banner87
  Glyphosate büyük tohum ve tarım zehirleri şirketleri tarafından üretilen bir ot öldürücü (herbist) ilacın (zehir demeliydik) etken maddesi. Yani çiftçiler bunu bu isimle almıyorlar. Çoğu çiftçinin bildiği bir zehir. Merak edenler kutunun üzerinde yazan etken maddelere baksınlar. Bu zehir ana ürün varken atılırsa onu da öldürüyor. Ürün GDO’lu ise ana ürünü öldürmeyip otları öldürüyor. Ülkemizde daha çok zeytin, meyve ağaçları altına veya tarla kenarlarına atılıyor.       Bildiğiniz gibi Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) uzmanlaşmış kanser kuruluşu olan Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu (International Agency for Research on Cancer- kısaca IARC) GDO’lu ürünlerin yüzde 80’inde kullanılan ot ilacı (herbisit) etken maddesi olan glyphosate’in insanlarda muhtemelen kanser yaptığını açıklamıştı. Kuruluş bu zehiri Grup 2A sınıfına sokmuştu.       Araştırma kuruluşu tarafından açıklandığı gibi bu etken madde tarımda, ormancılıkta, kentlerde hatta ev bahçelerinde kullanılmaktadır. Glyphosate uygulanışından sonra havada, sularda ve besinlerde saptamıştır. Yapılan açıklamada Grup 2A’nın ne anlama geldiği de belirtilmiştir. Grup 2A etken maddenin muhtemelen kanserojen olduğunu belirtmektedir. Bu kategori insanlarda sınırlı kanıt, fakat hayvan deneylerinde yeterli kanıt olduğunda kullanılmaktadır. Raporu okumak isteyenler şu adrese gitsinler: www.thelancet.com/pdfs/journals/lanonc/PIIS14702045(15)70134-8.pdf    Bu raporda glyphosate ile birlikte diğer tarım ilaçları (zehir) olan malathion ve diazinon da Grup 2A olarak belirtilmiştir. Tetrachlorvinphos ve parathion adlı etkin maddeler ise grup 2B olarak sınıflandırılmıştır. Grup 2B etken maddenin insanlar için olasılıkla kanserojen olduğunu göstermektedir. Bu durum deney hayvanlarında kanser yaptığına dair yeterli kanıt olduğu, fakat insanlarda kanser yaptığına dair bilgi olmadığı durumlar için kullanılmaktadır. Endüstriyel tarımın kalkanları birer birer düşmektedir. Raporda bu değerlendirmelerin sonuçlarının ne olacağı da açıklanmaktadır. Rapor bilimsel değerlendirmelere dayalı olarak bu değerlendirmelerin yapıldığı, fakat bu konuda düzenlemeler ve mevzuat geliştirme ve kamu sağlığı alanında müdahaleler yapma konusunun hükümetlere ve diğer uluslararası kuruluşlara kaldığını belirtmektedir.    Peki, Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı bu konuda ne yaptı. Bu konuda Tarım Bakanlığının bir açıklaması olmuştu. Aynen okuyalım:    “Glyphosate kullanımı hakkında 09.04.2015 tarihli Basın Açıklaması    http://www.tarim.gov.tr/Sayfalar/Detay.aspx?Og eId=61&Liste=BasinAciklamalari    Bugün bazı basın yayın organlarında, yabancı otlara karşı kullanılan Glyphosate adlı tarım ilacının kanser yaptığına dair çeşitli haberler yer almıştır. Söz konusu haberler, kamuoyunun eksik ve yanlış bilgilendirilmesine neden olduğundan, Bakanlığımızca aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.   Glyphosate Avrupa Birliği ve dünyanın gelişmiş ülkelerinde total herbisit olarak turunçgiller, zeytin, bağ, elma ve fındık bahçelerinde ülkemizde yabancı otlara karşı kullanılmaktadır. Genellikle erken ilkbahar döneminde yabancı ot kontrolünü sağlamak amacıyla toprağa uygulanmaktadır. Glyphosate toprakta 10-15 gün içerisinde toprak mikroorganizmaları tarafından parçalanmaktadır. Glyphosate ile ilgili Avrupa Birliği ve diğer gelişmiş ülkelerde insan, bitki ve çevre sağlığı açısından sakıncalı bulunularak alınmış bir yasaklama kararı bulunmamaktadır.    Ülkemizde Bitki Koruma Ürünleri ruhsatlandırılırken ürün ve aktif maddenin fiziksel, kimyasal özellikleri toksikoloji-ekotoksikoloji, kalıntı çalışmaları ile dünyadaki ruhsat ve kullanım bilgileri incelenerek uygun bulunması halinde ruhsat işlemine alınmaktadır.    Halen insan ve çevre sağlığı açısından sakıncalı bulunarak Avrupa Birliğinde veya gelişmiş ülkelerde yasaklanan hiçbir aktif maddenin ülkemizde kullanımına müsaade edilmemektedir. Bu yönüyle dünyada yasaklanan aktif madde Ülkemizde de anında yasaklanmaktadır. Avrupa Birliği’nde kullanımdan kaldırılan 180 aktif maddenin ülkemizde kullanımı sonlandırılmıştır.   Haberde ifade edilen kanser vakalarının ve bu vakalardaki artışın Bitki Koruma Ürünleri’ne bağlanması hususu bilimsel temellere dayanmamaktadır. Ayrıca bitkisel ürünlerde hasat öncesi numuneler alınmakta, gerekli analizler ve denetimler Bakanlığımızca yapılmaktadır.    Bitki Koruma Ürünlerinin tavsiyesine uygun olarak kullanılması gerekmektedir. Bitki Koruma Ürünleri’nin önerilen dozda ve zamanında uygulanmaması, uygulayıcısının maske, eldiven, çizme, tulum ve gözlük gibi maruziyeti azaltıcı önlemler almaması durumunda, insan, bitki ve çevre sağlığı açısından risk oluşturmaktadır. Kamuoyuna duyurulur.”    Raporu okudunuz. Dünya Sağlık Örgütü kanserojen demekte. Bakanlık ‘her şey kontrol altında’ çizgisini sürdürmekte.    Bazı ülkelerde Glyfosate yasaklandı ancak bunlar küçük ülkeler. Avrupa Birliği’nde bu konularla ilgili kurum olan EFSA’nın glyfosate hakkında bir olumsuz kararı yok. Ancak her şeyden önce bu kurumlara da çok güvenmememiz gerektiğini söyleyelim. Bunlar da büyük şirketlerin etkisi altında. EFSA üyelerinden GDO reklamlarında oynayanlar çıkmıştı. Ayrıca EFSA’nın kararını ve bu konuda bir rapor yazan Alman kuruluşunun (BfR) raporunu eleştiren 96 bilim insanı BfR raporunun açık ve şeffaf süreçleri izlemediğini belirten açık bir mektubu Kasım 2015’te yayınlamışlardı. BfR raporu yayınlanmamış veriler, ihmal edilen referanslar içermekte ve çıkar çatışması olup olmadığı konusunda bilgi vermemekte idi. Nisan 2016’da Avrupa Komisyonu sağlık ve Gıda Komiseri Monsanto Avrupa’ya bir açık mektup yazarak EFSA’ya sağladığı bütün çalışmaları yayınlamasını istemişti. Karar sizin.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.