Çağımızın hastalığı: Açıklanamayan kısırlık

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nadide Korkut, günümüzde açıklanamayan kısırlık durumunun çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin önündeki en büyük engel olduğunu belirtti ve nedenlerini anlattı.

Çağımızın hastalığı: Açıklanamayan kısırlık

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nadide Korkut, günümüzde açıklanamayan kısırlık durumunun çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin önündeki en büyük engel olduğunu belirtti ve nedenlerini anlattı.

18 Mart 2018 Pazar 18:00
Çağımızın hastalığı: Açıklanamayan kısırlık

Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin son zamanlarda en sık rastladığı sorunun başında açıklanamayan infertilite (kısırlık) olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nadide Korkut, infertilitenin (kısırlık) bir çiftin düzenli cinsel aralıklarla birlikte olmasına rağmen bir yıl boyunca gebe kalamaması durumu olarak tanımladı.

Bu durumda her iki tarafında bütün araştırmalarının yapılmasının ve infertilite nedeninin incelenerek kişiye göre tedavi edilmesi gerektiğinin altını çizdi ve sözlerine şöyle devam etti; “Hiç çocuk sahibi olmayan ve bir yıldır çocuk sahibi olamayan: primer infertilite, bir çocuğu olan ancak ikinci çocuğa sahip olamamak: sekonder infertilite olarak ayrılır. Bunların nedenleri çok farklı ve fazladır. İnfertilitede çiftlerin ikisinin de önemli ölçüde katkısı vardır. Genelde özet olarak %50 kadına, %50 erkeğe ait nedenlerden kaynaklanır.” dedi. Bunların içinde tıbbın tam açıklayamadığı bugünkü gelişmelere göre araştırılan genetik, imminolojik hormonal ve yapısal problemler de vardır.

ERKEN MENOPOZ ORANI ARTIYOR!

kisirlik1

Hormonal dengesizliklerin arttığının altını çizen Op. Dr. Nadide Korkut, “Son zamanlarda 20-30 yaşlarındaki bireylerde bile erken menopoza girme oranı arttı, sperm kaliteleri hem sayı hem yapı olarak bozuldu. İlerleyen teknolojiyle beraber hücreler zarar görebiliyor, toksik ya da kimyasal maddeler ile durum ortaya çıkabiliyor. Bu maddeler spermlere, yumurtalıklara zarar verebiliyor. Bütün dünyada bu böyle. Buna karşılık erken yaşta ergenlik dönemi başlıyor, üreme hücrelerinde bozulma görülünce insanlık kendini korumaya alıyor. Burada da sağlıklı yaşam önem kazanıyor. İnsanlar kimyasal maddelerden, radyasyondan, GDO'lu ürünlerden kendini arındırmalıdır. Doğal yaşama ve stresi iyi yönetmeye dikkat edilmelidir.

Hamile kalmayı düşünen kişiler hatta sağlıklı olmak isteyen, yumurta hücrelerini korumak isteyen bireyler sağlıklı yaşama dikkat etmeli, stresle baş etmeyi bilmelidir. Ayrıca bazı durumlarda ve bazı hastalıklarda sperm ve yumurta hücreleri yeni teknolojilerle dondurularak saklanabilir. İnsanlar vücudunu sevmeli ve onu korumalıdır. İçki sigara gibi zararlı maddelerden uzak durmak gerekir. Sigara kullanımının erken menopozun nedenlerinden biri olduğu bilinmektedir. Spor yaparak toksinlerin atılması sağlanmalıdır. Hayata olumlu yaklaşmak, yiyeceklerin doğalını tüketmek, stresten, kötü alışkanlıklardan uzak durmak, bir takım olumlu düşüncelerle ruhen kendimizi temiz tutmak ve bedenen temiz tutmak bir de düzenli olarak spor yapmak immün sistemini güçlendirir.

YUMURTLAMA KONTROLÜ YAPTIRIN!

Kemik sağlığını korumak, yumurtlamayı kontrol etmek ve kanserden korunmak amacıyla her bireyin 6 ayda bir kontrole gitmesi çok önemlidir. Muayene ve USG'lerde durağan yumurta (antral oosit) sayımı önemlidir. Adetin 2. ya da 3. günü yapılan kan testleri ile hormanlar bakılmalıdır. Adette ufak bir bozukluk 21 günden daha sık ya da 35 günden daha seyrek olması birden bire sivilcelenme, kıllanma, vb. bunlar yumurtlama bozukluğu olduğunu gösteren belirtilerdir. Bu belirtiler dikkate alınmalıdır ve göz ardı edilmemelidir.” dedi.

Önerilen Haberler
Son Güncelleme: 18.03.2018 18:02
Anahtar Kelimeler:
HastalıkKısırlıkKadın
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.