ABD’nin İngiltere ile olan ilişkilerindeki kırılmalar, Suriye’de ABD-DEAŞ-YPG işbirliğini deşifre etti.
Talal Silo’nun SDG’den kaçarak Türkiye’ye sığınmasının ardından yapmış olduğu itirafları dünyaya İngiliz haber ajansı Reuters duyurdu.
ABD’nin denetimindeki YPG’nin DEAŞ ile anlaşarak Rakka’dan çıkışını yine İngiliz yayın kuruluşu olan BBC dünyaya servis etmişti.
ABD’nin Kudüs çıkışını İngiltere onaylamadı.
Tüm bu olanlar, Ortadoğu’da İngiltere-ABD politikasının karşı karşıya geldiğinin bir göstergesidir.
Neden ABD Kudüs’te ısrarcı?
Bu soru Ortadoğu ile ilgilenen herkesin aklını kurcalıyor.
İsrail, kendi ülkesinde çıkacak bir savaşı üstlenmeye neden hazır?
Suudi Arabistan-İsrail yakınlaşması ne anlama geliyor?
Tüm dinlerin kutsal kenti olan Kudüs konusunda Trump ve ekibi neden bu kadar istekli?
ABD seçimlerinde Trump’ın en büyük destekçileri faşist Irkçılar ve radikal sağcılardı. 
En önemli destekçisi ise Avengelist kilisesi idi.
Bu destek, Trump’a çok önemli bir kaynak yarattı.
Beyaz Saray’ın yönetici kadroları bu gruptan seçildi.
Bu danışman grubunun ilk önerisi ise 1980’de alınmış olan Kudüs’ün başkent olarak tanınması ve elçiliğin taşınması kararını uygulamak oldu.
Kudüs, Avengelistler için neden bu kadar önemli?
İncil’in kehanetler bölümünde “Hz. İsa yeniden dirilecek ve Kudüs’te çarmıha gerildiği yerde gerçekleşecek olan bu dirilişten sonra o mezarlıkta bulunan tüm ölüler de dirilecek, Kudüs halkı Hz. İsa’ya yaptıklarından dolayı pişmanlıklarını Hıristiyanlığı kabul ederek gösterecek” der.  
İşte kehanete inan Avengelistler için Kudüs’ün önemi bu.
Peki, Hıristiyanlar bu çatışmalara niye prim veriyor?
Sağlıksız bir düşünce ama çıkacak sonuç bizim dincilere rahmet okutacak cinsten İsa başta olmak üzere ölülerin dirilmesi için kıyamete yaklaşacak çatışmaların olması lazım.
İsrail sağı da konjonktürel olarak bunu destekliyor.
Kudüs başkent olarak tanınsın geri kalanına bakarız diyor.
Ve tabii bu konudaki ABD politikasını destekliyor.
Peki, Suudiler bu planı niye destekliyor?
Olay  tamamen stratejik…
Bu olaylar Ortadoğu’daki gerginliği ve çatışmaları artırıyor.
Bu gerilim, bu bölgedeki enerji koridorlarından dünyaya sevk edilen petrol arzını etkiliyor.
İki büyük petrol ihracatçısı ülke; İran ve Suudi Arabistan petrol arzının düşmesi neticesinde oluşan yüksek fiyattan besleniyorlar.
Bu ülkelerin refahı, petrol fiyatları ile doğrudan bağlantılıdır.
ABD ve Rusya kendi taraftarlarını hızla silahlandırıyor.
En önemlisi ise Rusya, Suriye üzerinden Akdeniz’e inmekle kalmayıp İsrail’le komşu olmak istiyor.
Ne dersiniz?
ABD’ye rağmen bu olabilir mi?

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.