Olcay Bağır
Olcay Bağır
Yazarın Makaleleri
Televizyonda kadının temsili
Televizyonun icadından, daha doğru ifadeyle 'her eve girdiği zamandan” beri insan hayatında büyük bir yere sahip olduğu bir gerçek. Ses ve görsellerle desteklenen bu aracın kitleler üzerindeki inandırma etkisinin keşfedilmesiyle sistem...
Yılmaz Güney ve sansür
1972 yılında Adana Altın Koza Film Festivali'nde Yılmaz Güney'in Baba (1971) filmi birinci seçildi. Ancak Yılmaz Güney'in politik tutumundan rahatsız olan çevreler, jüriye baskı yapıp sonucun değişmesine neden oldular, Güney'e...
Diyaloglar
Televizyon açıktır. Dizide bir adam ağlayarak "Çok mu kötüyüm?" diye sorar. Televizyon izleyen kadın, ekrana bakarak dizi karakterini cevaplar: -  Evet. Televizyon izleyen erkek: - Kötü mü gerçekten? - Evet. - Ama ağlıyor! - Eee!? Ağlıyor...
İzlemeseniz de olur!
Korku sinemasında seri filmler çekmek çok sık yapılır. Şöyle bir kurcalarsanız göreceksiniz zaten, çok fazladır korku serileri. Genelde ana konu ya da ana karakter sabit kalır, yeni karakterler ve yeni olaylar eklenir her bir devam filmine. Çatı...
Ölüme kayıtsız kalmak
Yılmaz Özdil'in hafta içi yayımlanan 'Bir gazetecinin hatıra defteri” başlıklı yazısı, orta yaş ve üzeri insanımıza unuttuğu bir dönemi hatırlatırken gençlere de bilmediği bir dönem hakkında bilgi verdi. Özdil, 90 küsur...
Öpüşmek yasak, öldürmek serbest!
ATV'de yayınlanan 'Sen Anlat Karadeniz” ilk bölümüyle geçtiğimiz hafta medya gündemini ve sosyal medyayı bir süre meşgul etti. İzleyenlerin tepkilerine neden olan dizi, Türkiye'de kadına şiddet olayları artmaya devam ederken,...
Daha: Rahatsız edici mükemmel film!
Yeraltı edebiyatına yakın bir yazar olan Hakan Günday'ın aynı isimli romanından uyarlanan Daha filmi, başarılı oyuncu Onur Saylak'ın ilk yönetmenlik deneyimi olmasına rağmen işin hakkını veriyor. Usta işi bir yönetim... Gaza (Hayat...
Sinemamızın yüz akı Cem Yılmaz
Arif V 216, son yıllarda kaba komediye çok fazla maruz kalan ve neredeyse mizahtan soğuyan izleyiciye can simidi oldu. Cem Yılmaz artık entelektüel birikimini daha fazla içinde tutamayıp patlamış gibi. Yaptığı göndermeler, Arif V 216'nın...
Zaten aktör dediğin nedir ki?
Asker bir babanın üçüncü çocuğudur Münir Özkul. Annesinin paşa olmasını istediği Özkul, okulunu kırıp soluğu tiyatrolarda ya da sinemalarda alır. Bol bol kitap okur. Ama dersleri çok da iyi değildir, önemsemez okulu. Lisede tam yedi okul...
Medyayı otopsi masasına yatıran film
'…SIZE işlerin kötü olduğunu anlatmama gerek yok değil mi? Bu bir depresyon… Herkes işsiz ya da işini kaybetmekten korkuyor. Bankalar iflas ediyor, dükkân sahipleri tezgâhın altında silah bulunduruyor. Çeteler sokaklarda çılgın gibi...
Türk sinemasının altın yılı
2017 yılı henüz sonlanmadan, hem seyirci hem de hâsılat açısından Türk Sineması'nın son 13 yıldaki en verimli yılını yaşadığı görülüyor. 2005 yılından bu yana çok daha düzenli ve detaylı bir istatistik tutuluyor. 2005'ten...
Sinemaya notalarla destek verenler
Özlem Kılıç'ın SİNE K Dergi'de de vurguladığı gibi, sinemanın doğduğu yıllarda ses, sinemaya dâhil değildi. Filmlerin gösterildiği salonlardaki makine gürültüsünü saymazsak elbette! Kılıç'a göre seyirciler büyülenmiş...
Yol Ayrımı: Hak verilmez, alınır!
7 yıl sonra nihayet bu mükemmel ikiliyi, Yavuz Turgul ve Şener Şen'i yeniden beyaz perdede görmek büyük keyif. Bu koca 7 yılda çok büyük bir ihtimalle Şener Şen'i sinemada ilk kez izleyecek olan bir nesil de var artık. Yol Ayrımı...
Reyting için daha ne kadar ileri gidilebilir?
Bu köşede yalnızca sinemadan/filmlerden bahsetmeyeceğimizi, televizyonun ve daha geniş anlamıyla medyanın da yazılarımıza konu olacağını geçmiş yazılardan anlamışsınızdır. Zaten köşenin isim babası değerli gazeteci büyüğüm Talat...
Ders: Tarih Konu: Kore Savaşı
Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Dulles, Türk askerini, 'çok masrafsız, günlük masrafı 23 Cent'i aşmıyor” diye övmüştü. Bu sözlere o dönem 'vatan haini” Nâzım Hikmet dışında sesini yükselten çıkmamıştı. Menderes...
Her gün aynı, her film aynı!
Neredeyse klasik haline gelmiş Bugün Aslında Dündü (The Groundhog Day, 1993) filmini izlemeyenler için Ölüm Günün Kutlu Olsun (Happy Death Day) filminin hikâyesi çok ilgi çekici olabilir. Ancak Bugün Aslında Dündü filmini izlemiş olanlar...
Müthiş kadroyla vasat film: Cingöz Recai
Haftanın en dikkat çekici filmi, merakla beklenen Cingöz Recai idi. Onur Ünlü'nün Kenan İmirzalıoğlu'yla ilk işi değil Cingöz Recai. Ünlü, Deli Yürek dizisinin senaristi ve oyuncusuydu. Hatta Yusuf Miroğlu'- nun önüne atlayıp...
Duygusal mastürbasyon
Ana akım televizyon kanalları geçtiğimiz bahar aylarında, teröristlerle savaşan askerlerin hikâyelerini anlatan üç diziyi peş peşe ekrana sürdü. Kanal D'nin 'İsimsizler”i, Star TV'nin 'Söz”ü ve FOX TV'nin 'Savaşçı”sı......
Hollywood, göçmenlerin sırtında yükseldi
ABD bir göçmenler ülkesidir. 'Amerika, her alanda öncü ve büyük olmasını göçmenlerine borçludur” demek yanlış olmaz. Tam bir kültür ve yetenekler harmanı olmuştur Amerika. Mesela bugün Hollywood dünya sinema pazarına egemense ve...
Sinema bir din olsaydı…
'Sinema bir din olsaydı, Stanley Kubrick o dinin tanrısı olurdu.” Hakkında böylesine iddialı bir şey söylenen bu adamı sinemadan az çok anlayan herkes bilir. En kötü ihtimalle adını duymuştur. Öyle bir yönetmen ki, yaklaşık elli...
Evimizdeki Yabancı: Televizyon
İnsanlar evlerine kimse girmesin diye kapılarını ve pencerelerini kapatıyor ama sonrasında televizyonlarını açıyor. İyiliğiyle, kötülüğüyle bütün dünya salonda artık! Bir zamanlar her evde radyo varmış, her semtte de sinema. Televizyon...
Onur Ünlü, Recep İvedik ve Şaban
Çok iyi işlere imza atan yönetmen Onur Ünlü, Recep İvedik karakteriyle ilgili ilginç bir bakış açısı getirmişti. Ünlü, 'Recep İvedik'i herkes gömü- yor. Recep İvedik'in gömülmesinin sebebini anlamıyorum, insanlar neye...
Vine’dan vizyona!
Cem Gelinoğlu, Vine'da çektiği 6 saniyelik videoları ilgiyle izlenen, hatırı sayılır hayran kitlesine sahip bir internet fenomeniydi. Ali Kundilli, Yok Artık 2, Ali Kundilli 2 filmlerinde oynadı ve filmleri hiç de fena olmayan gişeler yaptı....
İki yiğit çıktı meydane!
Hindistan, tarihi boyunca güreş dalında hiç altın madalya kazanmamıştı… Ta ki 2010 yılına kadar. O yıl hiç 'profesyonel” güreş eğitimi almamış olan 22 yaşındaki Geeta Phogat, tüm engelleri aşarak Hindistan'a güreş dalında...