Eylem Planı yalıtım sektöründe heyecan yarattı

Hükümetin, enerji verimliliğine de önemli bir yer verilen 2016 Yılı Eylem Planı'nda yer alan düzenlemeler, yalıtım sektöründe heyecan yarattı. Yalıtım sektörünün öncü kuruluşlarından Canpa'nın Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özcan, genel ekonomi ve inşaat sektörüne yönelik önlemlerin yanında yalıtım sektörüne özel düzenlemelerin heyecan verici olduğunu söyledi. Özcan, kentsel dönüşüm projelerini hızlandıracak “Gayrimenkul Sertifikası” modeli ve konut piyasasını canlandıracak “Konut Hesabı” düzenlemelerinin inşaat sektörünü büyüteceği görüşünde. Murat Özcan, Eylem Planı'nda yer alan düzenlemeleri şöyle değerlendirdi: “Doğru yalıtımla enerjide yarı yarıya tasarruf sağlamak mümkün… 2017 yılında binalarda Enerji Kimlik Belgesi zorunlu olacak. Enerji tüketiminde tasarruf için Enerji Verimliliği Kanunu, İmar Kanunu ve diğer mevzuatta yapılacak değişiklikler çok önemli. 2018’e kadar kamu binalarındaki enerji tüketiminin yüzde 10 düşürülmesi öngörülüyor. Bu kapsamda yenilenebilir enerjiye yönelme, ısı yalıtımı amaçlı tadilat ruhsat işlemlerine vergi muafiyeti ve Ar-Ge desteklerinin kapsamının geliştirilmesi gibi düzenlemeler yalıtım sektörünün önünü açacak, sektörü büyütecek,
aynı zamanda enerji verimliliğine hizmet ederek milli ekonomiye de büyük katkılar sağlayacak.”

DİSK’ten hükümetin eylem planına yanıt

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu - DİSK, Hükümetin 2016 Yılı Eylem Planı’nda yer alan çalışma hayatı ile ilgili reformları eleştirdi. İşçi sınıfının kazanılmış haklarını yok ederek emeği güvencesiz çalışmaya mahkum edeceği belirtilen icraatlara karşı direniş çağrısı yapıldı. Hükümetin 2016 Yılı Eylem Planı’nda çalışma hayatı ile ilgili yer alan reform ve icraatların görüşmeye açıldığı “Üçlü Danışma Kurulu” toplantısına DİSK adına Genel Başkan Kani Beko ve Genel Sekreter Arzu Çerkezoğlu’nun içinde bulunduğu bir heyet katıldı. Güvenceli Esneklik tanımının çalışma süreleri açısından ülkemizde ağır
sonuçları olacağını belirten DİSK açıklamasında, kıdem tazminatı tartışmasının ana ekseninin iş güvencesi olduğu belirtilerek, “Bugün işçilerin yüzde 86’sının kıdem tazminatı alamadığı gerekçesi ile kıdem tazminatı fiilen ortadan kaldırılmak isteniyor. Acaba engellenmek istenen hakların mahkeme yolu ile de olsa alınabilmesi midir? Bu açıkça ‘hukuksuzluğa hukuk üretmek’tir. Eğer amaç tazminat alamayan işçilerin alabilmesi ise modelin değiştirilmesi ve bir tür emeklilik fonu kurulması gibi karmaşık yollara girmeye gerek yoktur. Kıdem tazminatı alamayan işçiler için yapılacaklar çok basittir. Mevcut 1475 sayılı yasanın yürürlükteki 14. Maddesi’ne bir cümle koyarak, hak ettiği halde kıdem tazminatı ödenmeyen işçilere tazminatlarının devlet tarafından ödenerek işverenlerden geri tahsil edilmesi ve bir yılın altında çalışanlara da kıdem tazminatı ödenmesi sağlanabilir” denildi.

İş kazalarında ölüm artıyor

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nden Doç. Dr. Emre Gürcanlı, bu yıl en az bin 730 kişinin ölümüne sebep olduğu ifade edilen “iş cinayetleri”ne ilişkin, inşaat sektöründeki büyüme ve Suriye’deki iç savaş ile şiddetlenen “göçmen işçi” sorununa dikkat çekti. Emre Gürcanlı, bu ölümlerin emniyet kayıtlarına da yansımış olması gerektiğinin altını çizdi ve devletin neden bu verilere ulaşamadığını sorguladı. Gürcanlı’ya göre, “en az” ifadesi, meclis verilerinin yalnızca yazılı, görsel, dijital basından, emek-meslek örgütlerinden gelen bilgilerden, işçi ve işçi yakınlarının bildirimlerinden derlenmesi sebebiyle kullanılıyor. Türkiye’nin işçi ölümlerinde Avrupa’da birinci sırada olduğunu yineleyen Gürcanlı’ya göre, inşaat ve madencilik açısından sektördeki büyüme ölümlerdeki artışı da hızlandırıyor. Örneğin 2015 verilerine göre, inşaat ve yol işkolundaki ölümler, “iş cinayetlerinin” yüzde 29’unu oluşturuyor. Öte yandan, Gürcanlı’ya göre, tartışılmayan bir konu da, mega projeleri kısa sürede bitirip buradan rant etmek için proje sürelerini kısaltılması. İnşaat sektöründe işçi ölümlerinde iki üç vardiyaya kadar çalışılması, iş programının sıkıştırılması sebebiyle hızlı çalışma baskısının artması da etkili oluyor. Dünya Çalışma Örgütü'nün (ILO) 100 bin çalışan başına ölümlü iş kazalarına ilişkin istatistiklerine göre Türkiye ölümlü iş kazalarında dünyada El Salvador ve Cezayir'in ardından üçüncü, Avrupa'da ise birinci durumunda. Türkiye'de ölümle sonuçlanan iş kazaları 100 binde 20.5 düzeyindeyken, bu rakam Norveç, İsveç ve Danimarka gibi ülkelerde 100 binde 2 düzeyinde bulunuyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2015 verilerine göre her gün ortalama 5 işçi yaşamını yitiriyor; 6 işçi ise sürekli iş göremez hale geliyor.

Müjde, mezar yerinizi internetten seçebilirsiniz

Geçen gün aldığım bir mesajla öğrendim ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi e-Devlet Kapısı'nda ‘Mezar Yeri Sorgulama’ hizmeti vermeye başlamış. Ben de istersem E-Devlet şifremi kullanarak mezar yeri sorgulaması yapabilirmişim. Aşiyan taraflarında şöyle manzaralı bir mezar yeri bulabilir miyim acaba? Tabi ki hiç şansımız yok. Bu büyük hizmet için devletimize teşekkür mü etmemiz gerekiyor bilmiyorum ama bildiğimiz şu ki İstanbul içinde yatacak mezar yeri bile kalmadı. Bu yüzden hayatını kaybedenleri artık Avrupa ve Anadolu yakasının en uzak semtlerindeki mezarlıklara yönlendiriyorlar. İstanbul’un çılgın kalabalığında yeşil alan olarak sadece mezarlıklar kaldı, onlarda da yer yok artık. Gömüleceğiniz yeri seçmek istiyorsanız, bir an önce başınızın çaresine bakın…
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.