banner87
Kalleş darbe girişiminin ardından bir aydan fazla zaman geçti.
Soru şu:
Peki, bütün kurumlarda detaylı bir temizlik yapılıyor mu?
Şeffaf mı?
Adil mi?
Öncelikle şunu söyleyeyim;
15 yıllık sorumluluklarından asla kurtulamazlar ama bu sorunu sadece AKP'nin sorunu olarak görmek yanlış.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan veya iktidarın sorunu olarak görmek de yanlış.
Devlet öyle sarılmış, ihanet o kadar ilerlemiş ki, bir türlü bitmiyorlar.
Binlerce insan tutuklandı, ama daha ne kadar oldukları, nerelere kadar sızdıkları bilinmiyor.
İtiraflar ve birbirlerini ele vermeler olmasa, tam olarak temizlenmelerinin hiçbir zaman mümkün olmayacağı anlaşılıyor.
AKP kendi içindekileri temizleyemediğinden ve temizleyemeyeceğinden, soruşturmaların tıkandığı bu sebeple erken seçimin yolda olduğu da aşikâr.
Diğer taraftan kurunun yanında yaşın yandığına dair çok çarpıcı örnekler ortalığa saçılıyor.
Aslında 12 Eylül 1980 gibi 15 Temmuzda yapılmaya çalışılan ülkemizin içinde bulunduğu coğrafi konumundaki caydırıcılık gücü olan ordumuzu zapturapt altına alıp, elini kolunu kırıp zayıf düşürme girişimiydi.

Kim kimin adamı belli değil

Neresinden bakılırsa bakılsın çok zor bir sürecin içinden geçiyoruz.
Bu öyle bir zorlu süreç ki, sonunun nasıl geleceğini kestirebilmek adeta imkânsız! Bu imkânsızlık hükümetin işlerine de yansıyor. Yıllarca birlikte yürüdüler. İç içe geçtiler. Etle tırnak gibi oldular. Sonra aralarında kavga çıktı ve ayrıldılar.
Fakat kurulan dehşet dengesi öyle bir hal almış ki, nerede ayrıldıkları, nerede buluştukları hala belli değil.
Daha doğrusu kim kimin adamı, kim kimdir, kimin adamıdır, kime hizmet etmektedir anlamak en azından bizim için adeta imkânsız.
Açık düşenleri, itiraf edenleri, nerede durduğu belli olanları, darbe ihanetine bulaşanları bulmak ve ayıklamak işin en kolay tarafı. Ama en ince damarlara girmiş, en hayati kurumlara yerleşmişler. Kendilerini gizlemek ve duruma göre vaziyet almak en mahir oldukları şey. Bunlar nasıl bulunacak, nasıl temizlenecek, bulunamamaları durumunda nasıl bir tehlike oluşturuyorlar, kimse bilmiyor.
Suçsuz günahsız insanları iftiralarla hedefe koyup, bir zulüm ortamı oluşturulmasını sağlayanlar yine bunlar olabilir.
Kabul etmek durumundayız ki, Türkiye kuşatma altındadır. İhanet asla hız kesmiyor ve her koldan saldırıyor. FETÖ kalleşliğinin tozu-dumanı kalkmadan, PKK' nın saldırısı gündeme vahşi biçimde geldi. Kan dökmeye devam ediyor. Diğer taraftan daha önce nasıl işbirliği yapıp, birbirlerini tamamladıkları da ortaya çıkmaya başladı. Bir kere daha ve altını çizerek hatırlatalım: Halk olarak meydanlarda FETÖ ihanetine gösterdiğimiz tepkiyi, PKK için de göstermek zorundayız. Sayın Kılıçdaroğlu’nun daha önce söylediği gibi, İstanbul meydanlarında bağımsızlığımızın simgesi bayrağımızı salladığımız kadar, bu vatanın okullarında istiklal marşımız, andımız okunmadığı ve dağlarına, taşlarına da şanlı bayrağımız korkusuzca dalgalanmadığı müddetçe, ABD-AB’nin bölgedeki oyuncağı terörist guruplar teslim alınmadığı sürece, silahlar toprağa gömülmedikçe ülkemize huzur, bu halka rahat yüzü yoktur.

CHP ve Kılıçdaroğlu dengedir
En kritik alana, yani siyasete henüz sıra gelmemiştir. Herkes çok iyi biliyor ki, eğer gerçek anlamda bir temizlik yapılacak ve bu ihanet örgütlenmesinin kökü kurutulacaksa, siyasi uzantılarına el atılması şarttır. Daha önce de yazdık: Bu hainler ne istedilerse verilmiş ve önleri açılmıştır. Durumdan vazife çıkaranların çok daha ileri gittikleri ve parsel parsel paylaşım yaptıkları, işin içinde olanlar tarafından itiraf edilmiştir.
Kaldı ki bu hazin durum sadece FETÖ yapılanması için geçerli değildir. Bugün ülkemizin bekasına tehdit oluşturan PKK ve IŞİD’in de, benzer ihmaller, yanlışlar ve hatta ihanetler üzerinden ilerlediğini, aklı başında olan herkes görüyor ve biliyor.
Vicdan ve insaf sahibi herkesin kabul ettiği bir gerçeğin altını çizip, bir hakkı teslim ederek bitirelim. Bu toz-duman içinde pırıl pırıl parlayan, en ağır şartlara, en amansız saldırılara rağmen temiz kalmayı başaran, hep haklı çıkan ve bugün milletin her yönüyle güvenip, inanacağı tek kurum CHP, tek lider Kemal Kılıçdaroğlu kalmıştır.
Boşuna gereksiz yere 'onlar da var' diye temiz aşa su katmaya kimse kalkmasın!
Sakın, ama sakın...



Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.