Bu köşede yalnızca sinemadan/filmlerden bahsetmeyeceğimizi, televizyonun ve daha geniş anlamıyla medyanın da yazılarımıza konu olacağını geçmiş yazılardan anlamışsınızdır.
Zaten köşenin isim babası değerli gazeteci büyüğüm Talat Atilla, “Sinema ve Ötesi” derken “ötesi” kısmından tam da bunu kastetmişti.
Geçtiğimiz hafta içi iki rezalet yaşandı televizyonlarımızda.
Bunlardan biri, RTÜK izdivaç programlarını yasaklayınca farklı bir formatla karşımıza çıkan Esra
Erol’un programında yaşandı.
Nikâha bir hafta kala evlatlık verildiğini ve âşık olduğu kişinin ağabeyi olduğunu öğrenen Ayşe isimli kadın, anlattıklarıyla ekran başındakileri deyim yerindeyse dehşete düşürdü.
Diğer rezalet Beyaz TV’deki ‘Hayatta Her Şey Var’ programında oldu.
İsmine yakışır olayların ara ara bize yansıdığı ve toplumda çok tartışılan hadiselerin vuku bulduğu programa bağlanan bir kadın izleyicinin, “Bilmeden eşimin ikiziyle birlikte oldum, hamile kaldım” şeklindeki itirafı izleyenleri şaşkına çevirdi.
Ajanslardan toplanan seyirciler mesele değil.
Programa gelen kayıp yakını, damat ya da gelin adayı ve benzeri kimselerin ajanstan tutulan insanlar olması asıl sorun.
Seyircinin dizi izler gibi böyle programları izlemesi boşuna değil.
Her bölümde entrikalar, tartışmalar ve yukarıdaki gibi skandal vakalar yaşanması izleyiciyi televizyonun başına kilitliyor.
Bir izdivaç programındaki nikâh memurunun kanalın servis şoförü çıktığını hatırlayın…
Ya da Turan Yener diye bir adam var mesela.
Muhtemelen bağlı olduğu ajansın göz bebeğidir!
Çünkü iyi rol kesiyor olacak ki kimi zaman damat adayı, kimi zaman bir olayın tanığı, kimi zaman da görüşmediği çocuklarını aramak için ekranlara çıkan bir adam bu.
Soru: Reyting için daha neler yapılabilir, ne kadar ileri gidilebilir?
Cevap: Bunun bir sınırı yok!
Neden yok?
Çünkü seyircinin ilgisi daha doğru ifadeyle “reyting” ancak böyle anormalliklerle sağlanabiliyor.
Seyirci böyle şeylere alıştıkça (tıpkı ilaç kullanımında olduğu gibi) olayın etki uyandırması için dozun giderek artması gerekiyor.
Daha tuhaf, daha flaş, daha marjinal, daha şiddetli, daha saçma daha daha daha…
Freni olmayan bir kamyon!
Normal insanlar asla televizyonun veya gazetenin konusu olamaz.
Gazetecilikte kuraldır hatta: köpeğin insanı ısırması haber değildir, insanın köpeği ısırması haberdir!
İşte tüm bunlar nedeniyle, reyting uğruna buram buram kurgu kokan televizyonlardaki bu olaylar bitmeyecek, aksine dozunu arttırarak devam edecek.
İyi seyirler!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cengiz 2017-11-05 21:16:27

okadar cok tv kanali var hepsinin programlari genelde ayni,,,reyting yapmak istiyorsan yaptigin program biraz inandirici olsun,,,kurgu dan reyting beklemek sacmaliktir,,yada sahtekarliktir,,,millet olarak herseyi cok abartiyoruz,,,