Miras, mirasbırakanın (muris) mirasçılarına geçebilen tüm malvarlığı değerlerini ve kişisel hak ve borçlarını ifade etmektedir. Bu mal varlığı değerlerine aynı zamanda tereke denilmektedir. Tereke mirasbırakanın yaşarken elde ettiği bir takım hak ve borçlarından oluşmaktadır. Mirasçıların kimlerden oluştuğu mahkemelerden veya noterlerden alınacak mirasçılık belgesi (veraset ilamı) ile tespit edilir. Mirasçılardan biri dahi yurt dışında yaşıyorsa mirasçılık belgesinin Sulh Hukuk Mahkemelerinden alınması zorunludur.

Mirasçılar yasal mirasçılar ve atanmış mirasçılar olmak üzere ikiye ayrılır.

Yasal Mirasçılar, Altsoy (Çocuklar/torunlar), Üstsoy (Ana ve baba/Büyük ana ve büyük baba), Sağ kalan eş, Evlatlık ve Evlilik dışı (Evlilik dışında doğmuş ve soybağı, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olan kişiler).hısımlardır. Mirasçıların miras paylarına kısaca değinmemiz gerekirse, çocuklar hayatta ise miras çocuklar arasında eşit olarak paylaşılır. Eşin durumu daha farklıdır. Eş, çocuklar ile birlikte mirasçı ise 1/4, murisin ana baba zümresi ile birlikte mirasçı ise 1/2 ve büyük baba ve büyük anne zümresi ile birlikte mirasçı ise 3/4 oranlarında pay alabilir. Eş tek başına mirasçı ise mirasın tamamı eşe kalır. Evlatlık ve evlilik dışı hısım olan fakat muris ile soybağı kurulmuş olan çocuklarda aynı evlilik içinde doğmuş çocuklar gibi eşit pay alırlar. Ayrıca kural olarak, altsoyda mirasçı varsa miras üstsoylara geçmemektedir.

Atanmış Mirasçılar ise, Mirasbırakanla bir kan bağı olmayan fakat mirasbırakanın vasiyetname ve ya miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı bir tasarrufuyla mirasçı haline getirdiği kişilerdir.

Tereke, mirasbırakanın vefat tarihi itibariyle para ile ölçülebilen tüm hak ve borçlarıdır. Bu anlamda mirasbırakanın taşınır ve taşınmaz malları, banka hesapları ve alacakları gibi ekonomik varlıklarının yanı sıra parayla ölçülebilen fikri hakları da (sanat eserlerinden doğan haklar) terekeye dâhildir. Terekede, ekonomik varlıkların yanı sıra mirasbırakanın borçları da (icra, vergi, sigorta vb.) bulunmaktadır. Mirasbırakanın şahsına sıkı sıkıya bağlı hakları ile şahsen ifa etmesi gereken borçları ise mirasçılarına geçmemektedir. Şahsa sıkı sıkıya bağlı haklar ancak hak sahibi tarafından kullanılabilen haklardandır. Şahsen ifa edilmesi gereken borçlar ise, borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaatinin olduğu borçlardandır. -İntifa ve oturma gibi sınırlı ayni haklar, velayet, vesayet gibi aile hukukundan doğan haklar ile nafaka alacağı veya borçları, manevi tazminat gibi kişiler hukukundan doğan haklar, adli ve idari para cezaları ile trafik cezaları borçları ile şahsen ifa edilmesi gereken borçlar, (örn. eser sözleşmesinden kaynaklanan)mirasçılara intikal etmezler. Bu hak ve borçlar mirasbırakanın ölümü ile sona erse de, mirasbırakanın ölmeden davacı veya davalı olması halinde bu hak ve borçlarda mirasçılara geçebilmektedir. Son olarak mirasçıların, reddi miras(mirasın reddi) yapma hakları vardır. Reddi miras yapıldığı takdirde, mirasçılar ölüm aylıkları (emekli maaşı vb.) dışın kalan muris haklarından yararlanamayacak ve terekenin hiç bir borcundan sorumlu olmayacaktırlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.