banner87

2 ya da 9 Nisan’da yapılması beklenen anayasa değişiklik referandumu ‘iptal başvurusu’ gölgesinde yapılacak. Anayasa değişikliği görüşmelerinde yapılan oylamalarda AKP ve MHP milletvekillerinin, ‘gizli oy ihlali’ yaptığı belgelerle ispatlı.

Kural ihlali kesin..
Bu ahlaki de değil, doğru bir davranış da değil..
Maalesef taraflar çok pişkin..
Hiç ama hiç üzerlerine alınmıyorlar.
Hatta, ‘ne var?’ diye neredeyse çıkışacaklar..
AKP’nin TBMM Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Parlamentonun tatil kararı verirken bile önceki gün ‘mükerrer oy’ konusunda bile ‘ne var?’ tavrında konuştu.
Bu ne demek?
Ne olmuş yani mükerrer oy varsa, nasıl olsa çoğunluğumuz var? Çağırırım 10 milletvekili
aç-kapa yaparım.
Ya kurallar?
Sayın Elitaş, ya iç tüzük?
Beğenelim, beğenmeyelim HDP Anayasa değişikliği oylamasında belirlediği politikaya harfiyen uydu.


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve milletvekilleri de üzerine düşeni yaptı. Şeker TV sahibi İstanbul Milletvekili Ali Şeker, Bülent Tezcan, Engin Altay görüşmelerin yıldızı idi. Levent Gök de Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile ‘ele ele’ yol kazasının dışında başarılıydı. Belki de bu fotoğrafın etkisi Gök’ün çok sert muhalefet yapmasının yarattığı ‘ters etkisi’ de oldu. Çok sert bir muhalefet yapan bir siyasetçinin bir anda çok ‘uzlaşmacı’ görüntüsü ile gündeme düşmesi şaşkınlıkla karşılandı.


Ama bu görüntü zahiri idi. İki siyasetçi arasındaki diyaloğu bilemediğimiz için şaşırdık. Gök, diyaloğu açıklayınca fotoğraftaki görüntü yerine oturdu. Gök, Bozdağ’a niye açık oy kullandğını sorunca o da ‘sanki oyumun rengini bilmiyorsun’ karşılığını vermiş.


Tabii ki Deniz Baykal bu görüşmelerin baş yıldızı idi. Gerek konuşması ve hitabetiyle gerekse görüşmeleri Kemal Kılıçdaroğlu ile yan yana takip ederek ilgisi ve devamlılığı ile kendisine yönelik takdir ve sempatiyi katladı.


Kusura bakmasınlar ama AKP’li kadın milletvekilleri beni hayal kırıklığına uğrattı. Onların bu saldırgan tavrı Merve Kavakçı’nın kürsüden indirildiği sırada, Gönül Alpay başta olmak üzere bazı DSP kökenli kadın milletvekillerinin tavrı kadar ‘çiğ’ ve ‘abartılı’ geldi bana.


Hele hele geçmişinde sosyal demokrat hatta sosyalist izler taşıyan TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekaplı’nın muhalefet kulisine ‘baskın yapar’ tavırda gelmesi bir felaketti.
AKP’li kadın milletvekillerinden bazıları bir yandan FETÖ kompleksiyle, bazıları da Merve Kavakçı’nın ‘rövanşını’ alır gibiydi.. İnşallah yanılırım. Peki bundan sonra ne olacak?
Öncelikle şunu söylemeliyim. Özellikle CHP ve HDP samimi bir öz eleştiri yapmalıdır. Kızmak darılmak yok. İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere 15-20 milletvekili niye az çıktı? Bu listeleri yapanlar sadece iktidar değil, anayasayı referanduma götürmeyecek sayıyı niye hedeflemediler? Ya da hedeflediler de tutturamadılar mı? Her suçu genel başkanların üstüne atmanın anlamı yok. Bakın dokuz milletvekili farkla anayasa değişikliği referanduma gidiyor. Sadece dokuz farkla.


Kimseyi zan altında bırakmak istemem. Önümüzde referandum var. CHP Anayasa Mahkemesine gitse, halktan kaçmış sayılacak. Belki de Kılıçdaroğlu bu sebeple Anayasa Mahkemesine gitmeyecek.. Bence de gitmemeli. Başbakan Binali Yıldırım’ın da dediği gibi söz millette. Yani seçmende.. CHP referandum için çok başarılı bir kampanya yürütmeli. Bu referandumun muhatabı tek başına CHP değildir. Hele hele Kemal Kılıçdaroğlu hiç değildir. Muhatabı ekonomik zorluklarla boğuşan halktır. Terör altında ve korkusu ile yaşayan sizlersiniz. 2019 yılında uygulamaya konulacağı öngörülen bir anayasa değişikliği için niye sandık başı yapılıyor? Bu sorunun cevabını halk verecek..

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.