16 Nisan Referandumundan sonra “seçim” olarak tanımladığımız, halkın siyasi tercihlerini güncel olarak ortaya koyacak resmi bir organizasyon olmadı.
AKP, sürdürdüğü siyasete yapılan eleştiriler veya yolsuzluk iddialarına karşı “Milli irade” ve “Seçimle gelen seçimle gider” söylemleri ile demokrasiyi savunur göründü.
Bununla kalmadı, darbe girişimi yaşanan bir ülkede muhalefetin yolsuzlukları yargıya taşımasını bile “Darbeciler” veya “Vesayet odaklı girişimler” olarak ele alarak demokratik hak aramalarına set çekti.
15 yılda yaşanan bir dizi olumsuzluklara rağmen “Oyumuz hiç azalmadı” algısı ile “medya desteğini” birlikte kullanarak tabanını konsolide etmeyi başardı.
17-25 Aralık’ın öznesi yolsuzluk iken sadece “Bize yapılan darbe” diyebildi.
5 Temmuz darbe girişimi, cemaatle işbirliğinin sonucu hata iken “Ülkeye değil, Hükümete yapılan darbe” söylemiyle adeta topluma dayatma olarak kullandı.
Gerçeklerin ortaya çıkmasını isteyen muhalefeti FETÖ’cülükle suçladı.
Seçmeninin büyük bölümü bu samimeyetsiz ve etik olmayan siyaseti “Dünya lideri” kalıbı ile satın aldı.
Bu, satın alanların ihtiyacı olmadığı halde satıcının pazarlama konusundaki ustalığıydı.
Boğaz vapurlarında 25 dakikalık yolculukta, haram inancıyla şaraba el sürmemiş birine ustaca satılan “Şarap mantar açacağı”nı ustaca satan pazarlamacıya mesleğini bıraktıracak kadar politik ustalık, bu olsa gerek.
Şimdi gelelim son gelişmelerde AKP’nin oylarına olacak etkilerin AKP’lilerce nasıl yorumlanacağına;
15 Temmuz darbesini yapanlar AKP zamanında devlete sızdı;
- Olsun AKP seçmeni yine de AKP’ye oyunu verecektir.
Eğitimde dibe vurduk;
- Olsun AKP seçmeni yine de AKP’ye oyunu verecektir.
Kadın cinayetleri, çocuk istismarları arttı;
- Olsun AKP seçmeni yine de AKP’ye oyunu verecektir.
Ekonomi alarm veriyor. Yoksulluk toplumsal travmaları tetikliyor;
- Olsun AKP seçmeni yine de AKP’ye oyunu verecektir.
Dış politikamızla dostumuz kalmadı, terörle anılır bir ülke olduk;
- Olsun AKP seçmeni yine de AKP’ye oyunu verecektir.
Zarrap davasında 17-25 Aralık tapelerinin gerçek olduğu kabul edildi.
Dava Erdoğan’a uzanacak.
Türkiye bu yüzden milyarlarca dolar ceza ödemek zorunda kalacak;
- Olsun AKP seçmeni yine de AKP’ye oyunu verecektir.
Akşener’in partisi muhafazakâr seçmen için alternatif olacak.
- İstanbul, Ankara, Bursa Balıkesir ve onlarca ilçenin başkanlarını istifa ettirin.
Örgütteki yöneticileri değiştirin.
Hepsinin bu 15 yılda mutlaka sorun olacak dosyaları vardır.
Yeni kişilerle bu isimlerin yaptıklarını topluma unutturmaya çalışalım.
Yargı nasılsa bizde, dosyalarını dava konusu ettirmeyiz.
Seçime bu şekilde gideriz, AKP seçmeni yine de AKP’ye oyunu verecektir.
Siz seçmeni salak mı sanıyorsunuz?

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.