banner87
Sabahattin Meşe
Sabahattin Meşe
Yazarın Makaleleri
Öfke!
Bedenimizde kime ait olduğunu bilmediğimiz bir mezar, o mezarın tutulmamış yası ve o mezarla ilgili bir öfkesi var. Onun için de, ne içimizdeki mezarla, ne o mezarın yasıyla, ne de o mezarın öfkesiyle başa çıkabiliyoruz. Bedenimizin, acı...
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git!
'Yüreğinin Götürdüğü Yere Git” Susanna Tamaro'nun romanı, romanda 80 yaşındaki bir kadının torununa yazdığı ama göndermediği mektuplar var. Mektuplarda roman kahramanının duyguları, bilişleri, değerleri ve yaralarına tanıklık...
Kayıp!
'Çünkü herkesin bir gideni vardır, İçinden bir türlü uğurlayamadığı” Turgut Uyar Hepimizin içinde bir kayıp ya da 'ruhsal bir yara” vardır. Çoğu zaman bu yaraların iyileşmesini istesek de başaramayız. Ya da Turgut Uyar'ın...
Beden imgesi
Hemingway, Fitzgerald'a yazdığı bir mektupta 'Hepimiz daha en baştan b..u yedik; biz trajik karakterler değiliz” der. Ne yazık ki Hemingway'in kendi çağı için söyledikleri bizim çağımız için de geçerlidir. Çağımız, insanı...
Şehvet ve hız
Çağımız insanı yarattığı değerlerin neresinde? Ya da değerlerin yaşandığı etik ilişkiler onu ne derecede ilgilendiriyor? Peki değer sorunu ve etik ilişki çok mu önemli?                ...
Laiklik
Son yıllarda içine düştüğümüz politik, ruhsal, ekonomik, kültürel, toplumsal ve tinsel bunalım yani değer nihilizmi hepimizde büyük kayıplar, kırılmalar yarattı. Kayıpların yasını tutmasını bilmeyen bir toplum için bu çok ağır...
Anatomi kaderdir!
Toplumsal cinsiyet kavramı, kadın ve erkeklerin beden, beyin ve zihninde suçlu, kurban ve kurtarıcı travma döngüsü yarattığı için bilgiyi ve iktidarı ellerinde tutanlar açısından her zaman, her devirde kurtarıcı bir rol oynamıştır. Çünkü...
Nefret suçu!
Her ağızda aynı söz, bize ne oldu? Aslında bize hiçbir şey olmadı sadece yıllardır bastırdığımız nefret, nefret suçuna, kin, haset ve öfke şiddete dönüştü. Sokaklar küstah, cahil ve haset taşıyanlarla doldu, bu yüzyıllardır böyle...
Çukur her yerdir!
Morpheus, Grek mitinde uyku tanrısı Hypnos'un çocuğu ve rüyalarımızda bilinçdışından gelen, çeşitli sembollerle kendini gösteren ve bizi derinden sarsan imgeleri simgeler. Yani rüyalarımızdaki silik tasarımları ve sembolleri ifade...
İktidarsızlık!
'Olmak” ve 'sahip olmak” bu iki durum insanın doğuştan sahip olduğu bir olanak. Bu olanaklarla ilgili tartışma antikçağ filozoflardan beri süreduruyor. Felsefe, bilim, edebiyat ve toplum sistemlerinin neredeyse tamamı insan ruhunun...
Seni ölüme mahkûm ediyoruz!
Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. Belki de insan bu özelliğinden dolayı ayakta kalmıştır. Yoksa onca acıya ve örselenmişliğe nasıl katlanabilir ki? Her yerde şiddetin öfkesiyle sınanıp, gazaba uğrayan ve sebat ederek yazgıyı yenmek...
Gölge etme!
Nedense insanların gölgelerine basmak beni hep korkutmuştur. Çünkü bunu yaptığımda o gölgenin, elinde kılıçla bana meydan okuduğunu hissederim. Eminin bunu hepiniz yaşamış ve hissetmişsinizdir. Onun için hepimiz günlük yaşamımızda...
Damokles’in Kılıcı
Güvende olmak! Sahi kaçımız kendisinin, ailesinin, çocuklarının ve dostlarının güvende olduğunu hissediyor acaba? Öyle sanıyorum ki hiçbirimiz artık güvende değiliz ya da kendimizi öyle hissediyoruz. Onun için Facebook sayfanız bile bir...
Cesaret
Paul Tillich, zihnimizi durmadan korkular üreten bir fabrikanın çalışmasına benzetir. Aslında çok haksız sayılmaz çünkü o kadar çok korkularımız var ki. Ya da sebebini bir türlü anlamadığımız, anlamlandıramadığımız endişelerimiz....
Kaos
Kaos, kutsal boşluk ya da kriz adına ne derseniz deyin insanın kendini var etmesi için yeniden tanımladığı başlangıç noktalarıdır. Buna negatif ya da pozitif anlamlar yükleyebilirsiniz ama sonuçta kendinizi, kendi dışınızdaki dünyayı...
Endişe çağı
Kendi gerçekliğinize ne ölçüde katlanıyorsunuz? Ya da bu soru içinizi kemirip duruyor mu? Hepimizin hayatında eski ve yeni önemliler vardır, çoğu zaman da yeni önemlileri eski önemlilerin yerine ikame ederiz. İşte o zaman da kendi gerçekliğimizi...
Kendi ateşine odun taşımak
Hepimiz zincire vurulmuş uygarlıkların kalıntılarının arasında yaşıyorken ayak izlerimizden korkarcasına yürüyoruz. Bazen Midas'ı ve Silenos'u da düşündüğümüzde bir yere gizlenip Silenos ile Kral Midas'ın karşılaşmalarını...
Ölüler Evi
Arthur Rimbaud 'Ben toprağın altına gideceğim, sense güneşte yürüyeceksin.” Der. Toprağın altı ölüm, üstü yaşamdır ve insan öleceğini bilen tek varlıktır. Onun için de her insanın bilinçdışı kendi ölüm kuyusudur. İnsan...
Babil
BABİL Kulesi mitini bilirsiniz. Rivayete göre başlangıçta dünyadaki bütün insanların arasında aynı dil ile iletişim sağlanırmış. Bu insanlar doğuya doğru göç ettikleri sırada bir ova bulup yerleşmişler, böylece ilk kentleşme de burada...
Düşüş
Acı çektiğimiz için kafesimizi terk etmeyiz. Çünkü dış dünya bize korkunç gelir. Onun için de kafesimizde oturur bekleriz ve terbiyecimiz gelir, bize işkence yapmaya devam eder. Aslında bu hepimizin yaşamında bir döngü gibidir. Bundan kurtulmanın...
Ötekini anlamak!
Türkiye'de birbirini anlamama durumları seçim süreçlerinde tamamen tavan yapıyor. Öyle duvarlar örüyoruz ki birbirimizi duymuyoruz. Kazara başımıza bir felaket gelse o öteki diye göz yumup geçiyoruz. Bu durum sadece bizim ülkemizde geçerli...
Korkuyu beklerken!
Hümanizm Aydınlanma hareketinin temel değerlerini oluşturdu. Bu değerler daha sonra devletlerin kurucu ilkeleri oldu, anayasalar ve kanunlar bu ilkelere göre yapıldı. Laiklik, ilkelerin değerlerin yasalarda, toplumsal yaşamda ve eğitim ilişkilerinde...
Dar kapı!
Yarın seçim yapacağız, Cumhuriyetimiz için çok önemli bir dönüm noktası. Çünkü seküler, laik yaşam ile aklını başkalarının vesayetine verme arasında dar bir kapıdan geçeceğiz. André Gide'in 'Dar Kapı” romanında anlattıklarını...
“Biraz daha ışık!”
19. yüzyıl aynı bedende şeytan ve kutsalın savaştığı bir çağdı. 20.yüzyıl kaygıyı bekleme çağı oldu. 21.yüzyıl ise sürekli tüketim çağı olma yolunda. Yani bir çeşit 'sınırda bozukluk” öyle sınırım ki son üç yüzyılı...