banner87

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanın Putin ile sadece brokoli ihracatını mı konuştu?

Ya da Antalya turizmini mi?

Tabii ki hayır...

Nitekim, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Rusya dönüşü uçakta çok önemli açıklamalarda bulundu.

O zaman bu açıklamaların ışığında olayın perde arkasını bir aralayalım.  Öncelikle şunun altını çizmekte fayda var. YURT Yayın Grubunun diğer yazarları gibi ben de Türkiye'nin birlik ve bütünlüğü, parlementer sistemin faydasına inanan ve savunan bir kişiyim. İç siyasetteki muhalif tavrımız başka, dış politikadaki tavrımız başkadır. Eleştiri hakkımız saklıdır. Ama hiç ama hiç kimse, hiçbir devlet Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, dış işleri bakanı balta olmak üzere saygısızlık yapamaz, yaparsa da karşısında oluruz.

Türkiye Obama yönetiminin PKK-PYD-YPG cephesini NATO silahları ile donatılmasını, Suriye ile Irak'ın parçalanma çalışması olarak  görüyor ve bunu da beka yani varlık sorunu olarak algılıyor.

Doğru bir bakış. Bu sebeple le NATO'nun askeri kanadına, "Size üye olmamamız,  bağımsız davranmamızı engelleyemez" diye mesafe koyuyor.

Erdoğan, Türkiye'nin her ülke gibi kendi savunma sistemini oluşturma hakkı olduğunu, bunu NATO içinde sağlayamaması halinde Rusya ile yapabileceğini söylüyor, haklı da. ABD, AB ve NATO bu soruna ve Türkiye'ye sırtını dönemez.

Bu noktada Rusya üzerinden S-400 hava savunma füze sistemini edinme çabaları ile Çin devreye giriyor. Rusya ile flört alenileşiyor.

İRAN, ORTA AVRUPA İTİFAKI VE RUSYA

Türkiye ister istemez bazı sözler veriyor. Bu da gecikince de ilişkiler karmaşıklaşıyor. Türkiye NATO ile Rusya'nın başını çektiği protestan-ortadoks-ittifakı arasında kalıyor. Halk dili ile tam arafta bir durum.

NATO 15 Temmuz dahil Türkiye'deki iç çekişmeleri kargaşaya çevirerek, kullanarak YPG'yi legalleştirme, Suriye ve Irak'ı bölme planları yapıyor. Türkiye buna karşı çıkıyor. Rusya da kendi isteklerini kabullendirmek, belki de Erdoğan'ın verdiği sözleri yerine getirmesini sağlamak amacıyla orta Avrupa ittifakını karşımıza dikiyor.

Almanya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan ve Hollanda (çarşamba günkü genel seçimlerini de dikkate alarak) ile yaşanan sorunlarına böyle bakın.

Rusya ve Putin Türkiye'yi tam yanına çekmek için tavşana kaç tilkiye tut diyor. Almanya ve Avusturya Rusya ile mutabakata varmadan parmağını oynatmaz.

Bu ittifakta kim ne derse desin İran hep yanımızda olmuştur. 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü  dahil.

15 Temmuz'un gerçek tarihi yazılınca İran Dış İşleri Bakanı  Muhammed Cevad Zarif'in "o gece uyumadık"  sözlerinin gerçek anlamı da içeriği de ortaya çıkacak.

Peki Putin ne diyor?

Rusya'nın hava savunma sistemlerini edinmek için NATO'nun askeri kanadından çıkın.

Türkiye mesafe koyacağını söylüyor, ama Putin daha önceki konuşmaları  baz alarak söz verildi sayıyor.

Rusya Montrö'nün uygulanarak NATO bayrağı altında ABD savaş gemilerini Karadeniz'de  istemediğini haklı olarak dile getiriyor. 

Buna misilleme olarak da Bulgaristan'ın Varna limanından getirilmesi planlanan ve Avrupa'ya doğalgaza boğacak olan boru hattı restini tekrar masaya koyuyor.

Türkiye de Türk akımının önünü kesecek olan bu projeyi engellemek adına Akkuyu Nükleer Santralinin akıbetini ortaya atıyor. Tarih olarak da Mayıs yani referandum sonrasını işaret ediyor.

Rusya gezisinin olumlu yönlerinden birisi de Türkiye'nin Rusya üzerinden  de olsa Esad rejimi arasında PYD konusunda ortak hareket ihtimali. Türkiye Suriye'nin ve Irak'ın bürünlüğünü çok önemsiyor. Kendisinin varlık sorunu olarak görüyor.

Ama Sayın Erdoğan, keşke aylar önce Dış İşleri eski bakanı Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel ve Bendeniz aracılığı ile Başer Esad'ın Yurt'a verdiği, "Kardeş olmaya mecburuz" demecini ve sözlerini ciddiye alsaydınız da Rusya üzerinden konuşmak zorunda kalmasaydınız.

Rusya dönüşü sizi daha doğrusu AKP Genel Başkanı Ve Başbakan Binali Yıldırım'ı TV'de karşılıklı konuşamaya davet eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na, "Seninle biz neyi konuşacağız ki" demişsiniz.

O uçakta bulunan tek bir gazeteci size şunu soramamış, ya da sormamış

"Sayın Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin beka sorunlarını Putin ile konuşabiliyorsunuz da neden CHP Genel Başkanını çağırıp baş başa bilgi vermiyorsunuz. Buna ihtiyaç duymuyorsunuz?"

Yenikapı'da kaldırmaya ihtiyaç duyduğunuz bu eli ve cumhuriyetin kurucu partisi CHP ile ne sorununuz var?

15 Temmuz'da ihtilal karşıtı açıklama yapmadan yere inmediğiniz Kılıçdaroğlu ve CHP'ye gareziniz ne?

Şavşat'ta PKK kurşunu yiyen Kemal Kılıçdaroğlu değil miydi? Yoksa çadır mahkemeleri kurarak dağdan inen terör örgütü mensuplarını karşılayan Kılıçdaroğlu muydu?

Cevabı belli. Bu soruya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "tek adam göz yaşı, kan getirir" sözleriyle veriyor. Bu referandum isimler üzerinden konuşulacak bir konu değildir. Türkiye tek adamın cebine sığmayacak kadar büyük bir ülkedir.

DİPLOMASİ ÖNCE ARKANA BAKAR

Türkiye tarihi bir dönemeçten geçiyor. Diplomaside bir bakış vardır. Madada önce arkana sonra yüzüne bakarlar. Yeterli halk desteği var mı? Etkin silahlı gücü var mı? sondan başlayalım. Türk Silahlı Kuvvetleri 15 Temmuz yıkıntısından çabuk ve güçlenerek çıktı. Hemen toparlandı. Üstüne üstlük Suriye'de başarılı oldu. Bunu Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve komuta kademesi ile çekinmeden canını ortaya koyarak şehit olan 70'in üstündeki şehit ve gazilerimize borçluyuz.

Birinci maddeye gelirsek. Tayyip Erdoğan biliyor ki, 15 yıllık iktidarı içte ve dışta yıprandı. Diplomatik görüşmelerde  halk desteğinin arkasında olduğunu vurgulamak için bu gerekli olmayan referandumu ortaya attı. Bu noktada yanılıyor. Türkiye hayır'a evetten daha yakın. Sonuç ne olursa olsun içe,ride ve dışarıda yıprandı.Türkiye bu itibarı sadece halk oyu ile kazanamaz. belki geçici olarak güç kazanır, ama itibar ve yaptırım asla kazanamaz. Hele hele Ana muhalefet liderine, "konuşacak ne var ki" mantığı ile asla.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.