banner87

Bu yazı dün geceki Türkiye – İzlanda maçının sonucu bilinmeden yazıldı. Dilerim başlık bu maça bir göndermede bulunuyor olmasın zira ben genel bir futbol yakınmasından söz ettim.

Arjantin’in dünya kupası eleme maçlarında işi rast gitmiyor. Bolivya’ya 2-0 yenilince hocayı kovdular ve geçen yıl Sevilla’yı çalıştıran (ki adı Barca için de geçmişti) Sampaoli’yi getirdiler. Sampaoli yönetiminde ilk maçta Uruguay deplasmanından 0-0 ile dönüldü. Herkes sıradaki iki iç saha maçının kazanılacağını düşündü. Ama Messi’li, Dybala’lı, Di Maria’lı koskoca Arjantin, 20 milyon euro piyasa değerine sahip takımlar Venezuela ve Peru’yu yenemedi. 1-1 ve 0-0’lık iki beraberlik ile altıncı sırada yer alan Arjantin dünya kupasına gidemeyebilir.

Son maçları deplasmanda 11 Ekim’de iddiasız Ekvador ile. İlk maçı Buenos Aires’de 0-2 Ekvador kazanarak büyük bir sürpriz yapmıştı. Ama bu defa kaçarı yok; Messi’siz bir dünya kupası olmayacağı için her türlü yeneceklerdir. Aslında bu maça Türkiye’den bir hakem gitse Messi’siz dünya kupası ihtimali ortadan kalkar…

Olmayınca olmuyor dedim ya; buna en güzel örneklerden biri geçtiğimiz hafta sonunda yaşandı. Benitez’in Newcastle United’ı, Klopp’un Liverpool’unu ağırladı. Stopersiz diyebileceğimiz Liverpool defansı maçta tek hata yaptı ve Newcastle gol attı. İki çizgiden dönen, direkte patlayan, karşıya karşıya harcanan pozisyonlar sonrası maç 1-1 bitti. Liverpool’un ligdeki hedefleri adına çok kritik bir maçtı. Coutinho, Mane ve hele ki Sturridge ilk 11’de iken farklı kazanmak normal sonuçtu. Üstelik bu maçın ardından içerde Mourinho’nun United’ı ile oynanacak. Puan farkını ikiye indirip yeniden şampiyonluk hayalleri kurulabilirdi. Şimdi ise yedi olan farkı, dörde indirmek amaç olacak.

Liverpool bunu yapabilir mi? Klopp geçen yıl hem içerde hem dışarda kendine karşı aşırı defans yapan, korkan Mourinho’yu bu defa yener mi? Geçen hafta % 99 demiştim iki tahmine, uğursuzluk getirdi; % 98 diyeceğim bu defa. Mourinho oyuna Martial’ı 70. dakika civarı alıyor, o dakikaya dek iki fark sağlanmalı. Yoksa yine 1-1 tehlikesi var…

Fenerbahçe için aklıma bir hayal geldi onunla bitireyim. Şu an 10 istatistiksel performans değerinde ligin en kötü üç takımından biri olacak maçları oynamış Fenerbahçe’nin şampiyonluktan söz etmesinden komik bir şey yok. Aziz Yıldırım ve Aykut Kocaman şimdiden çekilseydi ve bir olağanüstü kongre ile Ali Koç gelseydi… Aynen Galatasaray’ın yaptığı gibi doğru orta saha transferleri ilk adım olmalıydı. PSG’de forma şansı bulamayan ve orta sahanın her yerinde oynayabilen Javier Pastore ayrılmak istiyor. 28 yaşında. Bonservise 30 demişler. Gelecek yılki yeni takımın ilk ismi Pastore olmalıydı. Tabii bunlar safça hayaller. Gerçeklerde gelecekteki gelirleri feda edip kredi çeken 32 yaşındaki Soldado’nun maaşını, bonservisini ödeyen Aziz var. Kabus!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.