Öncelikle söze İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu ve İstanbul valisi, emniyet müdürü ile güvenlik güçlerimizi tebrik ederek başlamak istiyorum. Mehmet Ali Ağca’ya ikizi kadar benzeyen Reina katili Masharipov’un yakalanması hele hele canlı yakalanması çok önemlidir. Umarım bağlantıları ile yakalanan bu katil ile Türkiye terör haritasının sırrını çözmeye bir adım daha yaklaşır.

 


Gelelim anayasa oylamasına. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün danışmanları ve siyaset arkadaşları ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmeyi reddedip reddetmemeyi tartıştı. Bu arada MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin eski danışmanlarından Rasim Bölücek ne tavsiye etti bilemiyoruz. Ama CHP kurmayları Kılıçdaroğlu’na, ‘görüşmeyi iptal etmeyin’ tavsiyesinde bulundu genellikle.


O da ‘söz konusu vatan ise gerisi teferruattır’ diyerek görüşmeyi iptal etmeme kararı aldı. Kılıçdaroğlu bizce de doğru yaptı. Çünkü, Devlet Bahçeli ve MHP yönetimi başka, tabanı başka. Üstelik MHP Milletvekillerinin de ikinci turda kaç fire vereceği daha belli değil. Bahçeli ile polemik kararsızları keskinleştirir.


Daha doğrusu Devlet Bahçeli’in MHP tabanını bu konuda ne kadar temsil ettiği tartışmalı bir konu. Kemal bey kendisine has bir üslupla Sayın Bahçeli’nin yüzüne ne söyleyecekse söylemelidir. Bunu da dışarıda aynen kamuoyu ile paylaşmalıdır.


Aslında, Devlet Bahçeli CHP’ye ve Kılıçdaroğlu’na büyük ayıp etmiştir. HDP ile CHP’yi bir tutarak maksadını ve boyunu aşan sözler söylemiştir. Buna hakkı da haddi de yoktur.


Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ve CHP’den hemen özür dilemelidir. Bu tavrı ve sözleri ile tabanını bir arada tutmak için provakatif davranmıştır. Provokasyon kendisine bile yakışmadı. CHP’ye karşı haksızlık yaparak, tabanını bir arada tutamaz. HDP ile meydanlarda açılım türküleri söyleyen kadrolarla kendisi kol koladır. Yanak yanağadır. 


Amacı, Başkan Yardımcılığı içinse bu ayıptır. Başka bir gerekçesi varsa bunu da kamuoyu ile açık açık paylaşmalıdır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlı sistemine aslında razı olduğu, çevresini ve partisini aşamadığı ‘yalandır’ Kılıçdaroğlu partisine ve konulara hakim bir liderdir.

 

YALAN SİYASETİ


Kendisine bu yalanı ‘istihbarat’ diye sunanlar yalancıdır. Kendisini aldatmaktadırlar. Dostu da değiller. Tartışılan aslında başkanlık sistemi değildir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı başkan yapma projesidir. Bahçeli de bu senaryonun bir parçası olmuştur. Olabilir. Kendi bileceği bir şeydir. Ama gerekçelerini önce parti tabanına sonra da halka anlatmak zorundadır.


Oylanacak olan Erdoğandır. Sonra da Devlet Bahçelidir. Güneş balçıkla sıvanmaz. Tayyip bey ve AKP kendileri adına doğru yapıyor. Ya MHP ve Bahçeli?


Bu soruya cevap aramak yerine, başkalarını hedef göstermek akıllıca da değil, doğru da. Kendisi bilir. Hesabı halka kendisi verecek sonuçta. Ama CHP ve Kılıçdaroğlu hep olacak. 


Aylardır, hatta yıllardır anayasa değişikliği daha doğrusu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başkanlık hesapları ile yatıp kalkıyoruz.


Bu süre içinde ülkenin birliğinden yana Laik Cumhuriyetten yana demokrasiden yana tüm tartışma, düşünce açıklama yapan kurumları kapatıldı. Yapacakları Anayasanın yetersiz bir anayasa olacağını milyonlara duyuracak, halkı aydınlatacak televizyonları ve gazeteler yok denecek kadar az.


Aydınlar, sanatçılar, yazarlar ve gazeteciler, Yurt Gazetesi yazarı Hüsni Mahalli arkadaşımız da tutuklanan arasındadır. Sağlık durumunun iyi olmamasına rağmen tutukluluk hali devam etmektedir.

Öyle bir hale geldik ki, özelikle iktidar medyası CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker’in TBMM’de periscope üzerinden yaptığı yayını haber yapıyor da, görüşmelerde yaşanan rezaleti, TBMM TV’nin bu görüşmeleri yayınlamamasını görmezden geliyor.Haberler, yazılar, yorumlar oto sansür odaklı...

Birkaç gazete, birkaç internet gazetesi ise yeterince etkili olamıyor. Ama halk derdini anlatmanın yolunu bulacak. Arife tarif gerekmez. Son söz sandığındır.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.