banner87

Aydın...
Haksızlığa ve adaletsizliğe karşı başkaldıran
Efelerin memleketi...
Milli Mücadele Dönemi’nde yurt savunmasına katılarak tarihin akışını değiştiren
Yörük Ali Efe’nin, Demirci Mehmet Efe’nin torunlarının memleketi...
Şimdilerde Aydın, tarihinin belki de en acı günlerini yaşıyor.
Ama duyan yok...
Aydın ölüyor. İnciri, üzümü, zeytini, suyu, insanı ölüyor.
Neden mi? Yenilenebilir, temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarından sayılan
Jeotermal Santraller, Aydın’ı bir kanser gibi sarmış durumda ve her gün biraz daha zehirliyor.
Temiz ve yenilenebilir olarak bildiğimiz jeotermal enerji, “Nasıl oluyor da Aydın’ı öldürüyor?” dediğinizi duyar gibiyim.
Bizim memleketimizde, özel firmaların kâr oranları, her zaman, en öncelikli mesele olmuştur.
Bu nedenle temiz enerjiyi bile adeta bir ölüm makinasına çevirmeyi başarmış durumdayız.
Nasıl olduğunu en yalın haliyle anlatacağım:
Enerji elde etmek için yeraltından çıkarılan jeotermal akışkan/su, içinde bor, siyanür, arsenik gibi zehirli maddeleri de barındırır.
Bu nedenle çıkartılan bu enerji kaynağının, kullanıldıktan sonra yeraltına geri verilmesi yani re-enjekte edilmesi gerekir.
Böylece yerküreden aldığımızı yerküreye olduğu gibi iade etmiş oluruz.
Ne toprak, ne insan, ne su kaynakları, ne hayvanlar bu işten bir zarar görmeden temiz enerjimizi üretmiş oluruz.
Buna hangimiz karşı çıkabiliriz?
Ama bu iş, Aydın’da böyle yapılmıyor.
Jeotermal enerjiyle zengin olan firmalar, işletme maliyetlerini yüzde 25-30 oranında arttırmamak için re-enjekte işlemini yapmıyorlar ve bizi her gün zehirliyorlar.
Sıfır zarar vermesi gereken bir enerji Aydın’da tarımı tehdit ediyor, toprak verimsizleşiyor, incir-zeytin zehirleniyor, göğüs hastalıkları artıyor, kanser vakalarında istatistiksel olarak da gözlemlenebilen önemli bir artış tespit ediliyor.
Ve biliyor musunuz, Aydın artık çürük yumurta gibi kokuyor.
Didim Pazarı’nda alışveriş yaparken, eskiden, Aydın’ın ilçelerinden gelen ürünleri gönül rahatlığıyla satın alıyorduk.
Şimdi soruyoruz, Aydın ve çevresinden geliyorsa satın almıyoruz, zehirlenmekten korkuyoruz.
Didim ve köylerinde üretilmiş ya da Milas’tan gelen sebze-meyveleri tercih ediyoruz.
Çünkü Didim’de jeotermal santral henüz yok.
Planlandığı söyleniyor.
Hatta bir ara ihalesi yapılmıştı da tepkiler nedeniyle iptal edilmişti.
Ziraat Mühendisleri Odası Aydın Şube Başkanı Mahmut Nedim Barış’ın aktardığı bilgilere göre; Buharkent’ten başlayıp Kuşadası ve Didim’e kadar olan, Aydın’ın yüzde 87’lik alanı, jeotermal alan olarak ayrılmış.
Şu ana kadar ruhsat alan jeotermal sahası, sadece Aydın’da 1900.
Mevcut jeotermal santrallerle, Türkiye’deki elektrik üretiminin yalnızca yüzde
1’i Aydın’da üretiliyor.
Tarımıyla, turizmiyle ülke ekonomisine ve milli gelire katkısı, bu oranın çok çok üstünde olan Aydın’dan ne istiyorsunuz?
Efeler Diyarı Aydın, dünyanın ona bahşettiği tüm doğal zenginliklerini, verimli arazilerini yüzyıllardır çalışkan köylüsüyle, çiftçisiyle berekete dönüştürmedi mi?
Aydın halkı, topraktan, hayattan aldığını fazlasıyla yine hayata ve bu ülkenin insanlarına geri vermedi mi, cömertçe paylaşmadı mı?
Aydın’ın günahı nedir ki, mezarlıklarımız bile jeotermal tesislerin isale borularının iş- galine uğradı?
Yaşayanlarımıza da ölülerimize de saygı istiyoruz.
Yenilenebilir, temiz enerji adı altında yapılan kıyıma, işgale karşı Yaşam Hakkımızı
Savunuyoruz: Yaşamak İstiyoruz...
Denetleme yetkisine sahip tüm kurumları göreve çağırmak her Aydınlının, her yurtseverin görevi olmalıdır.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
rafet AKSARI 2017-11-22 11:33:49

Dile getirdigin sorunu zaman zaman vurgulaynlar var ama çare için en küçük adım yok. Bende yazınınızı kopyaldım topuklu sayafalarına yapıştırdım. Her şeye çare bulan Topuklu dilerim ses verir.

Avatar
Mustafa Kemal ÖZGÜRSOY 2017-11-22 10:55:29

Ben ilk günden itibaren karşı olduğumu sahibi olduğum Gazete 2000'de manşetten yazmış ve yazarlarımızla birlikte bunun; tarım ili olan Aydın'ımıza yarar getiremeyeceğini, tam aksine zarar getireceğini defalarca yazdık durduk. Amma herkes bildiğini okuyor malesef.

Avatar
Av.lutfiye sunay 2017-12-24 11:52:26

Re enjekte TEMA Vakfi Il Temsilciligi sirasinda ogrenmis.ruhsatlarn alinirken sart kosulmasi gerekliligini savunmustuk.Maalesef yerel halk arkamizda dutup kamuoyu olusturamadi.tepkilenemedi.Hala milletce uykudayiz.