banner87
Her 2 Temmuz, 35 canımızı yeniden alır aramızdan.. Her yıl 35 ‘can’ımız 23 yıl önce 1993 2 Temmuz’unda Madımak’ta kudurmuş cehennem zebanilerinin, ateşinde hak için nar oldu… Biz de her 2 Temmuz’da o ateşin narında yanarız. Madımak İnsanlık tarihinin yüz karasıdır. Yamyam bile ‘beslenmek’ için ‘insan canına’ kıyar.. Bu ateş insanlığı yakmıştır. Ellerinde bidonlarla, can yakan zebanileri seyredenleri de, göz yumanları da ‘ama’ diye başlayan goygoycuları da yakmıştır. Aradan 23 yıl geçti. O gün tam anlaşılamayan bu katliam özellikle gençler arasında lanetle anılıyor. Bu tek bir olay değildir. Devlet denen yapının ‘görmezden geldiği’ süregelen bir olaydır. 60-70 yıla dayanan katliamlar zincirinin son halkasıdır Madımak. Malatya’da, Kahramanmaraş’ta, Çorum’da, Gazi Mahallesinde yaşananların aynısıdır. Cumhuriyetçi Demokratları, Kahrolsun ABD diyenlere uygulanan zulümdür. Sivas katliamı, tesadüfü bir olay değildir, yüzyıllardan beri süregelen “Anadolu Alevilerine” karşı yapılan katliamların bir devamıdır.  Geçmiş yıllarda Nesimi’nin derisini yüzenler, Hallacı Mansur`u zamanın Muktedirinin buyruğu üzerine Bağdat’ta uzuvlarını keserek işkenceyle öldürenler, Pir Sultan’ı darağacında asanlar, şeriatçı bir ayaklanma yaratarak, genç Cumhuriyetimize gözdağı vermek için öğretmen-teğmen Kubilay’ı bıçakla paramparça ettiler. Dün, Kahramanmaraş’ta yüzlerce insanı öldürenler ve hamile kadınların karınlarına kılıç sokanlar; Sivas’ta 2 Temmuz 1993 de Madımak Otelini ateşe verenler “Vali gidecek, şeriat gelecek! Kemalist devlet yıkılacak! Şeytan Azize ölüm! Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu, Sivas’ta yıkılacak” gibi sloganlarla tekbir getirerek saldırıya geçip 35 insanı polisin, askerin ve binlerce insanın gözü önünde yaktılar.  Bugün de din adına ‘sahte cennet’ ile kandırdıkları canlı bombalarla kana DOYMUYOR. Ankara, İstanbul ve son olarak da Atatürk Havalimanı’nda yaşanan kanlı saldırılar Cumhuriyete ve laik düzene karşı; şeriatçı, yobaz bir ayaklanma ve başkaldırı olarak tarihteki kanlı yerini aldı. Sivas’tan nereye geldik.  Aslında hepsi birbirine bağlı. Bu arada Adalet Bakanlığı döneminde Sivas Madımak katliamı ile ilgili delilleri ‘iğne ile kuyu kazar gibi’ toplayan ve katilleri adalete teslim eden Seyfi Oktay Beye de şükran borçluyuz.  Adalet adına da, toplumsal barış adına da. Gençler bizi daha iyi anlıyor. Hem de önüne arkasına ‘ama’ koymadan, ya da ‘etnik’ ayrım yapmadan. Bu vahşet yeterince anlatılabiliyor mu? Bu bir kavganın tarafları arasında yaşananlar değildir.  Sadece, Yezit kılıklı canilerin, ‘yapay bir husumetle’ Hazreti Hüseyin’in torunlarına, yetimlerine  reva gördüğü bir zulüm değildir. İnsanlık suçudur. En önemlisi İslam dinine karşı işlenen bir insanlık suçudur. Yenişafak yazarı Tamer Korkmaz’ın deyimi ile ramazan ayı boyunca ‘sakız çiğnemek  oruç bozar mı?’ diye tartışan ve cebine milyonları indiren ünlü Prof. İlahiyatçılarımız Madımak konusunda tek bir kelime bile niye etmiyor? Atatürk Havalimanı’nı kana bulayan dinci örgütleri niye diline getirmiyor. Ya meleklerin hem dişi hem erkek olduğu yönünde tartışma açanlar IŞİD, DAEŞ ile ilgili ne diyor? Niye sus puslar? Yoksa IŞİD 5-6 devletin organizasyonu diye mi? Korkuyorlar da onun için sesleri  çıkmıyor! Buradan da RTÜK Başkanı ve üyelerine sesleniyorum. Din adına ahkâm kesen yobaz söylemlere, hurafelere müdahale etmenin zamanı gelip geçmedi mi? İyi bayramlar. Bayramdan sonra, dopdolu bir YURT ile karşınızda olacağız… 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.