banner87

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önceki gün beraberinde TBMM Grup Başkanvekili Engin Altay, Gürsel Tekin ve CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat olduğu halde Enis Berberoğlu’nun eşi yazar Oya ve Avukat Dilara Berberoğlu’nu ziyaret etti.

Bu ziyaretin sanırım üç ana sebebi vardı.

Birincisi, CHP olarak Enis Berberoğlu’nun sonuna kadar yanında olduklarını bir kez daha anlatmak. İkincisi bu süreçte bir Köy Enstitülü öğretmen olan Murat Aydın’ın vefatından dolayı Oya Berberoğlu’na başsağlığı dilemek.

Üçüncüsü de bir süredir hedef tahtasına konulan ve hakkında iğrenç yayınlar yapılan Avukat Dilara Berberoğlu’na ‘yalnız değilsin’ mesajı vermek.

Kılıçdaroğlu bir saatten fazla süren bu üç mesajı da Oya ve Dilara Berberoğlu’na getirdiği ‘masumiyetin’ simgesi olan beyaz gül ve lilium çiçeği ile sembolleştirdi.

Tabii ki anlayana.

Bu hafta Enis Berberoğlu davası ile ilgili yazmayı düşünüyorum.

İsterseniz Dilara Berberoğlu için başlatılmak istenen çirkin kampanyadan söz ederek yazıya girelim.

Şahsen Enis Berberoğlu davasını baştan aşağı izledim. Geçtiğimiz günlerde Enis Berberoğlu ve Oya Berberoğlu'nun kızı Avukat Dilara Berberoğlu ile ilgili Güneş Gazetesinde yayınlanan iftiraları görünce gerçekten bu ülke adına bir kez daha hayal kırıklığına uğradım.

Hayal kırıklığım sadece Dilara için değil, hepimiz adına….

Önce medya adına. Biz de bu sütunlarda başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ailesi ile ilgili edepsiz yayınlara defalarca karşı çıktık. Peki arkadaş, sizinki aile de, Berberoğlu'nunki aile değil mi? Bu yayınlarla Tayyip Erdoğan'ı da Emine Erdoğan'ı da memnun edeceğinizi mi sanıyorsunuz? Asla.

Buradan açık açık Ethem Sancak'a soruyorum. Haberim yok diyemezsiniz. Varsayın ki haberiniz yok. Şimdi oldu. Bu iftirayı atanlara ne ceza verdiniz? Çünkü bu iftiradan sonra sosyal medya denilen çukura attığınız genç avukat için neler yazıldı neler imal edildi. Haberiniz var mı?

Yok Ekrem Dumanlı'nın gelini imiş. Yok, Büyük Ada Toplantısını organize etmiş. Yok göz altına alınıp sonra serbest bırakılmış. Casus aileymiş. Tek kelimeyle hepsi iftira. Bu iftiralara sebep olanlar, hedef gösterdiği insanlar güvenlik açısından da sıkıntıya düşerse sadece üzüntü mü duyacaklar.

Nerede TİB, nerede savcılar.

Avukat Dilara Berberoğlu'nun bir de benden dinleyin. Paralı okullarda okumadı. En iyi okullarda, alnının akıyla, çalışarak okudu. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesini de başarılı ile bitirdi. Okula dolmuşla gidip geldi. Babasının çevresinde hiç olmadı, hava atmadı, şımarmadı.

Gazeteci Yazar Oya Berberoğlu'nun en iyi tanıyanlardan birisi de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğandır. Siyaseten kendisi haksızlığa uğradığı zaman yazıları ile yanında açıkça tavır alan bir yazardır. Bir şehit gelse günlerce ağlayan, gerçek bir vatanseverdir. Gerek Hürriyet Yayın Yönetmenliği döneminde de bu mahkeme süresince de hep geri planda durdu. Başkaları gibi oka da boka da nane olmadı.

Öncelikle şu bilinsin. Dilara bekardır. Ekrem Dumanlı ile de ailesi ile de karşılaşmışlığı bile yoktur. Bu vakıfta iki yıl ücretsiz, ardından da çok cüzi bir ücretle çalışmaktadır. Bildiğim kadarıyla bu vakfın, Büyükada'daki vakıf ile ilgisi de yoktur. Bu vakıfta yaptığı iş de AKP, CHP, MHP ve HDP'lilerin de üye olduğu Türkiye Cumhuriyeti Barolarına yani avukatlara insan hakları konusunda seminer vermektir.

Bu güne kadar da en a 1200 evet tamı tamına 1200 mülteci davasına bakmıştır. Aralarında Pakistan, Hindistan mültecilerinin yanı sıra iktidarın kol kanat gerdiği Suriyeli mülteciler de vardır. Bu katkılarında milliyet ağırımı yapmaz, tek kural korunacak olan mültecinin terör ile bağlantısının olmamasıdır. Kızımız diye de söylemiyorum. Dilara çok naif, güzel ve mütevazidir.

Bu pisliklerin zerresi ona bulaşmaz, ama toplumu biraz daha kirletir.

Merkez medyaya da sesleniyorum. Ertuğrul Özkök olayın insani boyutunu ancak yazabildi. O da kıyıcığından. Düşünün Ertuğrul. Özkök bile isyan etmiş. Enis Berberoğlu Hürriyet gibi bir gazetenin genel yayın yönetmenidir. Sadece milletvekili değil, gazetecidir. Bu gerçeğe sırtınızı dönemezsiniz. Bu haberi Cumhuriyet Gazetesine verdiği ispat edilememiştir. Merkez medya bu hiç ama hiç sevmediğim Can Dündar'ın yayınlamasının bir casusluk, imal edilen bir siyasi casusluk mu, yoksa habercilik olayı olup olmadığını niye tartışmıyor. Niye ödü karışıyor. Bu bir haberdir. Bence de yayınlanmaması gereken bir haberdir. Ama habercilik kuralları içinde tartışılacak bir kondur.

O günkü ortamda yayınlanmaması gereken bir haberdir, niye diyemiyorsunuz? Bu haberi veren yetkiliyi ya da yetkilileri niye konuşmuyorsunuz? Bir haberin sorumlusu kaynağı olamaz. Sorumlusu yazan ve en önemlisi sayfaya koyandır.

Yarın devam edeceğim. Şu kadarını söyleyeyim. Kimse Enis Berberoğlu yargılanmasın demiyor ki. Tutukluluk kararı yanlıştır. İsnat edilen suçlamanın muhtevası anlamında CHP ile HDP Milletvekilleri aynı kefeye konamaz. HDP Milletvekilleri de tutuksuz yargılanmalı. Ama Berberoğlu ile HDP Milletvekilleri farklı noktada iki ayrı siyasi yapının üyesidir.

Buradan başta Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu, Feyk hesaplarla sosyal medyayı lağıma çevirenlerle mücadele açısından TİB Başkanı ile yeni Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ü Dilara Berberoğlu için yürütülen çirkin yayınlara müdahaleye çağırıyorum. Çünkü bu sahte hesapların altından sadece AK Trollerin çıkacağına da inanmıyorum. Bu acemi FETÖ yöntemi numaralarına karnımız tok diyorum. Lağım medyasına da diyorum ki. İt arabanın gölgesinde durup, kendi gölgesi sanmasın. Erdoğan da arabanın gölgesindekilere bir yerde dur desin artık. İnsaf.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.