banner87

Yaşamınızı sürdürdüğünüz ülkemiz coğrafyasında çeşitli nedenlerden ötürü endişeli ve mutsuz olabilirsiniz. Yanınızda, yörenizde insanlar duyarlılığını yitirmişse, bencilikleri, başkalarının acısına, felaketine omuz silkecek noktaya gelmişse, içinde nefes alıp verdiğiniz toplumda sevgi yerine öfke, şiddet, ahlak çöküntüsü egemen olmuşsa, ırk, din, mezhep ayrımcılığı insanları birbirine düşman etmişse mutsuz olmakta elbette haklısınız.

 

Yine de derim ki yarınları daha da güzel yaşanılası bir ülke yaratma umutlarımızı asla kaybetmeyelim. Ülkemizin geleceğin insanımızın mutluğu, eşitlikçi, özgürlükçü umudumuzu inşa etmek için düşlerin yaratıcılığına sığınmalı, düşleri gerçeğe dönüştürmenin yollarını aramalıyız.

 

İnsanın üreticiliği, bilime, sanata ve yazıya çiziye bunca öfke kusan, siyaset adamının, haksızlığı, hukuksuzluğu ömrü çok sürmez.


İnsanlık tarihi böyle söylüyor. Yaratıcı aklın önünde, eninde sonunda zulümleriyle birlikte silinip giderler. Ülkenin bu sıkıntılı, karanlık günlerde mücadele gücünü, dayanışmayı elden bırakmamak emekçilere, aydınlara, akademisyenlere, sendikalara, barolara demokratik kitle örgütlerine düşen önemli bir görev.


Ülkenin düşünen insanları, gazeteciler ve yazarlar için yarı açık cezaevine dönüştürülmesinin önüne ancak böyle geçilebilir. Bir de bu öğüdü verenlerin, dönüp evin içine bakmaları gerekiyor.


Şimdi ülkemizin kamuoyunun algı operasyonları ile yönetmeye çalışan AKP iktidarı var. Korku yayarak, beyin yıkayarak, halkın haber alma kanallarını işe oynayarak algıyı yönetiyorlar. Bu doğru. Ama bu algıyı kırması gerekenler, ne yapıyor?


‘Görevini yapıyor mu?’ deyip parantezi şimdilik burada kapatıyorum. Bütün bunların bilincinde olarak kanımca şu anda yapacağımız en iyi durum kendimizi güçlü kılmak. Yaşama bağlılığımızı sıkı sıkı pekiştirmek.


Sorun küçük mutluluklar bulmak. Şiir yazmak, kitap okumakla haşır neşir olmak, resim yapmak, fotoğraf çekmek, içimizdeki duyguları uyandırır belki de gençliğinizden beri dinlemeyi ihmal ettiğiniz müzikleri doyasıya dinlemek.

 

Tiyatro yapmak, film ve belgesel çekmek ve elbette halk danslarını yapmak, inadına türkülerimizi, şarkılarımızı yurdumuzun dört bir yanında söylemek.


Dünyamızı aydınlatan o büyük ozanlarımızın eserlerine kulak vermek, her türlü yoksulluklara,
karşı sizlere ulaşmayı beceren ozanlarımızın türkülerini, şiirlerini beğenmek, alkışa boğmak hiç de güç değil. Bizler böylesi küçük mutluluklardan bile yoksun bırakmaya uğraşan kimi yönetici ve siyasetçi için de insanın üreticiliğine inanan her birimizin çarpıcı bir yanıtı olacaktır.


Ve sesimizi yükseltelim yurdumuzda tüm umutsuzluğa hep birlikte…


Umutsuzluk yok!


Umuda merhaba umuduyla Yurdumuza, YURT Gazetesi’nde Sesleniyoruz.

Yurdumuza sahip çıkın.

Tamamen öz kaynağı ve çalışanların büyük özverisiyle tam beş yıldır yayınlanmaya devam
eden Türkiye'nin bağlantısız halk gazetesi YURT her zaman yaşayacak. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın.


Türkiye gibi...

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.