Hatırlayacaksınız, mayıs ayında çoğunlukla otomotiv sektöründe çalışan 40 bin metal işçisi greve çıkmıştı. Haklarını arayan işçiler, Renault, Fiat ve Ford gibi uluslararası firmalarda çalışıyordu ve daha fazla maaş, daha iyi çalışma koşulları ve örgütlenme hakkı için üretimi durdurdular. Direniş bir süre sonra sona erdi ama bazı işçiler işbaşı yapamadı. Sendikalara göre, iki hafta süren grev bittiğinde yaklaşık bin kişi işten atılmıştı. Grevin sürdüğü fabrikaların insan kaynakları departmanları bu süreçte işi gücü bırakıp çalışanların sosyal medya hesaplarını takip etmeye başlamıştı. Kim ne fotoğraf paylaşıyor, ne yorumda bulunuyor takip ediyorlar, greve katılan işçilerin arasındaki öncüleri tespit etmeye çalışıyorlardı. Sonuç olarak elebaşı olarak gördükleri bir çok işçi tazminatsız olarak işten çıkarıldı. Şimdi görünen o ki mücadele başka bir boyutta devam ediyor. Metal işçileri ve sendikaları, Ford ve Fiat fabrikalarının finansörlerinden olan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’na işçi haklarını koruyacağına dair verdiği sözü resmi yollardan hatırlattı. Sosyal bakımdan güçlü ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen ve kamu tarafından finanse edilen Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (AİKB), 2010 yılından bu yana Türkiye’deki metal ve otomotiv endüstrisine yüzlerce milyon euro kredi verdi. Mayıs ayında AİKB, Koç Holding ve Fiat’ın sahip olduğu Tofaş Türk Otomobil ile 200 milyon euro’luk bir kredi için anlaştı ancak henüz anlaşma imzalanmadı. AİKB, daha önce de yatırım yaptığı şirketlerdeki işçi hakları ihlalleri yüzünden eleştirilmişti. Ancak Türkiye’deki bu olaylarla birlikte ilk kez bankanın dahili proje şikayet prosedürü kullanılarak işverenler bankaya resmi olarak şikayet edildi. Birleşik Metal, AİKB'nın Londra’daki merkezine işverenleri şikâyet etti. İşçilerin sunduğu şikâyet dilekçesinde, işverenler bankanın kredi koşullarını gözardı ettiği için bankanın hemen duruma müdahale etmesi isteniyor. Şikâyet, Türk Traktör’ün yanı sıra Ford Otosan ve Tofaş Türk Otomobil’e de aynı hak ihlali suçlamalarında bulunuyor. Şimdi bankanın bu şikayete ne cevap vereceği merakla bekleniyor...

Çatışmalar bölge ekonomisine ağır zarar veriyor
Haftalık Ekonomist Dergisi, çatışmaların Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine verdiği ekonomik zararı araştırmış. Araştırmaya göre bölge genelinde 1 milyar liralık teşvikli yatırım askıya alınmış. Kent merkezlerinde alışveriş hareketliliği geçen yıla göre yüzde 30 düşmüş. Şirketler arasındaki ticari faaliyetler yüzde 50 gerilemiş. Fabrikaların üretim kapasitesi üçte bir seviyesine inmiş. Turizm tesislerinde doluluk oranı yüzde 10'lara gerilemiş. Diyarbakır'da Radisson, Divan ve Noviibis gibi otel inşaatları durdurulmuş. Doğudan batıya faaliyet gösteren otobüs firmaları ve yüzlerce nakliye firması kontak kapatmış. TIR seferleri durmuş. Mardin ve Hakkari'de yeni OSB yatırımları süresiz ertelenmiş. İran ile ticarete hız veren Van'ın ihracatı yüzde 40 düşmüş.
Görünen o ki bölgedeki çatışma ortamının ekonomik faturası giderek ağırlaşıyor. Herkes biran önce aklını başına almalı, şiddetin son bulması için harekete geçmeli...

Garanti Bankası mı, Şok Market mi sorumlu?
Sizin de cep telefonunuza her gün bankalardan sayısız mesaj geliyordur... Sağolsunlar her gün bize ya düşük faizli para verme teklifinde bulunuyorlar, ya taksitli alışveriş öneriyorlar ya da kredi kartlarında biriken puanlarla daha fazla alışveriş yapabilme fırsatı sunduklarını sölüyorlar. Tabi biz de kanıyoruz çoğu zaman. Misal ben kendi adıma Bonus Card ile Şok Market'ten yaptığım dört alışverişin karşılığı olan 7.5 kiloluk deterjanı almak için Garanti Bankası'nın mesajını bekledim ama gelmedi. Kampanyaya katılmam için hergün mesaj atan banka, dört kere alışveriş yaptıktan sonra bilgilendirici bir mesaj atmadı. Bir süre sonra bankaya telefon açtığımda müşteri temsilcisi, dördüncü alışverişi tamamladıktan sonra Şok Market'in kasiyerinin kampanya hediyesini bana anında vermesi gerektiğini söyledi. Böylece sorumluluktan sıyrıldı, meğer Garanti Bankası'nın hiç bir suçu, ihmali yokmuş. Bu olay başka kaç bin kişinin başına gelmiştir acaba diye merak ediyor, 7.5 kiloluk Tursil'i bankanın çoğunluk hisselerini 5.5 milyar liraya İspanyollara satan Ferit Şahenk ve Cola Turka ile birlikte Çamlıca Gazoz'u 335 milyon liraya Japonlara satan Murat Ülker'e hediye ediyorum.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.