Türkiye çok önemli bir dönemeçten geçiyor. İktidar bu sorunların altından kalkacak mı?
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, bu sorunların çözümünde CHP, MHP ve HDP'yi de içine alan TBMM zeminli bir çözüm arayışına girecek mi?
Yoksa gene 'gibi' yapıp TBMM'yi by-pas ederek, iktidar çoğunluğunu da arkasına alarak, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile 'tek karar verici' mi olacak?
Özetle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın çizdiği politikayı kayıtsız şartsız mı uygulayacak?
Haksızlık etmeyelim.
Davutoğlu TBMM zeminini kullanmak istiyor.
Ancak Erdoğan'ı aşamıyor.
Bu çok açık seçik belli.
Kimse Ondan Erdoğan'a 'sırtını dönmesini' beklemiyor.
Ama yasama-yürütme-yargı dengesi içinde hareket ederek parlamenter sistemi işletmesini istiyor.
Peki, bu olacak mı?
Maalesef.
İnşallah yanılırız.
Günlerdir söylüyoruz. Davutoğlu sadece Kılıçdaroğlu'nu ve CHP'yi değil, HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile de görüşmeli. HDP 30 Aralık'taki liderler zirvesine katılacak görünüyor. Ancak Davutoğlu'nun Yeni Anayasa gibi kısıtlı gündemi doğru değil. Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin'in dediği gibi Türkiye'nin önceliği yeni anayasa değildir. Olsa da ilk dört maddesini tartışma konusu olmamalı.
Milletvekilleri unutmasın yeni anayasa demek federasyon ve başkanlık sisteminin de gündeme gelmesi demektir. Bu bir. İkincisi de Yeni Anayasa yapan meclisler kurucu meclistir. Tek gündemi anayasadır. Yaptıktan sonra da görevi ve dönemi sona erer. Hemen halka gitmek gerekir.
Türkiye'nin çok önemli sorunları olduğunu ve birlik ve beraberliğin çok önemli olduğunu yukarıda vurguladık. Bunun ilk şartı birbirimizi sevmek ve saygı duymaktır. Farklılıklarımızı muhafaza ederek birlikte yaşama iradesi ortaya koymaktır.
Selahattin Demirtaş Rusya Dış İşleri Bakanı Lavrov ile tarihi Rus uçağı düşürülmeden önce planlanan bir görüşme yaptı. Başbakan Davutoğlu dâhil iktidar kanadı bu görüşmeyi eleştirdi. Biz ise niye görüştüğü dönemli değil, hatta yararlı da. Ne söylediği daha önemli demiştik. Şimdi plağı ters çeviriyoruz. Ve Sayın Demirtaş'a soruyoruz:
Görüşmenin içeriği ne? Bunu kamuoyuyla paylaşmalısınız. Lavrov'a Türkiye Cumhuriyeti Devleti başka AKP başka dediniz mi? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin birlik ve bütünlüğünü savunduğunuzu, bu bütünlüğe yapılan saldırıda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yanında olduğunuzu söylediniz mi? Suriye'de yaşananlar elbette önemlidir, ancak Rusya'nın Suriye'de kurtarıcı olarak caka satmasını eleştirmek de gerekli değil mi? En azından sorgulamak gerekmez mi?
Evet, Sayın Demirtaş.
Bu görüşmelerle ilgili Davutoğlu'na izlenimlerinizi anlatacak mısınız? Gerekirse Rusya ile ilişkilerin geliştirilmesinde görev üstlenecek misiniz?
Ben Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun da gerek İran, Suriye ve diğer ülkelerle Türkiye'nin ilişkilerinin düzenlenmesinde ve görüşme kanalı açılmasında aktif katkı bekliyorum.
Bunu kaçınılmaz buluyorum.
 
Cemal Canpolat yola çıktı


Bu arada HDP 24 Ocak'ta, CHP'de 26-27 Ocak'ta kurultay yapacak.
Bu anlamsız gelebilir. Ancak muhalefet partilerinin kendilerine biraz çeki düzen vermesi açısından çok önemli. Demirtaş aday olacak mı? Bilemem. Ama HDP kongresi yerinde yönetimciler ve karşıtlarının hesaplaşması anlamında yararlı olacak.
Ve CHP kurultayı. Dün son dönemece girildi.
Ankara ve İzmir kongreleri bu hafta sonu yapılacak. İstanbul'da 20 aday var. Dün CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda önce Kadir Gökmen Öğüt ardından da Cemal Canpolat adaylığını açıkladı. Yarın da Gökhan Zeybek açıklayacak. Çetin Sosyal adaylıktan çekilmişti.
Cemal Canpolat kökten bir CHP'li. İlçe ve İl Başkanlığı yapmış bir isim. 25 ilçe başkanı adaylığına destek verdi. Maltepe ve Kartal da bugün karar verecek. Muhtemelen desteklerini açıklayacak. Kadıköy mesafeli. Ancak 20 il delegesi şimdiden destek imzası attı bile.
İlçe Başkanlarının önerisi ile aday olduğunu, bu öneriyi aldıktan sonra önce Genel Merkez yöneticileri ile görüştüğünü sonra da Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile temas kurduğunu anlattı. Kendisini 'sosyalist kitle örgütlerinden gelen bir kişi' olarak tarif etti. Ve  verilen görevi 'şeref sayarak' kabul ettiğini eklediği konuşmasında şu mesajı verdi:
Örgüt emekçileri adına bu görevi kabul ettim. CHP'yi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi kimsesizlerin kimsesi yapacağız. Bazen Bedrettin, Bazen Pir Sultan olacağız.  Atatürk olacağız. Destek verirseniz CHP'yi el birliği ile  İstanbul'da birinci parti yapacağız.
CHP İstanbul'a Cemal Canpolat usulüne uygun ve tabanla, örgütle yürüyor. Diğer adaylar alınmasın ama sonu beli bir yarış yaşanacak görünüyor.
 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.