Uzun süredir Demokles'in Kılıcı gibi piyasaların üzerinde sallanan karar, çarşamba günü açıklandı ve faizler yüzde 0,25 arttı. Hali hazırda yüzde 0,25 olan ABD gösterge faizinin oy birliği ile yüzde 100 arttırılarak 0,50 ye çıkarılması, makroekonomi politikalarında 'rejim değişikliği mi oldu?' sorusunu gündeme getirdi.
Finans krizinden çıkmak için piyasanın likiditeye boğulduğu bir sürecin bittiğini söyleyebilirsek de; buna rejim değişikliği denmez arkadaşlar. Ancak 2016 da ABD de faiz konusu 'trending topics' oldu denebilir.
FED'in faiz kararı ardından gözler FOMC beklentilerine ve Başkan Yellen'ın açıklamalarına kitlendi. Bunlara değinmeyeceğim, zaten iki gündür her yerde yazılıp çiziliyor. Ama neredeyse metni ben yazmışım dedirtecek şekilde pazartesi günü  'Faizler yüzde 100 mü artıyor?' başlıklı yazımdaki belirttiklerimi Yellen'ın ağzından aynen duyduğumuzu söyleyebilirim. 
 
Piyasanın 'sobası' serttir

Belirsizlik ortadan kalktı ve şimdilik piyasalar kararı olumlu karşıladı. Ama ikna olmuş gibi duruyor olsalar da; artık dünyanın en büyük ekonomisi ABD de faizlerin trendinin yukarı döndüğü unutulmamalıdır. Bu da küresel piyasalarda paraya ulaşma maliyetinin artacağı anlamına gelir.
Şimdi piyasa aylık 60 milyar € tahvil alımı yapan Avrupa Merkez Bankasının (ECB) 2016 nın ilk çeyreğinde genişlemeye gidip gitmeyeceğine bakacaktır. Eğer ECB bu seferde piyasanın istediğini tam olarak vermezse; '1 Dolar 1 Euro olur mu?' tartışması alevlenir ki, piyasanın 'sopası serttir' bırakın eşiti, Euro’yu, dolardan aşağıda bile fiyatlayabilirler. Zaten dikkat ederseniz 'euro çıktıktan sonra 0,82 dolara düşmüştü' denmeye başlandı bile.

Bu durumda ABD de başlayan trend değişiminin ve diğer merkez bankalarının alacağı aksiyonların, en çok bizim gibi döviz girdisine ihtiyaç duyan gelişmekte olan ülkeleri etkileyeceği aşikar. Gözlerin açık ve ayakların yere sağlam basması gerektiği bir konjektöre girildi.
 
2016 da neler öne çıkacak?

Yurt dışında: Başkanlık seçimi

ABD de gerçekleşecek Başkanlık seçimlerinin ekonomi politikalarına yansımaları
ABD de büyüme, işsizlik ve enflasyon verileri doğrultusunda faiz artış süreci ve derinliği
Avrupa Merkez Bankasının atacağı adımlar
Çin ekonomisinin durumu ve Çin Merkez Bankasının Yuan'ın devalüasyonuna ne kadar izin vereceği
Japonya Merkez Bankasının genişleme politikası
Başta petrol olmak üzere altın ve emtia fiyatlarının seyri
Küresel fon hareketlerinin yönü
Küresel ekonomilerdeki büyüme oranları
Jeopolitik riskler...

Yurt içinde: Başkanlık sistemi

Başkanlık sistemi tartışmaları ve anayasa değişikliği
Yeni hükümetin uygulayacağı ekonomi politikaları ve yapısal reformlar konusunda atılacak adımlar
TCMB Başkan'ının atanma süreci ve bağımsızlık tartışmaları, ardından uygulayacak para ve faiz politikaları
Rusya ile yaşadığımız sorunun ekonomik ve siyasi etkileri
Çevremizde artan jeopolitik riskler ve IŞİD terörünün yarattığı kaygılar...
Ana trendin yurt dışından belirleneceği yeni bir yıla yaklaşılırken, yurt içi faktörlerinde bu trende çarpan etkisi ile olumlu mu olumsuz mu katalizör görevi sağlayacağını hep birlikte yaşayıp göreceğiz.
 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.