AKP’de Erdoğan’ı taklit ederek ‘ayar verme’ alışkanlığı hastalık haline geldi.
CHP de olsa, AKP de olsa halk bu tarzı benimsemiyor, tasvip de etmiyor.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak bazıları hakaret ve aşağılama ve hatta tehdit boyutlarına kadar varan üslup ile muhalefete ayar vermekten asla vaz geçmiyor…
Ya iktidarda çok güçlü olduklarını sanıyorlar veya iktidarın avuçlarının içinden kayıp gittiğini fark ettiklerinden bu kadar sert tarzlarını daha da ağırlaştırarak sürdürüyorlar.
Kaybetme korkusundan!
Olağanüstü yetki ve hallerle fiili durumlar yaratarak zaten istedikleri her şeyi yapmıyorlar mı?
Hata yapma ve kandırılma hakkı sadece kendilerine münhasır zaten en doğal hakları.
Hem de diledikleri yoğunluk, ağırlık ve sayıda.
Hatta aynı kanun maddesi dursa bile bir fiilin/suçun kendi belirlediği bir tarihten önce suç olmadığını, sadece belli o tarihten sonra suç olabileceğine hükmedebiliyor ve yargı buna göre karar verebiliyor!
Ama böyle bir rejimin adı ne olur sizce?
Fiili olarak anayasal rejimi de değiştirerek zaten ellerinde sınırsız bir güç  bulunmuyor mu?
Bakmayın siz verilmek istenen özgüven görüntüsüne…
Demek ki, özgüven tükenmiş.
Yoksa kendisine güvenen bir iktidar, Anamuhalefet Partisi Lideri’ne hakaretler yağdırıp, kendi usulünce gözdağı verip, tehditler savurur, şantaj olarak algılanabilecek sözler sarf eder mi?
Bazıları bu hususta adeta yarışıyorlar.
Aslında çağdaş demokrasilerde hiç bir iktidar muhalefete karşı böyle davranamaz.
Kaldı ki, onlar yetkili ve etkili makamlarda zaten olağandışı ölçüde yetki ile oturduklarından ortada suç varsa derhal gereğini yapıp, suçluları adalete teslim edebilirler…
Hakareti meziyet sayan bir tarzın ayarı ölçüsüzce kaçtı son yıllarda ülkemizde…
Akdeniz ülkesiyiz ya, çabuk sever, asar, keseriz.
Hele CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun  terörle ilişkisi iddiası öyle laf arası söylenecek bir şey değildir.
Çünkü millet olarak çok çektik terör illetinden.
Fakat genelde haddimizi çabuk aşıyoruz toplum olarak.
Hele bazı büyük iktidar odaklarının CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na şantaj olarak algılanabilecek şeyler ima etmesi, durumun vahametini daha da çok gösteriyor.
İktidar şikâyet, şantaj, tehdit veya aşağılama mercii değildir.
Tersine bunlara engel olmak yükümlülüğü vardır.
Bu bağlamda, muhalefetin varlığı, eleştiri özgürlüğü ve güvenliği herkesten çok iktidarın görevi ve hatta varlık sebebidir.
Unutmayın!
Muhalefeti olmayan bir ülkede iktidar da yoktur!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.