banner87
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailesinin ‘gündeme getirilmesinden’ hep rahatsız olmuştur. Bunu da ‘mağdur sıfatıyla’ kullanmıştır. Bu konudaki rahatsızlığında bazen haklı yönleri olabilir. Ancak, şu noktada haksızdır. Niye eşi Emine Erdoğan tartışılmıyor da çocukları ve damatları hep gündemde? Bu sorunun cevabını önce kendisine vermelidir. Niye Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül’ün ailesi gündemde değil? Erdoğan’ın aile fertlerinin ‘tamamı’ siyasetin, cemiyetin ve ticaretin içinde, önünde. Bir atasözü “harmana giren porsuk, köylünün demir yaba ile dövmesini göze alır” der. Siyaset dünyanın her yerinde böyledir. Kennedy ve Bush aileleri için de böyle olmuştur. Keza Menderes, İnönü, Demirle ve Özal ailesi de tartışılmıştır, normaldir.

Selçuk Bayraktar ve Sümeyye Erdoğan’a mutluluklar dileriz. Berat Albayrak ve Selçuk Bayraktar köklü aileleri olan ‘iyi yetişmiş, yetenekli’ gençler. Babaları Sadık Albayrak da, Özdemir Bayraktar da ‘sadece kendi emekleri ve gayretleri ile’ bu gençleri yetiştirmişlerdir. Bilen bilir!

Emine- Tayyip Erdoğan çiftinin de ‘yetenekli, yakışıklı ve başarılı’ damatlara her anne baba gibi hakları var. Buraya kadar tamam ama, işin bir tarafı var ki yaralayıcı ve üzücü. Sümeyye Erdoğan her şeyden önce Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı’nın resmi danışmanıdır. O gün 8 şehidimiz vardı. Sade nikâh da olsa bu düğün halk tarafından çok yadırgandı. Binlerce kişiyi ‘ağırlayacağız’ diye İstanbul trafiği ‘işgüzar yöneticiler’ tarafından alt üst edildi, felce uğratıldı.Ne uğruna? ‘Spor salonunda mütevazı düğün’ uğruna. Ama kazın ayağı öyle değil. Bu nikâh tepki çekti. Durumu tespit eden Selçuk Bayraktar, Güneydoğu’dan bir grup Mehmetçik’in gönderisini paylaştı. Ama çiçeği burnunda damat, Erdoğan Ailesi’nin ve çevresinin bu opsiyonları sonuna kadar kullandığını hesap edemedi.

***

Burada 8 şehit cenazesinin olduğu gün yapılan nikâhtaki 8 şahitten biri olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’a da bir parantez açmak lazım! Akar o gün, Ankara Kocatepe Camii’ndeki şehit cenazesine katıldı. Üzerinde üniforması vardı. Saatler 13.30’u geçerken camiden ayrıldı, 16’15’te İstanbul’daki nikâh törenindeydi. Üzerinde sivil takım elbisesi vardı. Orgeneral Akar, TSK için ‘Milli İHA’ üreten Bayraktar Holding’in veliahtı damat Selçuk Bayraktar’ın nikâh şahidiydi. Akar’ın şehit cenazelerinin olduğu gün nikâh şahidi olması çok büyük eleştiri aldı. Sosyal medya üzerinden yayılan eleştiri ve tepkileri yansıtan hashtag’ler, paylaşım rekorları kırdı. Akar’ın istifası istendi... Kamuoyu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar’dan gelecek bir açıklamayı hak ediyor.

***

Orgeneral Akar’ı eleştiren halk daha başka şeyler de soruyor? Kaç AKP milletvekilinin oğlu Güneydoğu’da? Kaç işadamının, kaç müsteşarın, kaç bürokratın, genel müdürün oğlu? Ya, bedelliler? Gürsel Tekin sordu; 11 ayda 500’ün üzerinde şehidimiz var. Bırakın AKP’lilerin çocuklarını, bunların kaçı “gariban” dediğimiz kesimin dışından? Tek bir kişi bile yok. Ne bir ünlü işadamı, ne milletvekili, ne müsteşar, ne de bakan çocuğu? Bu mu adalet? Adaletiniz batsın!

Savaş ve terör ateşinin yaktığı binlerce insan Irak ve Suriye’den Türkiye’ye kaçıyor. Peki, Diyarbakır, Şırnak ve Batman’dakiler nereye kaçıyor? Erbil’e, Süleymaniye’ye kaçmıyor. İzmir’e, İstanbul’a, Adana’ya, Mersin’e, Antalya’ya kaçıyor. Bu da PKK’nın önündeki sorudur: Bu çatışma hali kime yarıyor? Türkiye yangın yeri, siyaset karmakarışık. AKP’de eski-yeni kavgası sürüyor. MHP kongresinde kavga var. TBMM’deki dört parti, dört parça. Bu ortamda nikâh daha mütevazı olmalıydı. Binlerce ‘şakşakçıya’ gerek kalmadan. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bize kızmasın, yerimiz, duruşumuz belli. Halkı kendisinden soğutan, mütevazı nikâh görüntüsü altında İstanbul’u ‘kilitleyen’ şakşakçılara kızsın. Her alanda yağcılık diz boyu. Kötü bir final.

***

Bu arada TRT dâhil birçok TV kanalında Milli Görüş ve MTTB dizileri yapılıyor. 5 Güzel Adam’dan sonra milyonlarca liraya mal olan “Sevda Kuşun Kanadında” dizisi… Milyonlar dönüyor ve gerçekler saptırılıyor. Erdoğan’ın eski danışmanı Ahmet Tezcan’ı bile çıldırtacak boyutta. İlk bölümde Kasımpaşalı diye bir dakikalık rol. Erdoğan’ı anlatıyor güya. Solcular ve ülkücüler aşağılanıyor. Ama dizinin ismi bile Cem Karaca’ya ait bir şarkı. Yoksa Cem Karaca MTTB’limiydi? Yavuz Bingöl, değişken subay rolü ile diziye ‘çok yakışmış, tam oturmuş’ ama gerçekleri değiştiremezsiniz. Ancak bir takım uyanıkların cebini doldurursunuz, fakir halkın parasıyla!

MTTB, Birlik Vakfı, Komünizmle Mücadele Derneği  kimin kucağında’ büyüdü. Yeşil Kuşak neydi? Başka gün bakarız… Ama Erdoğan son olarak şunu kendine sormalı; ‘Beş güzel adam, ya da o tarif ettiğiniz yapay kahramanlarınız’ bile şimdi yok! Niye? Para ve iktidar bozdu çünkü. Mücahit, müteahhit ve her şeye müsait meselesi!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.