banner87
Önceki akşam Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı ve ‘konut alacaklara yüzde 15 devlet desteği’ haberi büyük ses getirdi. Haliyle ev almayı düşleyenler ‘100 bin TL'lik bir eve 15 bin TL de devlet koyacak’ algısına inandı. Fakat kazın ayağı öyle değil.

Dün de detayları gelen habere göre, konut almak isteyenler önce bir bankada tasarruf hesabı açacaklar. Bu hesaba düzenli olarak para yatıracaklar. 3 ila 5 yıl geçtiğinde diyelim ki ellerinde 50 bin TL birikmiş olacak. Bunu da 200 bin TL’lik bir eve peşinat yapmak isteyecekler. İşte bu noktada devlet 50 bin TL’nin yüzde 15’i, yani 7 bin 500 TL’si kadar katkı yapacak. Bir başka deyişle 200 bin TL’lik eve devlet 7 bin 500 TL kadar, yani yüzde 3.75 katkı yapmış olacak. Her şeyden önce bu algı bozukluğunu düzeltmek ve işin doğrusunu böyle anlamak lazım.

Peki, bu yüzde 3.75'lik katkı için 5 yıl mevduat hesabında birikim yapmak ekonomik açıdan efektif mi? Bu da işin başka bir boyutu. Bu durum aslında şimdi bir konut almaya gittiğinizde alabileceğiniz yüzde 3.75’lik indirimle aynı kapıya çıkıyor. Kaldı ki, çoğu konut projesi bu marjda bir indirimi zaten halihazırda uyguluyor. O halde, bu uygulama gerçekten konut sahibi yapmak için mi çıkmış, yoksa bankalarda mevduat birikmesi, yani tasarrufa yöneltmek için mi çıkmış, büyük bir soru işareti. Aslında matematik ikinci seçeneğin daha geçerli olduğunu ortaya koyuyor.

En az 3 yıl beklemek gerekiyor
Son olarak tabii bir de bu girişimin, seçim döneminde basın toplantılarıyla peş peşe duyurulan dönüşüm paketleri, çeyiz paketleri, evlilik teşvikleri gibi onlarca vaatten bir tanesi olması durumu var. Sonuçta bugün uygulamaya konsa, tüketici de hemen bu işe girişse ve bir tasarruf hesabı açsa, ilk meyvesini 3 yıl sonra verecek bir uygulamadan bahsediyoruz. Aslında seçim öncesi kulaklara hoş gelen ve seçmenin gönlünü çelmeye yönelik bu girişimin efektif olması 3 ila 5 yıl alacak. Dolayısıyla bu hikaye biraz Nasreddin Hoca’nın fıkrasındaki gibi borç sahibine ‘Bu koyunlar büyüyecek, buradan geçecek, tel örgüye takılacak, onları toplayıp satıp borcunu ödeyeceğim’ demeye benziyor.

Ayrıca daha önce konut almayı kolaylaştırmak için ortaya atılmış, fakat efektif hiçbir sonuç vermemiş açıklamaları da hatırlamakta fayda var. Çok değil, 2.5 yıl kadar önce 11 milyon çalışanı ilgilendiren bir 'müjde' açıklanmıştı. Buna göre çalışanlar kıdem tazminatının yarısını süre beklemek zorunda kalmadan ev almak için kullanabilecekti. Sonra ne oldu? Hiç… Umalım ki bunun sonu da konut rüyasını beslemeye yönelik diğer boş vaatlere benzemesin…
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.