Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 Ağustos 2014 tarihinde cumhurbaşkanlığı seçiminde “Yeni bir dönem başladı” diyerek parlamenter sistemin bekleme odasına girdiği mesajını verdi.
  Erdoğan önce, 7 Haziran seçimlerini beğenmeyerek ve koalisyona engel oldu. 1 Kasım seçimlerinin yolunu açtı. 1 Kasım seçimleri her ne kadar partisine çoğunluğunu sağladıysa da Anayasa’yı tek başına değiştirecek sayı olan is 400 milletvekilini alamadı.
  Şimdi de bu ‘sonuçları’ öne koyarak, “Bu seçimi, yeni Türkiye, yeni anayasa ve başkanlık sistemi için bir fırsata dönüştürmeliyiz” diyor.
  Başbakan Ahmet Davutoğlu mu?
  Susuyor.
  İnatla susuyor.
  Bu başkanlık sitemi tartışmasının özünde başbakanlık makamının ‘olmamasıdır’.
  Ama Davutoğlu ısrarla, ‘susma hakkını’ kullanıyor.
  Ankara şu sorulara cevap vermek zorunda...
  Parlamenter sistem mi, başkanlık sistemi mi? Yoksa?
  Yeni bir seçim mi?
  Yeni Anayasa ile başkanlık sistemi aynı kazanda kaynamıyor. Bunu taraflar anladı. O zaman?
  Önce başkanlık sisteminin tartışmasının yolunu açmalı AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan.
  Nasıl bir başkanlık sistemi?
  Başkanlık sistemin isteyen kimse, ‘öneriyi de o ortaya koymalıdır’
  Erdoğan ve Davutoğlu bu soruyu cevaplamadan, istediği başkanlı sistemini net ortaya koymadan bu ‘medyatik gevezelikten’ öteye geçmez.
  Sahi nedir Türk tipi başkanlık sistemi?..
  Lütfen birileri çıkıp bana anlatsın.
  Neyi tartışıyoruz?
  Karanlıkta göz kırpıyoruz.
  Ve kovboy kasabası gibi Türkiye...
  Kavga var, ama kim kime niye yumruk atıyor belli değil..
  Ya siyaset?  

  MHP’de neler oluyor?


  MHP’de işler karıştı. Ümit Özdağ dördüncü aday.
  Ankara’da iki yorum var; “Devlet Bey bu koltuğu Muzaffer Bey’in oğluna bırakacak”’ diyenler.
  Karşı görüş de şu:
  “Devlet Bey aday çoğaltıyor. Çok aday ile şansını artırmayı hedefliyor.”
  Koray Aydın mı?
  O masada kalmaya çalışıyor.
  Ümit Özdağ’ın istifası, Koray Aydın’ı Meral Akşener ve Sinan Oğan ile birlikte anılmaktan kurtaracak. O da bu fırsatı kullanmak istiyor.
  Devlet Bahçeli, Meral Akşener, Ümit Özdağ ve Süleyman Sazak arasında ‘sorun çözen’ veya ‘ikinci adam’ rolünü yakalamaya çalışıyor. Aradan da genel başkanlık çıkarsa ne âlâ…
  Sinan Oğan da aynı role soyunmuş durum
da.
  Unutmayın ki Koray Aydın, Devlet Bahçeli’nin genel başkan seçildiği kurultayda, Türkeş’in sağ kolu ve genel sekreteriydi.
  Yeni genel başkana da yine o vize vermek istiyor.
  Ümit Özdağ’ın istifasıyla MHP’de kurultay kesinleşti.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.