banner87

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan partili cumhurbaşkanlığının yolunu açarak, başkanlık sistemine geçişe imkân veren anayasa değişiklik teklifinin referanduma bir an önce götürülebilmesi için AKP grubunun TBMM’yi gece gündüzçalıştırdı.

Teklif TBMM’de büyük tartışmalarla, kırgınlıklarla hatta kavgalarla geçti.

Gizli oy kuralı açık açık ihlal edildi, anayasa değiştirilmek  istenirken aslında defalarca anayasa ihlali yaşandı.
Kürsüler devrildi.
Kadın milletvekilleri bile neredeyse tekme tokat birbirine girdi...
Dünya’ya rezil rüsva olduk desek yanlış olmaz.
CHP dokuz milletvekili fazla çıkaramadığı için pişman oldu.
MHP ve Devlet Bahçeli hedef oldu.
Kısaca günlerce haşat olduk.
Sonuç, cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan referandum kanununu imzalamıyor.
Peki niye?
Referandum tarihini 23 Nisan’a getirmek için mi?
Referandumda hayır oranı evetlerden fazla olduğu için mi?
Kafası karışık olduğu için mi?
Yoksa başta PKK Lideri Abdullah Öcalan olmak üzere iç ve dış dinamiklerin tavrını “evet”e çevirmek için mi?
Bilemem, belki hiç biri belki de hepsi...
Ama kesin bildiğim bir şey var.
O da bir şey var. Evet ya da hayırlar en az yüzde 60’larda olmazsa Türkiye daha gerilir. Biz
evet hayır oyunu oynarken, Kandil Suriye içine tekrar taşınacak. Türkiye’ye şimdilik ikiz gibi duran Barzani belki de tekrar mesafe koyacak.
Ya da Mam Celal Barzani’yi tamamen devre dışı bırakacak. Suriye federasyona daha da yaklaşacak.
Kısaca dış politikada sadece yaya kalmayacağız, masadan tamamen dışlanacağız.
Ne uğruna...
Umarım Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kabul edilse bile 2019 yılında yürürlüğe girecek olan bu tasarıyı veto eder. En azından HSYK ile ilgili maddeleri, yasama yürütme dengesi açısından. Olur mu?
Sanmıyorum.
Bu referandumun muhatabı sadece CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu değildir.
Bu değişiklikle Türkiye ne ile karşı karşıya olacağını iyice anlamalıdır. Herkese iyice anlatmalıdır.
Sorun Tayyip Erdoğan değil, tek adam yönetimidir. Denetim mekanizmalarının aradan çıkmasıdır. 
CHP Anayasa Mahkemesine gidip gitmemeyi çok yönlü tartışmalıdır.
Bu arada başta Elif Türkmen hanımın harcaması gibi provokasyonlara dikkat etmelidir. Bunu söylerken Elif Türkmen hanımın sağına soluna aldırmadan 1 milyon 250 bin liralık haberleşme masrafını da asla masum göstermek istemem.
Hele hele 750 bin liralık bir harcamanın arkadan geldiği iddiası doğruysa durum daha da vahim. MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal’ın bu olayın ardında durduğu iddiaları da ilginçtir.

Bu konuda merhum Süleyman Demirel’den bir hatıra nakletmek istiyorum. Bir bayanla ilişki iddialarına karşılık merhum Demirel’in, “yaptın yapmadın, bilemem. Ama hükümetin itibarı söz konusu” demesi ve ardından o çok kıymetli siyasetçi olan bakanın, “baş üstüne” demesi önemlidir. 
Yoksa PTT’nin kazandığı parayı Elif Hanım cebine koymadı ki?
Ancak Türkiye’nin çok önemli bir dönemeçten geçtiğini var sayarsak bu alternatif de ortadadır.
Hiç birimizin CHP hele hele dişini tırnağına takarak gayret sarf eden Kemal Kılıçdaroğlu’nu zor durumda bırakmaya hakkımız yoktur.
Söz konusu olan Türkiye Cumhuriyetidir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet olmasaydı, bugünkü de Türkiye
Cumhuriyeti olmazdı. Ulusal irade kurulmaz, bağımsız ve özgür olamazdık. Demokrasiyi yaşayamaz, üniter devlet haline gelemezdik Padişahın, yani tek adamın vesayeti altında inim inim inler, Ulusların en arkasından sürüklenen bir toplum olurduk. Atatürk düşmanları kafalarına bu gerçeği soksunlar... 
Biz de iğneyi yanımızdan ayırmayalım lütfen.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.