Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı, Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminden beri çalışma arkadaşı olan Erdoğan Bayraktar, kime gittiğini açıklamadığı Avrupa Konutları’nın güvenlik görevlisini korumalarıyla birlikte evire çevire dövdü. Yaşanan rezalet, kamera kayıtlarıyla sabitken olayın büyümesi üzerine (araya kimler girdi, nasıl ikna ettiler henüz bilmiyoruz) sulh sağlandı. Bayraktar, twitter hesabından “Geldi, özür diledik, barıştık” dedi birkaç fotoğraf eşliğinde. Avrupa Konutları markasının sahibi Artaş Grup. Grubun başkanı ise AKP döneminde yıldızı parlayan TOKİ inşaatçılardan Süleyman Çetinsaya… Bilgi olsun diye yazıyorum...

Aslında bu olay ne ilk ne de korkarım son olacak. AKP’lilerin vatandaşa dayılanma, hakaret etme, dövme sicili gün geçtikçe kabarıyor.

İlk önemli olay, AKP Van Milletvekili Mustafa Bayram’ın 7 Temmuz 2004 günü gözaltına alınan oğlu Hamit Bayram için, Bölge Trafik Müdürlüğü’nü basarak oğlunu kaçırması oldu.

Ardından TBMM’de bahçıvanı Bilal Özdemir, yerleri süpürürken, ‘üzerine toz geldiği’ gerekçesiyle AKP Giresun milletvekili Hasan Aydın tarafından dövüldü. Isparta Tarım İl Müdürü Ramazan Nazlı, AKP milletvekilleri Emin Bilgiç ve Sait Armağan tarafından silahla tehdit edildiği ve dövüldüğü iddiasıyla savcılığa başvurdu. “5 gün iş göremez“ raporu aldı.

AKP Mardin eski milletvekili Selahattin Dağ, kendisine kimlik sorup üstünü aramak isteyen Mardin Havaalanı’nda görevli bir polisi fena halde dövdü. Ardından “Bir yanlış yaptı, biz de affettik. Ben polisi severim” dedi.

2009 yılında Adana’da yerel televizyon kanalını basıp, canlı yayın konuğu gazeteciyi döven eski milli boksör Osman Coşgun, mahkemeye mektup göndererek baskını AKP’li Seyhan Belediye Başkanı Azim Öztürk’ün talimatıyla yaptığını iddia etti.

Dönemin Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 2012 yılında Batman Bölge Devlet Hastanesi’nde geçici işçi olarak çalışan görme engelli Nurullah Mehmetoğlu’nun “Asgari ücretle çalışıyoruz. Koşullarının iyileştirilmesini istiyoruz” şikayetine, “Gözlerin görmediği halde sana iş vermişiz, daha ne yapalım?” yanıtını verdi.

“Takla at da görelim”

15 Nisan 2012’de Erzurum’un Pasinler ilçesine giden İçişleri Bakanı Şahin, kendisini gördüğü için sevindiğini belirten bir vatandaşa, “Nereden bileyim sevindiğini, hadi bir takla at, oyna da göreyim” dedi. Aynı yıl, Konya’nın Yunak ilçesinde, AKP’li belediye başkanı Yusuf Bayat, kendisine hakaret ettiğini öne sürdüğü market sahibi Tekin Erdağ’a, herkesin gözü önünde tokat attı. Market sahibi Erdağ, “Polise şikayet ettim. Hakkımı sonuna kadar arayacağım” dedi.

AKP’lilerin ‘dayakla yola getirme' alışkanlığı son yıllarda hızlı bir artış gösteriyor. Özellikle 2015 yılında yaşanan haziran ve kasım seçimlerinde çok sayıda kişi, AKP’li adayların adamları tarafından darp edildi. Gerekçe ise el sıkmamaları, konuşmamaları… Örneğin, AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge, haziran seçimleri öncesi Sıraselviler’de esnaf ziyareti yapıyordu. Kuaför Mustafa Genç, Bürge’nin elini sıkmadı, kısa bir süre sonra Bürge’nin yanındakiler kuaföre meydan dayağı attı.

Bu yılın mart ayında AKP’li Kemalpaşa Belediyesi’nde çalışan memur olarak çalışan Ercan Okumuş, sosyal medya paylaşımları sebebiyle önce Belediye Başkanı Arif Uğurlu’nun sözlü uyarısına uğradı daha sonra AKP’li personel tarafından dövüldü.

Madenci yakınına meydan dayağı


Herhalde bu ülkede vicdanları en çok yaralayan olaylar Soma’da yaşandı. 301 madencinin hayatını kaybettiği maden kazasında Başbakan Erdoğan’ın özel kalem müdürü Yusuf Yerkel, Erdoğan’ı protesto eden bir vatandaşı tekmeleyerek dövdü. Yerkel, bir süre sonra görevinden istifa etti, daha sonra da daha iyi bir göreve getirildi. 

Peki tüm bu pervasızlık nasıl yaşanıyor, neden yargı, sivil toplum kuruluşları, vatandaşlar, basın vs... tepki göstermiyor? Çünkü vatandaşı fırçalayan, itip kakan, dövenlerin hepsi “reisleri” Erdoğan’dan feyz alıyor. Kendisinin bu konudaki karnesi epey dolu. Her gün ekranlardan, kürsülerden ettiği hakaretleri bir yana bırakıp sadece 2 örnek vereceğim.

Tarih 12 Şubat 2006’ydı, Erdoğan, Mersin’de “Çiftçinin hali ne olacak, 2 yıldır anamız ağlıyor” diyen vatandaşa “Artizlik yapma lan, ananı da al git” diyerek yeni bir dönemi başlatmıştı. O tarihten sonra AKP’li bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, il ve ilçe meclis üyeleri hakaret, fırça atma ve dayağı sık sık kullanmaya başladı. Bu tavrın aksiyona dönüşmesi Soma’da sığınmak zorunda kaldığı markette vatandaşa attığı tokatla oldu.

Yine sözü güvenlik görevlisine getireceğim. Sadece görevini yaptığı için meydan dayağı yiyen bu kişi, neden Bayraktar’ın ayağına gidip özür diledi? Yapacağı şey şikayetçi olmaktı. Acaba birileri işten atmakla, bir daha iş bulamamakla mı tehdit etti? Tahmin etmek pek zor değil maalesef.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.