Ulaştırma Bakanı, 31 Mart akşamı sokaklarda anarşi oluşmaması için türlü önlemler aldıklarını söyledi. Alınan o türlü önlemleri 24 Haziran gecesi yaşananlardan biliyoruz...

Yerel seçimlere az bir zaman kalmışken görünürde herkes 'itidal' çağrısı yapıyor. Özellikle CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, her konuşmasında ''Yeter, artık bu kavga dili bitsin'' diyor. Buraya kadar oldukça olumlu. Okuyanlarda ve duyanlarda 'sakin' bir seçim geçeceği hissi uyandırıyor. Ama 31 Mart'a giden yol kısaldıkça sokaktaki gerilim de tırmanıyor, tartışmaların şiddeti artıyor. Süreç AKP yöneticilerinin ve adaylarının seçmenleri tehdit etmesiyle başlamıştı. Artan gerilim bunun eseri. Türkiye'nin dört bir yanından hemen her gün ''Bize oy vermezseniz...'' diye başlayan ve seçmene cebren oy verdirmeye kalkanları haberlerini okuyoruz. Bu bazen, ''Bize oy veren cennete gider'' şeklinde oluyor, bazen de ''PKK'yla kol kola girenlere mi oy vereceksiniz'' ya da ''Bize oy vermezseniz Türkiye'nin önü kararır, beka sorunu yaşanır'' ifadeleriyle. Mealen bu içerikteki açıklamaları defalarca okuduk. Böyle sözlerin sarf edilebildiği bir ülkenin önü daha ne kadar kararabilir, bu ayrı soru tabii...

Derken dün dikkat çekici bir açıklama yapıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, 31 Mart yerel seçimlerinde "seçim sonuç anarşisinin oluşmaması için" önlem aldıklarını söyledi. 31 Mart akşamı sokaklarda anarşiyi önlemek için önlemler aldıklarını söyleyen Turhan, bu tedbirlerin içeriğine pek de girmemeyi tercih etmiş. İçeriği tahmin etmek zor olabilir, o nedenle biz farklı bir yoldan gidelim.

Son birkaç seçimdir sokağa iki tip çıktı. Bunlardan ilki, seçimdeki şaibelere itiraz etmek ve olayların takibini yapmak için sandık başlarındaki görevleri bitince Yüksel Seçim Kurulu binalarının önüne giden yurttaşlar. Her seferinde de 'marjinal' ilan edildiler, örneği çok az da olsa şaibeli seçim sonuçlarını düzelttirmeyi başaranlar oldu.

Galiba 'anarşiklik'ten kasıt bu yurttaşlar ama biz yine de işi sağlama alıp ikinci tipi de değerlendirelim.


'SİLAHTAN YANA SIKINTI YOK'
24 Haziran günüydü. 'Adam kazandı' demeden çok önce, sandıklar açılmaya başladıktan ise hemen sonra sokaklarda silah sesleri yükseldi. Sandıkların daha çok küçük bir kısmı açılmıştı, Türkiye'nin seçim tarihinde hiç yaşanmamış olaylar silsilesi yurttaşın gözü önünden film şeridi gibi geçiyordu. Örneğin Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde daha erken sayılmaya başlayan oylarda hiç rastlanmadığı kadar çok MHP çıkıyordu. Daha önce Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığı yapmış ve seçim öncesinde ani bir kararla TRT Yönetim Kurulu üyeliğine atanmış olan Mustafa Akış, 15 Temmuz darbecilere geçit vermemek için vücudunu siper edip hayatını kaybeden Ömer Halisdemir'in fotoğrafını paylaşıp "Bugün biz de senin gibi vatan için ateş edeceğiz. Hadi bismillah" diye yazıyordu Twitter'da. Ve daha birçok tehditkâr paylaşım. Bunun ardından sokaklardaki şiddet önlenemez şekilde yükseliyordu. Türkiye'nin dört bir yanından benzer haberler gelmeye başladı. Bir elde parti flaması, diğer elde uzun namlulu silahlarla sokağa fırlayanlar o gece yurttaşların bırakın herhangi bir şaibeye itiraz etmesini, camdan başlarını dışarı uzatmasına bile izin vermedi. Yapılanın kutlama olmadığı çok aşikar değil mi:

''Burası Habibler meydan, silahtan yana sıkıntı yok, kadın erkek herkes silahlı!"



SADECE FİLMLERDE Mİ?
Sadece İstanbul Habibler değil, o gün İstanbul'un ve Türkiye'nin her tarafından gelen benzer görüntüler hafızalara kazındı. Çocuk parklarında silahlar ateşleniyordu, sosyal medyada yurttaşlar 155'e arayıp ulaşamadıklarını kaydediyorlardı. Birkaç yıldır suç dizileri epey revaçta. İzleyenleri ''burası İstanbul değil mi, neden hiç polis gelmiyor. Hiç inandırıcı değil'' dedirten çatışma sahneleri çekilip yayınlanıyor. Görüldü ki, gerçekte de gelmiyor... "Belgrad Ormanı'na gömdüklerimizi çıkarır savaşırız" diyen Ahmet Maranki gerçekleri mi konuşuyordu yoksa? Sonra 'adam kazandı' dendi, bu silahlı güruh da kutlamalarını yavaştan bitirip evlerine gitti ve huzurla uykuya daldılar. Görev tamamdı. Emniyet suskun, İçişleri suskun... Yurttaşların tepkisiyle bir elin parmağını geçmeyecek kadar şahıs gözaltına alındı. Onlar da ifadelerinden sonra serbest kaldılar. Bu arada Habibler'de gözaltına alınan ve hızla serbest kalan üç kişiden ikisinin  "6136 Sayılı Kanuna Muhalefet" suçundan kaydı olduğu belirtiliyordu.

Seçim yasağı yüzünden kahvehane ve barların kapalı, içki satışının yasak olduğu o gece sokaklarda 'anarşi' vardı. 31 Mart'tan önce tüm tedbirleri aldıklarını söyleyenlere son bir soru...

24 Haziran öncesi seçim önlemi olarak, sivillere 200 mermi hakkının 1000 mermiye çıkarılmasını istemiş, tüm itirazlara rağmen bu geri adım atmamıştınız. 31 Mart önlemleri de buna benzemesin?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.