Serbest piyasa denilen sistemin her türlü sorunu çözeceğini düşünenler kamunun ekonomiye hiç müdahale etmemesini önerirler.

“Serbest piyasa” denilen şey ise gerçek anlamda yaşamda pek bulunmaz.

Tarımsal ürünlerde de aracılar veya gıda sanayii fiyatları büyük ölçüde belirler.

Soğan, patates gibi ürünlerde bazı yıllar ürünün fiyatının şiddetli bir şekilde düştüğü, çiftçilerin zarar ettiği, bazı yıllar ise fiyatların anormal yükseldiği görülür.

Aslında fiyatların yükseldiği yıllarda çiftçi gene pek kazanamaz.

Çünkü asıl fiyat artışları çiftçi ürünü toptancılara sattıktan sonra oluşur.

Serbest piyasa denilen mekanizma ise bunu bir türlü düzeltemez.

Tarım ekonomisinde “örümcek ağı teorisi” bu olayı açıklamaktadır.

Örneğin patateste normal ürün elde edilebilecek bir yılda bir hastalık veya don gibi bazı olaylar üründe bir düşüş yaratır, fiyatlar yükselir.

Ertesi yıl çiftçiler artan bu fiyatlardan yararlanmak için fazla patates ekerler.

Bu defa ürün fazlası nedeniyle ertesi yıl fiyatlar hızla düşer.

Bir türlü ülkenin talebine uygun patates yetiştirilemez.

Fiyatlar ve ürün ile ilgili grafik bir örümcek ağına benzediğinden buna örümcek ağı teorisi denir.

Şüphesiz bu olaylar her yıl tekrarlamaz.

Bazı yıllar normal miktarlarda ürün elde edilir.

Bu yıl gerek patates, gerekse soğanda buna benzer olaylar meydana gelmiştir.

Yönetim bu durumda derhal sıfır gümrükle ithalat yoluna gidiyor.

Bu da şüphesiz ekonomiye bir müdahaledir.

Zaten dünyada sıfır müdahaleyi gerçekleştiren bir ekonomi geçmişte de olmadı, şimdi de olmuyor.

Ancak bu ithale dayalı müdahale pek yararlı olmayacak.

İthal ile hastalıkların, zararlıların da gelme ihtimali var.

Çok yakında yeni ürün piyasaya çıkacak, fiyatlar düşecek.

Asıl müdahale çok önce yapılmalıydı.

Bu ürünlerdeki fiyat dalgalanması önlenebilir.

Örneğin ürün fazlası olduğu yıllarda bazı ürünlerde yeterli depolama imkânları yaratılarak aşırı üretim piyasadan çekilebilir.

Ürünün bir kısmı işlenerek dayanıklı hale getirilebilir. Üretimin eritilmesi için ürün fazlası dış yardım veya yoksullara dağıtılmak üzere kamu tarafından (merkezi yönetim veya belediyelerce) satın alınabilir.

Böylelikle fiyatın aşırı düşmesi önlenebilir.

Aşırı üretimin beklendiği yıllarda bilgi vererek veya alternatif ürünler daha çok desteklenerek aşırı üretim kısılabilir.

Çiftçi eline geçen fiyatlar ile tüketicinin ödediği fiyatlar arasında dört beş misli bir fark olduğu biliniyor.

Üretim dalgalanmalarında tüketicinin ödediği fiyatlarda bu dalgalanma daha şiddetli olmaktadır.

Kooperatiflerin desteklenmesi ile çiftçi eline geçen fiyatlarla tüketici fiyatları arasındaki uçurum daraltılmalıdır.

Bunlar yapılmadığı takdirde örümcek ağı teorisine uygun sonuçlarla daha çok karşılaşacağız.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ridavan 2018-06-30 07:07:15

kolayi hangi ürün ogün artisa gecti ise halk bir kac hafta o ürünü almasin baska birsey yesin bak bakalim o fiyati artan ürün Sudan ucuza satiliyor saka sakada bu konu cok onemli Devlet ureticiyi denetlemeli vede araci saticiyi sorunu bence araci satici cikariyor bir envi tefeci bunlar kafalarina gore vurgun yapiyorlar