Sağlık çalışanlarından Büyük Hekim Yürüyüşü: Mücadeleye devam

Sağlık çalışanları Tıp Haftası nedeniyle Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde Büyük Hekim Yürüyüşü düzenledi. Hekimler, "Mesleki itibarımızı korumanın, haklarımızı savunmanın, sorunlarımızın çözümünün ancak ve ancak meslek örgütümüzle ve örgütlü mücadelemizle olacağını biliyoruz. Asla ve kat'a yılmıyoruz, bıkmıyoruz, korkmuyoruz" dedi.

Sağlık çalışanlarından Büyük Hekim Yürüyüşü: Mücadeleye devam

Sağlık çalışanları Tıp Haftası nedeniyle Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde Büyük Hekim Yürüyüşü düzenledi. Hekimler, "Mesleki itibarımızı korumanın, haklarımızı savunmanın, sorunlarımızın çözümünün ancak ve ancak meslek örgütümüzle ve örgütlü mücadelemizle olacağını biliyoruz. Asla ve kat'a yılmıyoruz, bıkmıyoruz, korkmuyoruz" dedi.

17 Mart 2019 Pazar 16:47
Sağlık çalışanlarından Büyük Hekim Yürüyüşü: Mücadeleye devam

Sağlık çalışanları, Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB) çağrısıyla, 14 Mart Tıp Bayramı Haftası kapsamında Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde bir araya geldi. Hastane önünde toplanan hekimler, "Ülkemize, mesleğimize, geleceğimize sahip çıkıyoruz" diyerek Kadıköy İskele Meydanına yürüdü.

"Savaşsız, sömürüsüz bir dünya herkese eşit, ücretsiz sağlık hizmeti iyi ve onurlu hekimlik", "14 Mart Büyük Hekim Yürüyüşü", "Yeni Zelanda katliamını kınıyoruz" pankartlarını taşıyan yüzlerce hekim, "Savaşlar her zaman halk sağlığı sorunudur", "Savaşa değil sağlığa bütçe", "Sağlıkta ticaret ölüm demektir", "Cinsiyetçi ayrımcılığa şiddete son", "Zorbalığa karşı demokrasi savunuyoruz", "Eşitsizliğe karşı adaleti savunuyoruz", "Sağlıkta şiddet artık bitsin" dövizleri taşındı.

Yürüyüş boyunca sık sık "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Savaşa değil sağlığa bütçe”, “Savaşta sağlık şiddet demektir” sloganları atıldı. Eyleme beyaz önlükleri ve beyaz balonlarla katılan hekimlere CHP Milletvekili Ali Şeker, HDP Milletvekili Oya Ersoy, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen de destek verdi. Yürüyüş boyunca hekimlere çevredeki yurttaşlar alkışlarla destek verdi.

Yürüyüş sonunda Kadıköy İskele Meydanına gelen hekimler, burada hayatını kaybeden meslektaşları için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

'HERKESE EŞİT, ÜCRETSİZ SAĞLIK HİZMETİ VERİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ'

Burada ilk sözü İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof Dr. Pınar Saip aldı. Saip, "Sağlığın herkes için hak olduğunu savunmak için buradayız. Maalesef hastaneler bugün işletmeye çevrilmiş durumda. Hastalar müşteriye çevrilmiş durumda. Sağlık kurumları parçalanıyor, bölünür, yok ediliyor. Üniversite hastaneleri ekonomik olarak çökertilmekte. Gelecekte tıp eğitimini alanların ve hastaların ciddi sorunlar yaşayacağı anlamına geliyor. Kıskıştırdılmış bir sağlık talebi karşısında, yoğun iş gücü içinde hekim arkadaşlarımız tükenmiş ne yazık ki mesleki terk etmeye yönelmekteler. Hastaları müşteriye çevirmeye gerek yok. Vergilerden üniversitelerimize destek sağlanabilir. Şuanda bilim dışı tedaviler ortaya çıkmaya başlamıştır. Ne yazık ki sülükcüler, hacamatçılar takdir görmeye başlamıştır. Bilimselliğin korunduğu bir sağlık sistemi kurulabilir. Bilim dışılığa karşı olmak için buradayız. Gerçek bir sağlık sisteminin kurulmasını istiyoruz. Herkese eşit, ücretsiz sağlık hizmeti verilmesini talep ediyoruz. Meslektaşlarımızın emeklerine uygun bir şekilde emekliliklerine yansıyacak ücret talebimiz için buradayız. Bu topraklarda vardık var olmaya devam edeceğiz" diye sözlerine son verdi.

'HER ZAMAN BARIŞTAN VE ÖZGÜRLÜKTE YANA OLDUK'

Açıklamayı TTB Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman, açıklama yaparak 14 Mart 1919’dan hekimlerin Tıphane-i Amire’nin 92. kuruluş yıldönümünü kutlamak için yaptıkları toplantıya değindi. O günlerden bu yana ülkede hekimlerin her zaman ülke sorunlarına duyarlı olduklarına değinen Adıyaman, her zaman bilimden, aydınlanmadan, laiklikten; her zaman bağımsızlıktan, barıştan ve özgürlükten yana olduklarını söyledi. Hekimlerin hiçbir zaman sessiz kalmadıklarına işaret eden Adıyaman, “Bulaşıcı hastalıklara karşı nefer, deprem mağdurlarına şifa oldular. Doğanın talanına, nükleer belasına karşı durdular. Her zaman iyi hekimlik ve insan haklarından yana oldular. Savaşların halk sağlığı sorunu olduğunu söylemekten, etik ve deontolojik değerleri korumaktan vazgeçmediler. Sağlıkta yaşanan sorun ve yetersizliklerin ülkedeki yönetim anlayışından, önceliklerinden, tercihlerinden ayrı düşünülemeyeceğini savundular” dedi.

Hekimlerin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Adıyaman, “Her şeyden ve herkesten çok; doğumdan ölüme insanın en çıplak hallerine şahitlik ediyor, en çaresiz anlarında yardımına koşuyor, güçsüzlerin gücü, çaresizlerin çaresi olmak, ölümle ve hastalıklarla mücadele etmek, sağlık ve şifa dağıtmak için çalışıyoruz. Yılda 720 milyon muayene, 14 milyon yatan hasta, 5 milyon ameliyat, 1,3 milyon doğum gerçekleştiriyoruz” diye belirtti.

'ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZE DEVAM EDİYORUZ'

Hekimleri asıl yoran şeye değinen Adıyaman, “Mesleklerimizi itibarsızlaştırılması, emeklerimizin ucuzlatılması, kötü çalışma ortamları, ağır çalışma koşulları, parça başı işleme dayalı ücretlendirme, piyasanın vahşi koşullarına terk edilen, ticarileşmiş sağlık hizmetleri, kışkırtılmış talep, kışkırtılmış şiddet ve sevgisiz, hürmetsiz, değer bilmez sağlık yöneticileridir” ifadelerini kullandı.

Adıyaman, “Bizler de kökleri 1929’da Etıbba Odaları ile atılan 90 yıllık tabip odalarımız ve Türk Tabipleri Birliğinin öncülüğünde, 100 yıl önce olduğu gibi bugün de ülkemize, mesleğimize ve geleceğimize sahip çıkıyoruz. Mesleki itibarımızı korumanın, haklarımızı savunmanın, sorunlarımızın çözümünün ancak ve ancak meslek örgütümüzle ve örgütlü mücadelemizle olacağını biliyoruz” diyerek geçmişten aldıkları güçle ve geleceğe olan inançlarıyla mücadele ettiklerini söyledi.

Hekim yürüyüşü, atılan sloganların ardından yaşamını yitirenler hekimler için uçurulan balonlarla sona erdi.

Son Güncelleme: 17.03.2019 22:13
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.