Hollanda ile gergin ilişkiler ‘evet’ ya da ‘hayır’a ne derece etkili olacak?

Önümüzde daha bir ay var…

Uzun zaman…

Almanya ile başlayan Hollanda ile devam eden gerginlik Avrupa’da sanıldığı gibi ‘evet’leri artıracak bir unsur değil.

Tam tersi yıllardır o bölgelerde yaşayan insanlarımızı ‘büyük tereddütlere’ düşüren bir unsurdur.

Bu tartışmalarla ‘evet’ kanadını oluşturan AKP ve MHP’nin ‘gerginlikten faydalanmaya çalıştığı’ da ortada.

Ancak 15 yıllık iktidar sonunda özellikle AKP seçmeni ‘mütereddit’ yani tereddütlü.

Bu tereddütlerinde muhalefet cephesinin çok etkisi olduğu da söylenemez.

Nelerden tereddütlü?

Bir dargın bir barışık dış politikadan…

Önce İsrail ardından Suriye ile başlayan ‘ön balayı’ ardından ‘düşmanlaşma’ boyutuna varan kötü ilişkiler.

Zaman zaman Irak hatta İran ile itişme.

Rusya ile savaş noktasına gelme.

Ardından Almanya, Hollanda, Danimarka’nın içinde bulunduğu Orta Avrupa krizi…

Özellikle AKP seçmeni iktidarın iç ve dış politikada ‘yıprandığını’ görüyor.

Tam yetki verdiği iktidar temsilcilerini birden bire ‘yetmez, daha fazla yetki’ talebini doğrusu anlayamıyor, mantıklı bulmuyor.

Bu sebeple bu ‘tantana’ öncelikle AKP, ardından MHP seçmenini ikna etmeye yöneliktir.

Hiç kimse iktidar ‘yıpranmadı’ diyemez.

Cumhurbaşkanı Erdoğan her fırsatta ‘yeni siyaset’ gerekliliğine vurgu yapıyor.

Doğru bir tespit, ama hep söylüyorum, eskiyi muhafaza ederek, bozarak yeni yapabilir misiniz?

Elbette hayır…

Bu sebeple Erdoğan önce AKP seçmenini ikna etmeye çalışıyor.

Gençleri kazanmaya da…

Nitekim FETÖ örgütü ile mücadelenin başlangıç tarihi olan 17-25 mücadelesi, ‘tepedekilerin’ mücadelesi olarak geçti.

Vali, memur, iş adamı yani yönetim kademesindeki Gülen sempatizanları bunu muhafazakârların bir ‘iç kavgası’ yani koltuk kavgası olarak gördüğünden oyunu yine AKP’ye verdi.

Şimdi AKP seçmeninin yüzde 10’luk kesimi ‘neden daha çok yetki’ diyerek, bu referandumu sorguluyor.

Belki oyunu ilk seçimde AKP’ye verecek ama Tayyip Bey aşağı insin, ilçe, il başkanı, encümen üyesi sıfatıyla milletvekilleri ve bakanlar üzerindeki ağırlığımızı devredelim ki diye bakanlar az değil.

AKP’nin korkusu şu:

7 Haziran 2015 genel seçim sonuçlarına göre hiçbir siyasi parti tek başına iktidar olması gereken çoğunluğa ulaşmadı.

2002 yılından beri tek başına iktidar olan AKP yüzde 40,9 oy oranında kaldı.

CHP yüzde 25’e çıktı, MHP yüzde 16, HDP de yüzde 13 oy aldı.

Hükmet alternatifi çıkmadı.

Seçimler 1 Kasım’da tekrar etti.

AKP oyunu yüzde tam dokuz puan artırarak yüzde 49.49’a çıkardı.

CHP varlığını korudu.

MHP Koalisyona girmeme kararını yüzde 11.90’a, HDP hendek siyaseti ile yüzde 1076’ya siyaset hendeğine düştü.

Referandumda da taksimetrenin Haziran seçimlerinde olduğu gibi yüzde 40’lardan açılmasının önüne geçmeye çalışıyor.

Bu sebeple Kürt seçmeni sandığa götürmemeye, AKP ve MHP seçmenini de sandığa taşımaya gayret ediyor.

Fotoğraf bizce bu…

Bunun yanına AKP içindeki siyasi tasfiye ihtimalini, hatta tutuklama endişelerini koymuyoruz.

Sonuç ne olur bilinmez.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da tespit ettiği gibi, ‘evet’i anlatamıyorlar.

Bu anlatım bozukluğundan değil, AKP ve Erdoğan henüz ‘evet’i halkın önünde gerekçelendiremedi.

Tezleri zayıf kaldı, anlatamadı.

Ama görünen şu ki, Tayyip Erdoğan başta kendisi olmak üzere Başbakan Binali Yıldırım, Süleyman Soylu, Ömer Çelik, Mehmet Müezzinoğlu olmak üzere bütün kanatlarını koşturuyor.

Rahmetli Erol Olçok’un boşluğu çok belli oluyor.

Ama yine de nabzı adım adım tutuyor.

Peki, ‘evet’ çıkmayacağını anlarsa?

Erteleme gündeme gelir.

Hiç kuşkunuz olmasın.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.