Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan sık sık ‘paralel yapı tarafından kandırıldığını’ söylüyor. Kandırıldı mı? Bilemem… Ancak, birçok konuda cemaatin devlet içinde güçlendirilmesine, kadrolaşmasına göz yumduğunuzu biliyorum. Cemaati size ‘eklemleyenler’ belli ki belli bir planlama ve hedef koymuşlar idi… Önüne gelene, bir yafta yapıştırarak her türlü zulmü yapan cemaatin varlığını ve gücünü 17-25 Aralık’ta size ve ailenize döndüğünde gördünüz. Öyle bir güce erişmişlerdi ki, mensubu olduğu bakanlara ve başbakana karşı hiç dışarıya sızmayan çalışmalar yapmışlardı.
Siz o zaman cemaatin ne kadar tehlikeli bir güç olduğunu fark ederek onlara da ‘paralel’ dediniz. Ve iş bitti. Emniyet ve yargıdaki ve de medyadaki ve de iş dünyasındaki cemaate savaş açtınız.

Bu savaşı kim kazanır bilmiyorum.  Ama bu iktidar gücüne rağmen pes etmediklerine göre görünenin dışında ‘görünmeyen güçleri’ nerelere ulaşır bilemiyorum.
Derin cemaat nerelerde? Bilemem.

Yıllarca eğitim, emniyet, istihbarat dâhil onların dediklerini harfiyen yerine getirdiniz. Bu yaşananları görünce aklıma ister istemez şu soru geliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan sizi dış politikada da birileri ‘kandırmış’ olabilir mi?

Ortadoğu’da Türk, Kürt, Arap her kesimden halk sizi çok seviyordu. Mısır’da Tahrir Meydanında miting bile yaptınız. Suriye’de Esad ile kardeş gibiydiniz. Ortak Bakanlar Kurulu toplantısı yaptınız. Filistinliler çocuklarına sizin adınızı veriyordu. Barzani ile büyük işler yaptınız. Tunus’ta krallar gibi karşılandınız. Kaddafi ile oğlunu size emanet edecek kadar  yakındınız. İran ticareti neredeyse iktidarınız üzerinden geçiyordu. Putin’e imtiyazlı nükleer santral yaptıracak kadar yakındınız.
Peki, ne oldu da, şimdi bunların hepsiyle düşmansınız.

Hiç düşündünüz mü? Acaba bir derin strateji uzmanı sizi kandırmış olabilir mi?

Ben kanmam demeyin, bir kere kanan bir daha kanabilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkan olmak istiyorsunuz.  Başkan olmak için de her yolu deniyorsunuz.
Türkiye’de neredeyse her gün onlarca insan ölüyor.  Yazık günahtır. Ticaret kilitlendi, turizm ölüyor, esnaf kan ağlıyor. Üreticiler ürünlerini tarlada bırakıyor. Çalışanlar kredi kartı esiri oldu. İş yerine değil bankalara çalışıyor. Bütün bunları neden yaptığınızı doğrusu anlayamıyorum. Bu ülkede devlet kapısında memur bile olamadan, doğup ölenler var. Milyonlarca. Siz Rizeli Yahya Kaptan’ın oğlu olarak İstanbul’a Belediye başkanı, defalarca Başbakan oldunuz, Cumhurbaşkanı oldunuz.

Yetmez mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan.


Seçilmiş Cumhurbaşkanı olarak, zaten Türkiye’yi siz yönetiyorsunuz. Bu aceleciliğinizin sebebi nedir acaba? 78 milyon insandan sizin geldiğiniz noktaya gelen yok. Atatürk’ten başka yok. Kavgayı, nefreti, tartışmayı bırak. Kardeşliği, barışı, paylaşmayı, farklılığı muhafaza ederek uzlaşmayı yeniden keşfet. Böylece daha huzurlu ve mutlu olacağınızı düşünüyorum.

İnsanlar sizden korkmamalı, saygı ve sevgi duymalı. Ben buna sizin de Türkiye’nin de ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.Yağcılarınız ve yalakalarınız bunları zaten yaptığınızı söyleyecektir. Ama sakın inanmayın. Sevmeyeniniz sevenlerinizden kat ve kat fazla maalesef. Şu an cumhurun başı olarak, cumhurun hakkını korumanız gerekiyor.

Bugün (dün) TV’den yayınlanan faiz lobisi ile ilgili açıklamanızı izledim. Sezar’ın hakkı Sezar’a misali, doğru bir noktaya parmak  bastığınızı gördüm. Bu faiz lobisi halkı iliklerine kadar sömürüyor. YURT olarak biz de bir hafta boyunca gazetemizde bazı bankaların kendi aralarında anlaşarak vatandaşlarımızın cebine bir tefeci mantığıyla göz diktiklerini, daha fazla gelir elde etmek için kredi kartlarını ve mevduat faizlerini öngörülen rakamın iki katına çıkararak ortak bir anlaşma yaptıklarını deşifre ettik.

Rekabet kurulunun kararlarına aykırı bir şekilde iki yakası bir araya gelmeyen halkımızın nasıl hortumlandığını Yurt Gazetesi yazdı, bunu  Danıştay da onayladı. 2007 yılından bu yana kredi  ve kredi kartına iki kat faiz ödeyen bu tefeci anlayışa dur demenin zamanı gelmiş geçmişti. Biz de bu tefeci  anlayışın elde ettikleri haksız kazancın vatandaşa iadesinin gerçekleştirilmesi için mücadele etmeyi planlıyorduk.

Acaba bize kim destek olacak diye de bekliyorduk. Sizin bu açıklamanızı görünce de sömürülenler adına umutlandık.  Dileriz, haksız gelir etmeyi alışkanlık haline getiren  eden bankacılara dur dersiniz.

Aynı desteği mensubu olduğum CHP’den ve Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ndan da bekliyorum.  En çok mağdur olanlar, iktidarın koruması altında olmayanlardır. Muhalifledir. Bunlara da sahip çıkması gerekenler CHP’dir.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.