İngiltere'nin AB'den çıkma kararı, ardıç dalgalara sebep olacak bir tusunami etkisi yapacaktır.
Önce İngiltere'de...
Genç-yaşlı, taşralı-metropollü, göçmen-yerleşik, İskoç-İrlandalı, kadın-erken, eğitimli-eğitimsiz bu karar sonucu ortaya çıkan durumdan lehte veya aleyhte olan kesimler bu tartışmayı yaşayacak.
İngiltere'nin AB oylamasının yenilenmesi dâhil birçok tartışmayı da göreceğiz.
1. Dünya Savaşı’nda Almanlar kaybetti. Ama Osmanlı yıkıldı. Çünkü hedef oydu. Toprakları özellikle İngilizler tarafından aslan payı modeli ile parçalandı.
Bugün ABD'nin özellikle Ortadoğu ve Afrika'da yeniden dizayn ettikleri topraklar Osmanlı mirasıdır.
AB kararından sonra sorulacak en önemli sorulardan birisi de bu sonucu derin İngiltere istiyor muydu? Bence istiyordu.
Bu bağlamda Yunanistan ile İngiltere'yi temsilcisi olarak AB'de tutan ABD derin devleti, bu sonucu hesap etti mi? Yani İngiltere bu noktaya ABD ile istişare ederek, ortak bir politika sonucu mu geldi? Yoksa İngiltere ABD'ye Ortadoğu'da yok sayılmasına karşılık misilleme mi yaptı?
Yoksa İsrail'den sonra Ortadoğu'da sessizliğe bürünen İngiltere yani Birleşik Krallık toprak kaybını da göze alarak SSCB'nin ağırlıklarından kurtularak Rusya'ya dönüşmesi gibi köklü bir sistem değişikliğine mi gidecek?
Birleşik Britanya Krallığı köklü devlet geleneği ve emperyal vizyonu ile yeni bir yapılanmaya gidiyor, kesin olan bu.
İngiltere'nin, "oynamıyorum" kararı ile AB'nin en önemli gücü Almanya oldu. Yeni AB silahlı bir güce muhtaç. Doğu-Batı Almanya birleşmesini sağlayan Almanlar bu onarım işinde çok deneyimli. Ama siyaset?
Kim ne derse desin Batı dünyası artık büyük bir gelecek vaat etmiyor. Demokrasi açısından da. Küreselleşme adı altında, "dayatmalar" ve "zorlamalar" içinde. Örnek olma şansını da kaybediyor.
Bunun için Türkiye'nin, "küreselleşme" kavramlarını yeniden tartışmaya açmaya ve yeni bir dile ihtiyaç var. Türkiye kendisine dayatılan ve Önerilen "rant dilini" en kısa sürede terk etmelidir.
Batı 'nın vaat ettiği küreselleşmede en iyi ihtimalle işsizlik oranı yüzde ondur.
Türkiye şikâyetler listesini bırakmalıdır.
Kim ne derse desin iktidar eskimiştir. Değişmelidir. Halk bu yönde karar vermeye hazırdır. Yeter ki alternatifi görsün. Yerel yönetimler kanunu hem yeterli değildir, hem kirlenmiştir.
Gerek Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan gerekse AKP iktidarı Türkiye'yi götürecek dirilikte değildir. Türkiye dış güçlerin en fazla etkin olacağı bir döneme girmiştir. Bu normaldir.
Dış politikada tarafını açık açık seçmek zorundadır.
Biraz ondan biraz bundan dönemi sona ermiştir. Dünya'da yaşananlar bizi buna zorlamaktadır.
Almanya-Rusya-İran bloku önemlidir.
ABD ve İngiltere ikilisi de...
Türkiye sorunlarını daha fazla ağırlaştırmadan gelişmeleri izlemelidir.
Başbakan Binali Yıldırım ve TBMM Başkanı İsmail Kahraman "formaliteden" değil, mutlaka CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile diyaloğa geçmelidir.
Aksi halde Türkiye’deki yüzde 45-50 oy aldım havası ters teper. Yoksa sonbaharda yeni bir erken seçimi ya da “Milli Mutabakat Hükümet”i bir gece ansızın karşımıza çıkabilir. İşaret de MHP kurultayıdır...
Hep birlikte “Türkiye ne yapmalı?” sorusuna cevap aramanın vakti geldi de geçiyor bile...


Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.