Türkiye onları evlerinden, eşleri ve çocuklarından uzak kalmaları ile tanıyor. Çocuklarınızı emanet ettiğiniz, onları geleceğe hazırlayanlar; öğretmenlerimiz… Ailesinden uzak kalanı, çocuğu hasta olanı… Türlü sorunlarla uğraşan 958 mağdur öğretmen!

Maalesef ülkemizde öğretmenler de mağdur olarak gündem olabiliyorlar. Devlet memurlarının yer değiştirme atamalarına ilişkin yönetmeliğine göre 958 öğretmenimiz ‘özür grubu’nda yer alıyor ve atamalarının yapılması gerekiyor. Üstelik bu sorunlarla boğuşmak zorunda kalan öğretmenlerden verimli olmaları bekleniyor. Ne büyük haksızlık!

Devlet memurlarının yer değiştirme atamalarına ilişkin yönetmeliğine göre: Eşlerinden ayrı il ve ilçelerde çalışmak, can güvenliğinden endişe etmek, sağlık nedenleri, çocuk veya eş ölümü gibi olaylarla karşı karşıya kalan memurlar ‘özür grubu’na dâhil edilerek istedikleri il ve ilçelere tayinlerinin gerçekleştirilebileceği belirtiliyor. Ancak Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk öğretmenlerin atamalarının yapılarak mağduriyetlerinin giderileceği sözünü vermiş olmasına ve ilgili yönetmeliğe rağmen bu uygulamayı yerine getirmeyerek 958 öğretmeni mağdur etmeye davam ediyor.

Her birinin farklı bir hikâyesi var. Ancak onların aynı hikâyede yer almasını sağlayan ise mağduriyetleri…

Bakın ne diyor bir öğretmenimiz:

“Bu mağduriyet sonucu eşimden uzağım ve 2 ayrı ilde 2 ayrı kira, masraflar… Bizi maddi ve manevi olarak yıpratmıştır. Bakanlığın bir takvim yayınlayarak veya ufak bir açıklama yaparak bizi rahatlatmasını istiyoruz. Çocuklarından ayrı öğretmenler de var. Bakanlığın okulların kapanmasına doğru yapacağı bir atama kendi öğrencilerimizi de mağdur etmeyecektir.”

Sadece kendilerini düşünmüyorlar. ‘Çocuklarımız’ dedikleri öğrencilerin de mağdur edilmesini istemiyorlar.

SÖZLER TUTULMADI

“Bizler 2019 Ocak ayında kadrolu öğretmenlerin özür durumuna bağlı yer değiştirme işlemlerinde mağdur olan 958 öğretmeniz. Bunlardan biri de benim” diyerek durumunu tarif eden başka bir öğretmenimiz ise “Her dönem yapılan yerleştirilmeyen öğretmenler için uygulanan il veya ilçe emri bizim dönemimizde uygulanmadı. Bakanımız ve Hamza Aydoğdu bizlere 3 ay beklememizi okullar kapanınca -Ağustos özür grubuna karıştırılmadan- bizlerin mağduriyetinin giderileceğini çeşitli yollarla bizlere bildirdiler. Ancak haziran ayı yaklaşmasına rağmen biz 958 öğretmen için herhangi bir çalışma veya açıklama yapılmadı. Eşimle aramızda 1000 km var. Bizlerde anayasada hakkımız olduğu gibi ailemize yuvamıza kavuşmak istiyoruz. Artık bir çare bulunmasını istiyoruz” diyor.

Öğretmenizin bahsettiği Hamza Aydoğdu ise Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü görevinde bulunuyor.

Tam 22 yıldır sınıf öğretmenliği yapan başka bir öğretmenimiz ise “Eşimin tayini başka bir ile çıkınca atama istedim. MEB ise anayasal hakkımız olan aile birliğini gözardı ederek; kadro yok diyerek atamamızı yapmadı. Bizleri çok mağdur etti. Kimi hasta yatağında annesini, kimi stresten karnındaki bebeği kaybetti. Ziya Selçuk çeşitli platformlarda Haziran’da bu mağduriyetleri gidereceğine dair söz verdi. Bu sözün yerine getirilip Haziran ayında atamamızın yapılmasını talep etmekteyiz” diyerek verilen sözlerin tutulmasını istiyor.

ANAYASAL HAKKIMIZ

On yıldır ülkemizin çeşitli yerlerinde hizmet vermiş öğretmenimiz de eşinin yer değişikliği nedeni ile başvuruda bulunuyor. 2019 Ocak ayı özür grubu atamasında tayin olamayan öğretmenimiz, şöyle anlatıyor: “2 yaşındaki kızımızın yaşadığı ayrılık kaygısı nedeniyle aylıksız izne ayrıldım. Maddi olarak çok zorlanıyoruz ama devletin sağlayamadığı, anayasal hakkımız olan, aile birliğimizi sağlamanın tek yolu buydu bizim için. Bu süreçte hastasını kaybeden, işinden ayrılan, yuvası dağılan ve yavrusunu göremeyen birçok arkadaşımız mağdur oldu. Bu görmezden gelinecek, kulak tıkanacak bir mesele değildir. Milli Eğitim Bakanı görevinin gereği olarak bu mağduriyete çözüm getirmelidir.”

Çok haklı öğretmeniz, Bu görmezden gelinecek, kulak tıkanacak bir mesele değildir.

BAYRAM MÜJDESİ VERİN

958 öğretmenin ailesi, eşi, hastası ile Şubat dönemi il dışı özür gurubu atamalarında mağdur olduğunu ifade eden bir başka öğretmenimiz ise şunları söylüyor: “Benim 3 aylık kızım şu an 6 aylık oldu. Babası kızının büyüdüğünü göremedi. Oysa her çocuk babası ve annesi ile büyümeli. Mutlu çocuklar mutlu ailelerde büyürler. Bu mağduriyetin giderilmesi için Sayın bakanımız Ziya Selçuk, atamanın Ağustos ayından önce okullar kapanınca gerçekleştireceğini belirtmiştir. Fakat Milli Eğitim Bakanlığı henüz bir takvim yayınlamadı. Bakanımızın verdiği sözü yerine getireceğine inanıyor ve Haziranda 958 öğretmenimizin atamasının yapılmasını diliyoruz. Lütfen bizlere bayram müjdesi verin artık. Kızım ilk sözcüklerini söylerken, ilk adımlarını atarken babası yanında olsun...”

Aslında bu anlatılanların üzerine çok söz söylemeye gerek kalmıyor. Öğretmenlerimizin durumlarını kendi anlatımları ile görmenizi istedim. Üstelik yasa ile güvence altına alınmış haklarını talep ediyorlar. Yanlış anlaşılmanın önüne geçmek için tekrar etmek isterim; 958 öğretmen kimseden bir iyilik beklemiyor. Aksine yasal hakları olan atamalarının yapılmasını bekliyorlar.

Sayın Milli Eğitim Bakanı ve Sayın Personel Genel Müdürü de bu öğretmenlerimizin durumunu artık görmeli ve öğrencileri de mağdur etmeden bu atamaları gerçekleştirmelidir.

Bizler YURT’UN SESİ'nde konunun takipçisi olacağız…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.