Dün kaleme aldığım yazıya lehte veya aleyhte çok yorum geldi.

Bu köşeden hep anlatıyorum.

Köşeler babamızın malı değildir.

Bizi okuyan insanlar da 'ahkâm keselim' diye değil, sıcak bilgi almak ve bir değişik bakış yakalamak için zamanlarını harcıyor.

Yorum hür, cevap hakkı kutsaldır. Bu aslında YURT Gazetesi’nin uygulamaya çalıştığı bir gazetecilik türüdür.

Yeni bir gazetecilik türü değil, unutulan ve olması gereken bir gazetecilik türüdür.

Taraf gazeteciliği dönemi sona ermiştir. Haberlere konu olan iddia muhatabı kişi veya kuruluşlara mutlaka cevap hakkı kullandırılmalıdır.

100 kelime ile bir kesime muhalefet gazeteciliği dönemi sona ermiştir.

Türkiye'de siyaset yeniden oluşacaksa medyada da asansörleri eskisi gibi inip kalkmayacaktır.

Bir gazeteci ya da yazar aileden kalmamışsa 1000 dolarlık ayakkabı, 5 bin dolarlık elbise giyemez.

Hiç bir gazeteci kalemiyle ayda 20-30 bin lira masraf edecek gelir elde edemez. Bunlar yok mu?

Az da olsa var. Özellikle iktidar kanadına yamanan kadrolu yağdanlıklar var. Sayıları az, ama tahribatları büyüktür.

Merkez medyada da çokça vardır. Türkiye'nin siyasette olduğu kadar medyada da diyaloğa ve karşılıklı saygıya ihtiyaç vardır.

Devlet olgusuna da sahip çıkmaya da. Devlet deyince iktidarların menfaatleri değil. Katılın katılmayın bir haberi kaynak gösteren Enis Berberoğlu gibi bir gazetecinin adeta tecritte tutulmasını 'siyasi casusluk' gibi komik bir gerekçeyle müebbet hapse mahkûm edilmesine devleti korumak diyemeyiz.

Gözler Meral Akşener'de. Papatya falı sürüyor. Acaba parti mi kursa, mevcut bir partiye mi geçse? Gerekçe, çok popülermiş. Halkta varmış. Vah vah vah…

Koray Aydın'ı da yanına alan, Meral Akşener AKP'yi bölecek, MHP'nin tabanını boşaltacak. Erdoğan da yüzde 51'i bulamayacak. Ne garip bir rüya değil mi?

Fal siyaseti sürüyor. İzninizle bir de ben fal açayım. Moda ya. Meral Akşener parti kurarsa CHP'den en az yüzde 7-8 oy çalar. Bu kafayla muhalefet üç adayla Cumhurbaşkanlığı seçimine girer. Halk da 'hadi oradan, bir aday üzerinde bile anlaşamıyorsunuz' diye hepinize ittiri çeker.

O ihtimal üzerine de Ümit Özdağ gibi isimler CHP trenine son anda atlayacak. Bu da Erdoğan'ın yolunu açar.

Hep söylüyorum. CHP, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu partisi olması sıfatıyla ana akstan ayrılamaz.

Oyun kurucu olmalıdır. Bu sebeple bir an önce yeni duruma göre pozisyon almalıdır.

Akşener hareketi AKP'nin değil, CHP'nin rakibidir. Bunu bir kenara yazın…

Şunu da unutmayın. Yeni sistem vestiyerde asılı duruyor.

Erdoğan'a da uymaz.

Yeni sahibini bekliyor. Ve muhaliflere sesleniyorum.  Allah aşkına arkanızda Erdoğan'ı yenecek olan kaç gazete veya TV var?

Tarafınızı tutacak olan değil, sesinizi ve görüşlerinizi yansıtacak!

Yoksa ihtiyacınız yok mu? Sosyal medya yeter de artar mı?

O sebeple diyorum ki. Medya'da yenileşme, gerek demokrasimiz, gerekse siyasetimiz için en gerekli olandır.

İktidar için de, muhalefet için de…

Bizden söylemesi!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.