banner87
İran ile Suudi Arabistan gerginliği sürüyor.
Bu olay sadece Suud kökenli Şii Lider Ayetullah Nimr’in idamı ile sınırlı değil.
Suriye ve Yemen'de bu iki güç zaten 'örtülü açık' yıllardır savaşıyor.
Rusya, Iran, Irak'ın bir bölgesi ve Suriye bir safta.
İsrail, Mısır, Suudi Arabistan da karşı safta.
Türkiye tam ortada.
Peki, bu çatışma açıktan bir Şii-Sünni savaşına döner mi?
Dönerse Türkiye'yi etkiler mi?
Sanmıyorum. Ama kafalarda soru işaretleri bırakabilir...
Ilımlı İslam 'kartını oynayamayan' ABD ve AB ülkeleri Ortadoğu'da bir 'mezhepler mücadelesini' hep teşvik etmiştir.
Soru bu mücadele Ortadoğu'da sıcak savaşa döner mi?
Dönebilir...
Çünkü Ortadoğu üzerinde yapılan analizler hep başköşeye 'mezhep savaşını' koymaya başladı.
Egemenler de bu kavramı daha çok kullanmaya başladı.
Türkiye de Şii kavramı ile yeni tanışıyor.
Özellikle gençler.
Bu noktada özellikle Diyanet İşleri Başkanlığının Google bilgilendirmesinin dışında detaylı bilgi vermelidir.
Mezhep kavgası kavramı ciddiye alınmalıdır.
Yeni kavgalara tahammülümüz yok.
Şii kesimi de Aleviler gibi Cumhuriyet değerlerine, Atatürk ilke ve inkılaplarına sık sıkıya bağlı bir kesimdir. Tartışma bile götürmez. Dikkat çekmek istediğim yer Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mehmet Nuri Görmez'in Türkiye'yi sadece 'Sünni Müslüman' olarak gören uygulamaların üstüne gitmesi ve  mezhepler arasında ayırıma izin vermemesi. En önemli bu konularda bilgilendirme görevini yerine getirerek, mezhepler kardeşliğini tesis etmesi.
Ortadoğu'daki bu 'kötü çatışmalara' karşı Türkiye'de olumlu bir örnek oluşturması.
Ben oldum olası Türk-Kürt kavgasına çözülemez bir sorun olarak bakmadım. PKK bir kanlı terör örgütüdür. Kürt ayrı, PKK ayrıdır. Bu ayrımı da ortaya koyan bizzat Kürtlerin kendisidir. Kürtler bu kardeş çatışmasının sadece mağduru değil,  karşı duran kesimdir. Kars, Erzurum, Ankara, İstanbul, Mersin başta olmak üzere bu şehirlerde yaşayan milyonlarca Kürt kökenli kardeşimiz bölücülüğe karşıdır. Çünkü bu suni kavga öncelikle coğrafidir. Irki değil.
Diyarbakır'da olayların göbeğinde olan bir genç İstanbul, Ankara, mersin ve Adana gibi şehirlere intikal edince, kolay kolay kendisini PKK tuzağına kaptırmamaktadır.
Mezhep mücadelesi ve ayrımcılığı Türkiye'nin önündeki daha büyük tehlikedir.
Bir an önce bu konuda tedbir alınmalıdır.
Kimse kusura bakmasın 'Alevi diye' milyonlarca insan dışlanmak istenmektedir.
AHİM ve AYM kararları uygulanmamaktadır. Göz göre göre bu kararlar çiğnenmektedir.  Cem Evleri bir an önce İbadethane Statüsüne resmen kavuşturulmalıdır. Kürt ayrılıkçılar gibi Aleviler hakkını silahta, kavgada, dövüşte aramaz.
Alevi kesiminin Cumhuriyet, Atatürk hassasiyetleri daha fazla istismar edilmemelidir.
Dışlamalar, haksız uygulamalar da.
Kimse babasının cebinden kimseye bir şey vermiyor.
Eşit yurttaş haklarını kullanmak istiyor.
Ezmek yok.
Ezilmemek de yok.
Türkiye'de çok büyük sıkıntıları var.
Ve bu sıkıntıların üstüne bir de Şii-Sünni ayrımı körüklenmemelidir.
Sayın Prof. Mehmet Görmez dikkat.
Sayın Ahmet Davutoğlu siz de.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.