banner58

Yaşlanmaya meydan okuyun!

Yüzdeki yaşlanma belirtilerine karşı geliştirilen ameliyatlı ve ameliyatsız yöntemler hakkında bilgi veren Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aykut Özpür, "Cilt kalitesini artırmak için cilt beslenmesini artıran PRP ve mezoterapiler, cildin lekelenmiş ve hasarlanmış yüzeyi için soyma işlemleri (dermabrazyon, lazer, kimyasal peeling), hyalüronik asit enjeksiyonları ameliyatsız cilt gençleştirme yöntemlerindendir" dedi.

Yaşlanmaya meydan okuyun!

Yüzdeki yaşlanma belirtilerine karşı geliştirilen ameliyatlı ve ameliyatsız yöntemler hakkında bilgi veren Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aykut Özpür, "Cilt kalitesini artırmak için cilt beslenmesini artıran PRP ve mezoterapiler, cildin lekelenmiş ve hasarlanmış yüzeyi için soyma işlemleri (dermabrazyon, lazer, kimyasal peeling), hyalüronik asit enjeksiyonları ameliyatsız cilt gençleştirme yöntemlerindendir" dedi.

02 Ağustos 2017 Çarşamba 16:28
83 Okunma
Yaşlanmaya meydan okuyun!

"Yüz konturlarının belirginleştirilmesi, özellikle orta yüzde oluşan hacim kaybının yerine konması, derin kırışıklıkların tedavisi ve dudakların dolgunlaştırılmasında da dolgu maddeleri kullanılır" diyen Op. Dr. Aykut Özpür, "Yüz gençleştirme için uygulanan ameliyatsız yöntemlerde amaç cilt kalitesini artırmak, yüzdeki hacim kaybını yerine koymak, cilt kırışıklıklarını düzeltmektir. Özellikle göz çevresi ve alında oluşan kırışıklıkların tedavisinde botoks uygulaması son derece etkilidir. Botoks uygulamalarındaki amaç mimik kaslarını zayıflatarak kırışıklıkların oluşmasını veya derinleşmesini engellemektir" diye konuştu.

Yüz gençleştirme işlemlerinin yüz germe, boyun germe, kaş kaldırma, göz kapağı estetiği gibi ameliyatların yanında botox, dolgu, lazer, peeling gibi uygulamaları da içerdiğini anlatan Op. Dr. Özpür, kime hangi işlemlerin gerekli olduğu konusunda, hastanın ve doktorun ayrıntılı şekilde tartışıp birlikte karar vermesi gerektiğini belirtti.

"GENÇLİK DÖNEMİNDE OVAL ŞEKİLLİ OLAN YÜZ YUVARLAKLAŞIR"

Op. Dr. Özpür, konuşmasına şöyle devam etti:

"Yaşlanmayla birlikte yüzümüzde üç ana doku olan deri, deri altı yumuşak dokular ve kemik yapılarında ciddi değişiklikler olur. Yaşlandıkça cilt incelir. Elastikiyetini ve nemini kaybeder. Daha kuru ve mimik kaslarının etkisiyle kırışık bir hale gelir. Genellikle ilk belirtiler kaz ayaklarındaki ince kırışıklıklar ve güneş kaynaklı lekelerdir. Bununla birlikte kaş arasında dikey çizgilenmeler, alında ve boyunda yatay çizgiler meydana gelir. İnce derili kişilerde mimik kasları da kuvvetliyse kırışıklıklar daha fazla ve erken oluşabilir. Yaşlanmanın diğer belirtisi cilt altı yağ dokusunun azalmasıdır. Göz ve göz etrafı dokuları iskeletize olur. Gözaltı torbaları oluşur. Yanaklar ve orta yüz dolgunluğunu kaybeder ve basıklaşır. Deri altı dokularının erimesiyle deri fazlası çene kenarında, burun ve ağız bileşkesinde yığılır. Yaşlanmayla yüz kemiklerinde de hacim kaybı olur. Bu etki özellikle göz küresi etrafında belirgindir.  Yer çekimi etkisiyle gençlik döneminde oval şekilli olan yüz yuvarlaklaşır. Yanakların sarkması ve çene kenarında cilt yığılmasıyla birlikte oval olan şekil giderek dikdörtgen bir hale gelir."


GENETİĞİMİZİ DEĞİŞTİREMESEK DE YAŞLANMA ETKİLERİNİ GECİKTİREBİLİRİZ

Yüz yaşlanmasının genetik yapı, alışkanlıklar ve çevresel etkilere bağlı olduğunu ancak en büyük etkenin genetik faktörler olduğunu söyleyen Özpür, şöyle devam etti:


"Yaşlanmanın etkilerini en çok belirleyen genetik faktörlerdir. Her ne kadar genetiğimizi değiştiremesek de yaşlanma etkilerini geciktirebiliriz. Düzenli nemlendirici ve cilt bakım ürünlerini kullanmak, güneş ışınlarından uzak durmak, cilt temizliğini ihmal etmemek ve yoğun makyaj yapmamak cildimizde yaşlanma etkilerini yavaşlatabilir. Cilt kalitesini bozan ve yüzü yaşlı gösteren önemli etkenlerden biri de sigara kullanımıdır. Düzenli uyku, stresten uzak yaşamak, iyi beslenmek, bol sıvı almak genel olarak sağlıklı yaşamamıza yardımcı olduğu gibi daha genç görünmemizi de sağlayacaktır."


ÜZ GENÇLEŞTİRME AMELİYATLARI NELERDİR?

Yüzde oluşan yaşlanma sorunlarının çözümünü kolaylaştırmak için yüzün temel olarak 3 bölgeye ayrıldığını söyleyen  Özpür, sözlerini şöyle noktaladı:

"Üst yüz; alın, kaşlar, üst göz kapakları ve şakakları, orta yüz; alt göz kapağı, yanaklar ve elmacık kemiklerini, alt yüz; dudaklar, çene ve boyun bölgesini içerir.Her bölge için uygulanması gereken işlemler farklıdır. Üst yüz için alın germe, kaş askılama şakak germe, üst göz kapağı cerrahisi planlanabilir. Orta yüz gençleştirmedeki amaç alt göz kapağı ve yanak ilişkisini düzeltmektir. Bu amaçla orta yüz germe, alt göz kapağı cerrahisi planlanabilir. Alt yüz bölgesinde çene kenarına yığılan deri fazlasının düzeltilmesi, boyunda oluşan yağ ve cilt fazlasının alınması, dudaklardaki kırışıklıkların azaltılması amaçlanır.  İyi bir muayene ve değerlendirme sonrasında hastanın ihtiyacı olan işlemler ayrıntılarıyla belirlenir. Aynı zamanda kaybedilen cilt altı yağ dokusunu yerine koymak için yüz vücuttan alınan yağ hücreleriyle desteklenir."


 

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.