banner80

Seçim mi, ara seçim mi?

TBMM Başkanı İsmail Kahraman konuştu, unutulan “laiklik tartışması” alevlendi. Kahraman “hangi laiklik” diye “tarif kargaşası” üzerinden gidiyor. Bu 1980 ve 90’lı yılların yorum anlayışı. İsmail Kahraman yeni “bahaneler” bulmalı! Türkiye'de bir laiklik tartış ması yok ki tarifi üzerine tartışma açılsın. Hem de Anayasa üzerine yemin etmiş Meclis Başkanının ağzından.

Seçim mi, ara seçim mi?

TBMM Başkanı İsmail Kahraman konuştu, unutulan “laiklik tartışması” alevlendi. Kahraman “hangi laiklik” diye “tarif kargaşası” üzerinden gidiyor. Bu 1980 ve 90’lı yılların yorum anlayışı. İsmail Kahraman yeni “bahaneler” bulmalı! Türkiye'de bir laiklik tartış ması yok ki tarifi üzerine tartışma açılsın. Hem de Anayasa üzerine yemin etmiş Meclis Başkanının ağzından.

24 Ağustos 2016 Çarşamba 13:42
Seçim mi, ara seçim mi?
  TBMM Başkanı İsmail Kahraman konuştu, unutulan “laiklik tartışması” alevlendi. Kahraman “hangi laiklik” diye “tarif kargaşası” üzerinden gidiyor. Bu 1980 ve 90’lı yılların yorum anlayışı. İsmail Kahraman yeni “bahaneler” bulmalı! Türkiye'de bir laiklik tartış ması yok ki tarifi üzerine tartışma açılsın. Hem de Anayasa üzerine yemin etmiş Meclis Başkanının ağzından.     İsmail Kahraman bu konuşmayı bilerek yapmıştır. Başkanlık sistemi ve yeni anayasa üzerinde soru olup olmadığını ifade ederek taahhüdden, bilinçli ve isteyerek yapmıştır. “Bu yeni anayasa toplantısıydı” sözleriyle de kendisini savunmaya çalışıyor.Bu konuşma şahsi görüşü mü? Erdoğan'ın bilgisi var mı? Bilemem ama Erdoğan'ın bu söylemi garipsemediği ortada.     Bu konunun konuşulmasından rahatsız olmak yerine teşvik edecek bir kuru açıklama ile yetindi. Laiklik tartışmasına kapıyı kapattı. Ama karşımızda her aykırı fikre "hat-höt" çıkışarak susmasını söyleyen Erdoğan yoktu. AKP de, Başbakan Davutoğlu da adeta memnun bir “tepkisizlik” içindeler. Peki, Kahraman Türkiye'de yüzde 15’lik katı laiklik karşıtı bir kitlenin düşüncelerini seslendirerek neyi hedefledi? çünkü Milli Görüş ve tüm cemaatler laiklik ilkesini dini yaşamanın bir teminatı olarak görüyor. Kahraman, laiklik karşıtı söylemiyle dindar Kürt kesimine ve HDP'ye vurdu. Laiklik ile değiştirdiği gündeme Anayasa değişikliğini taşıdı.    Türkiye'de neredeyse her kuruluşun bir anayasa taslağı var. TBMM Başkanı İsmail Kahraman da genel başkanlığını yaptığı Birlik Vakfı'na bir anayasa taslağı hazırlattı. Tartışmayı da bu taslak üzerinden yapıyor.       Ya bizim CHP? Kaç anayasa hukukçusu var? Bu hukukçular neden bir anayasa taslağı hazırlamıyor? Eğer CHP bir anayasa istemiyorsa, bunu ilan etmeli. Yok, Anayasa istiyorsa o zaman kendi taslağını ortaya koymalı ve bastırıp dağıtmalıdır.     CHP'nin eczacı Grup Başkanvekili, başında fötr şapka ile dokunulmazlıklara hayır kampanyası açıp, genel başkanlık düşüneceği ne bunlarla uğraşsa ya?     Anayasa, laiklik, dokunulmazlık tartışmalarının hepsi başkanlık sistemi içindir. Birbiriyle ilintili, planlı açılan tartışmalardır. İsmail Kahraman da, Erdoğan'a başkanlık olmazsa Cumhurbaşbakanlık sistemi uydurarak yani partili cumhurbaşkanı formülüne katkı sunmak için bu tartışmayı bilinçli olarak açmıştır. Kahraman, Erdoğan başkan olamazsa Saraydan aşağı insin tezini savunmaktadır. Erdoğan’ın yakın çevresi, Başbakan Davutoğlu ile gidilemeyeceğini anlamıştır. Alternatifi de partiyi böler diye düşünmekteler.    Peki, Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu ne diyor? Bence Davutoğlu, pes edip etmeme arasında gel-git yaşıyor. Gücü arkasında hissederse Erdoğan'a bayrak açacak, hiç kuşkunuz olmasın. Ama gözü çok korkmuş. Erdoğan her hafta birkaç araştırma yaptırıyor. Yeni Anayasa söylemini geri çekti. Laiklik tartışmasını izliyor. Anayasa'nın değişmesi teklif edilemez maddelerinin tartışmaya açılmasına göz yumuyor. Çünkü dokunulmazlıklar AKP grubunda da tepki doğuruyor. AKP'den fire riskini ortadan kaldırırsa, CHP ve MHP'ye açık oylama baskısı yapacak. AKP grubunu ikna etmek için milletvekili ara seçimlerini içten içe gündeme getiriyor.    Yani, “Siz dokunulmazlıkları kaldırın. Biz HDP milletvekillerinin tutuksuz yargılanmalarını sağlayacağız? O bölgelerde de milletvekili ara seçimi yaptırarak, anayasayı tek başımıza değiştireceğiz. Ardından gelsin Başkanlık sistemi”... Olur mu? Bilemem ama CHP'nin bu konularda net politik tavrı olmalı. Kendi hazırladığı gündemi tartıştırmalı.    Peki, bunu yapabiliyor mu? İster ara ister erken genel seçim olursa CHP tek başına iktidara gelir diyen kaç MYK üyesi tanıyorsunuz? CHP, yerel yönetimlerden başlayarak çok acele hedef ve kadro yenilemeli. Yapmazsa, maalesef genel başkan çok acı bir şekilde tartışılır.    Sahi Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar başta olmak üzere bu belediye başkanları neden vazgeçilmezler? CHP mi onlarla var, yoksa onlar mı CHP sayesinde varlar?    Ne dersiniz, Sayın Kılıçdaroğlu?
Önerilen Haberler
Son Güncelleme: 24.08.2016 13:42
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.