YSK, seçimlerin iptal edilmesine lüzum yok deseydi işte tam da o zaman şaşıracaktık. Hala hukuka, kanunlara, adalete, vicdana kıymet veren bir yargımız varmış diye düşünecektik; haksız mıyım? Halbuki her şey Türkiye hukukuna uygun. Her şey tam da toplum mühendisliğinin bir parçası.

Ne diyorduk: "Erdoğan, yenileceği seçime girmez." Ama girdi ve yenildi. Bunu tekrar kayıtlara geçelim. Ve şundan emin olun ki, vatandaş Erdoğan'ı yenmenin tadına vardı. Deseler ki, 20 defa daha sandığa gidilecek, zevkle gideceğiz. Laiklik düşmanı Fesli Kadir'lerin mezarında saf tutanlara karşı "Her şey çok güzel olacak" diyenleri, bölen/ayrıştıran dilden kaçınanları, ‘T.C.’ ile bütünleştirenleri seçeceğiz. İnanmıyorsanız sosyal medyaya, dili çözülen sanatçılara bakın.

Kürtlerin inadını sınamayın!
İktidar 6 Mayıs'a kadar geçen süreci 'iyi değerlendirdi'. Seçimlerden önce başlayan CHP ile PKK'yı ilişkilendirme gayreti, linç girişimi organizasyonuyla devam etti. Seçim sürecinde hiç okumadığımız şehit haberleri nedense sıklaştı. Kısacası AKP, YSK'nın kapısında yatıp kalkarak zamanı 'heba' etmedi ve en büyük kozunu sona sakladı.
6 Mayıs'ta art arda yaşananların bir tesadüf olmadığını anlamak için siyaseti çok iyi bilmek ya da yüksek bir sezgi gücüne sahip olmak gerekmiyor. Azıcık gündemi takip ediyorsanız, ‘bir numaralar döndüğünü’ anlarsınız.

Öcalan'ın 2 Mayıs'ta avukatları ile gerçekleştirdiği görüşme YSK'nın karar vereceği gün medyaya yansıdı. NATO ile Suriye'deki güvenli bölge görüşmeleri de aynı gün yapıldı. Kürtlere örtülü olarak ‘çözüm umudu’ verildi. Yine aynı gün, "AKP ile Kürtler anlaşacak; HDP, İstanbul seçiminde aday çıkaracak, Demirtaş serbest bırakılacak, Öcalan ev hapsine çıkarılacak" gibi dedikodular dolaşıma sokuldu. Aklı olan tüm bunların ihtimal dahilinde olduğunu bilir. Çünkü barış, karşıt iki taraf arasında ödün vererek sağlanır. Ama unutulmaması gereken şeyler var: Kürtler, çözüm sürecinde sırtından vuruldu. Demirtaş mahkum edildi; AKP, Diyarbakır Bağlar'da yüzde 70 ile HDP'nin kazandığı belediyeye 'çöktü'. Kürtler, artık demokrasi düşmanı şer ittifakının oyununa gelmez. Daha da iddialı bir şey yazayım, bu seçimlerde aday Demirtaş bile olsa, Demirtaş aynı çağrıyı yeniler, oylar Ekrem İmamoğlu'na gider. Bu nedenle diyorum ki; muhalefet dolduruşa gelmemeli, bölünmemeli.
Erdoğan, yıllardır muhalif tabanı birleştirmek için aranan adayı kendi elleriyle yarattı.

Muhalefet kararlı; "O mazbata buraya ge-le-cek!"...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.