Türkiye’nin halkları ilk kez bu kadar müptezel bir siyasi ortamla karşı karşıya... Arsızlık, hırsızlık, her türlü ahlaksızlık 31 Mart’ta sandıklar açıldığından bu yana devam ediyor. Ekonomik krizin içinde olan bir ülkede bir belediye başkanlığı için her türlü siyasi krizi yaratmaya teşne olan bu siyasal İslamcı çürük iktidar, tüm ülkede bir kez daha oy çalmışken, ülkenin en büyük şehrinde ise milli iradeyi darbeyle ezmeye kalkışıyor.

Çukurun dibinden saldırı
Devletin hemen her mekanizmasını ele geçirmiş, her türlü demokratik mekanizmanın ırzına geçmiş, bugüne kadar her seçimde oy hırsızlığı yapmış Türkiye’nin siyasal İslamcıları, kitle desteğini yitirdikçe daha da rezilleşiyor. Omurgası kırılmış halde her türlü saldırıyı yapmayı göze alacak kadar berbat haldeler.

Bu seçim aynı zamanda AKP-MHP ve tüm yardakçılarının kitle tabanlarının erimeye başladığının bir göstergesi. Ve bu seçimler sonucunda belediyeler aracılığıyla büyükşehirlerde halkın kanını emenlerin bütün foyaları ortaya çıkacak. Ama İstanbul Büyükşehir Belediyesi, siyasal islamın tüm çirkeflerini ortaya dökecek bir gayya kuyusu zira.

Karizma çizildi, kel göründü
Tüm bunlar bir araya geldiğinde, bu  telaşın, bu darbe girişiminin sebepleri de ortaya çıkıyor. Tek adam rejimi tel tel dökülürken, böyle bir yenilgi almaları, omurgalarını kırdı. Bu sebeple de İBB’yi demokrasi güçlerine teslim etmemekte kararlılar. Zaten bunu seçim öncesinde “İstanbul’u kaybedersek, Türkiye’yi kaybederiz” diye açık açık dile getirmiştiler. İşte şimdi Türkiye’yi kaybettikleri için bu ülkeyi yok etme pahasına her şeyi göze alacaklar.

Son kozlarını oynuyorlar
Bu sivil görünümlü demokrasi düşmanı çete, İstanbul’da seçimleri tekrarlatacak. Yani yeniden seçim adı altında çok net biçimde ordu ve polis destekli bir sivil darbe yapmaya çalışacaklar. Tabii bu arada kaybettikleri kitle tabanını tekrar kazanmak için her türlü yalan ve provokasyona başvuracaklarını da ekleyelim. Neler yapabileceklerini, 7 Haziran seçimlerinin sonrasında yaptıklarından dolayı çok iyi biliyoruz zaten!

Asla enseyi karatmayın
Peki böylesi organize ve çirkef bir komplo karşısında demokrasi güçleri ne yapabilir? Öncelikle her ne olursa olsun, bu yoz faşizan kliğin tüm saldırılarına karşı bu dik duruşu devam ettirmek gerekli. Şu anda büyükşehirlerde yedikleri dayakla iyice hırpalanmış bu güruh, karizmayı çizdirmemek ve pisliklerinin ortaya serilmesini önlemek için bu darbeyi yapmaya çalışacak. Ama Ankara, Antalya, Adana, Mersin başta olmak üzere Türkiye’nin GSYİH’sinin çok büyük bir bölümünü karşılayan tüm kentlerin belediyeleri artık demokrasi güçlerinin elinde. Bunun bilinciyle her türlü pisliklerine karşın moralimizi ve cesaretimizi asla kaybetmemek en önemli mesele... Üstelik çarşı-pazar da bizim yanımızda... Zira zalim ve ahlaksız oldukları kadar beceriksiz oldukları da artık kabak gibi ortada... Kabağın tezgahtaki etiketi, bu yoz rejimin takkesinin düşüp, kelinin göründüğünün de açık ispatı değil mi zaten! Yani darbe yaparlarsa bile İstanbul’da okkalı bir tokat daha atabiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.