dikkat!
Ayrıca Bekir Bozdağ’ın Yozgat’ına da.
Yozgat Cemil Çiçek mi, Bekir Bozdağ mı sorusuna
cevap verecek.
Evet Bekir Bozdağ, ‘hayır’ın artması da Cemil
Çiçek demektir.
16 Nisan’dan ‘evet’ adına karlı çıkacak olan İç-
işleri Bakanı Süleyman Soylu görünüyor.
Evet oyları AKP cenahında olası bir kabine revizyonunda
çok etkili olacak.
MHP seçmeninin  adeta hepsi ‘hayır’ blokunda
yerini aldı.
MHP tabanının Devlet Bahçeli’nin aksine, ‘hayırcı’
blokta yer aldığına işaret eden Devlet Eski Bakanı
Gürcan Dağdaş’ın Cumhuriyette yayınlanan
demecinde, AKP seçmeninin de ağzının tadının
bozuk olduğunu belirterek  ’16 Nisan’da ne yapı-
lırsa yapılsın hayır çıkması engellenemeyecek’ sözleri
de önemli bir tespit.
Baştan beri söylüyorum.
Hayır sonucu Evet’e göre çok daha yakındır.
Evet kaos, hayır kargaşa çare erken seçimdir.
Evet de hayır da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yaramayacaktır.
Arızalı olan önerilen sistemdir.
Kişilerin önemi yok.
Türk halkı da denediklerine denemediklerinden
daha çok inanır.
Bu da önceki gün Star ve NTV ortak yayınındaki
konuşması ile çok başarılı bir konuşma yapan
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve
CHP’nin ‘doğru yerde’ duruşunu gösterir.
Evet’in sahibi AKP’dir.
Daha doğrusu bu referandumu kendisine yönelik
‘güven oylaması’ haline getiren Erdoğan’dır.
Hayır’ın ise tek bir sahibi yoktur.
Bize göre CHP’dir ama.
Bu son gelişmelerle Kemal Kılıçdaroğlu’nun duruşunun
kendince doğru olduğu ortaya çıkmaktadır.
Bu da kendisine CHP Kurultayında yeni ve
gönlündeki kadrosunu kurmanın yolunu açacaktır.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.