Çok değil, bundan sadece dört ay önce 2 Eylül’de Bodrum Akyarlar'da  minik Aylan’ın kıyıya bir yaprak gibi vurmuş cansız bedeni gördüğümüzde hepimiz darmadağın olmuştuk…
Başta Yurt olmak üzere gazetelerin birinci sayfalarından ve televizyon ekranlarından dünya kamuoyuna yansıyan Aylan’ın minik cesedi, Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan “göçmen dramı”nın simgesi olmuştu…
O zaman kadar göçmen dramını görmezden gelen Avrupa ülkeleri ve dünya kamuoyu, Aylan’ın kumsaldaki sonsuzlukta yatan bedeninden yükselen o yürek paralayıcı sessiz çığlığa duyarsız kalamadı…
Avrupa ülkeleri Aylan Kurdi olayı yaşanıncaya kadar mültecilere kapılarını açmıyorlardı. Doğan Haber Ajansı foto muhabiri Nilüfer Demir’in çektiği üç yaşındaki Suriyeli Alan Kurdi’nin Bodrum kıyılarına vuran cansız bedenini görüntülediği fotoğraf, “mülteci sorununu” dünyanın gündemine oturttu.
TIME dergisi tarafından yılın fotoğrafı seçilen bu sarsıcı fotoğraf, Avrupa ülkelerinin mültecilere ve göçmenlere sınır kapılarını açmasını sağladı.
Ancak Avrupa ülkeleri Türkiye’nin de zorlamasıyla açılan kapıları yeniden göçmenlerin üzerine kapatmaya başladı. Göçmenlerin en önemli çıkış noktası olan Türkiye’ye bir nevi göç önleme jandarması görevi yüklendi. Türkiye de ne yazık ki 3 milyar Euro karşılığında bu utanç verici görevi üstlendi.
Bu noktada Yurt Gazetesi olarak; başta iktidar olmak üzere tüm siyasi partilere acilen bir “Göçmen Bakanlığı” kurulması çağrısı yaptık. Liderlerden karşılık bulan hatta kısmen 1Kasım seçim bildirgelerine bile giren Yurt’un çağrısı ne yazık son günlerde unutulmaya başlandı.
İşte tam da bu konuyu yeniden gündem getirip kalıcı bir kampanyaya dönüştürmeyi planlarken, yeni yılın ilk günleriyle tekrar başlayan göçmen dramı dün ne yazık ki bir kez daha ülke gündeminde zirve yaptı.
Tıpkı Aylan’da olduğu gibi, bu kez Ayvalık ve Dikili kıyılarına isimsiz minik cansız bedenler vurdu. Lastik botlarla Yunanistan'a gitmeye çalışan göçmenlerin umuda yolculuğu yine ölümle son buldu. Balıkesir Ayvalık’ta 18, İzmir Dikili'de 7, Aydın Didim'de ise 2 olmak üzere çoğu çocuk 27 kaçak göçmenin cansız bedeni kıyıya vurdu.
Didim'den Yunanistan'ın Leros Adası'na geçmek isteyen Suriyeli 20 umut yolcusunun içinde bulunduğu lastik botun fırtınada alabora olması sonucu hayatını yitirenler arasında bulunan, Suriye uyruklu Khalid henüz 2 yaşındaydı…
Aylan’ın o sarsıcı fotoğrafını tarihe kayıt düşmek için kullanmıştık. Tarihin kara sayfasıydı bu ve maalesef Türkiye'de yaşanıyordu. Unutulmasın, unutturulamasın diye…  İçimiz yanıp kavrularak, yüreğimiz kan ağlayarak 3 yaşındaki Aylan’ın o sarsıcı fotoğrafını yayınlamıştık.
Yüreğimizi küle çeviren bu fotoğrafa dün 2 yaşındaki Khalid’in fotoğrafı da eklendi.
Bu göz göre göre ölümler vicdanlarımızı kanatıyor artık.
Ege adeta kaçak göçmen mezarlığına döndü. Son bir yılda Ege sahillerinden Yunanistan’a geçmeye çalışan 90 bin 198 kaçak göçmen kurtarıldı. Uluslararası Göç Örgütü’nün rakamlarına göre Türkiye üzerinden, ölümü göze alan 821 bin kişi Yunanistan’a geçmeyi başardı.
Son olarak Ayvalık, Dikili ve Didim'de yaşanan facialarla birlikte çoğu çocuk ve bebek 730 kişi Türkiye’den çıktıkları umut yolculuğunda hayatını ve hayallerini yitirdi.
Avrupa’ya ulaşmak isterken Ege ve Akdeniz’de ölen göçmenlerin toplam sayısı ise 3 bin 760 olarak kayıtlara geçti.
Ey, ölüm üzerinden siyaset yapanlar…
Ey, ölümün gölgesinde dolar kuruyla oynayanlar…
Durdurun bu dramı artık!
Minik Aylan’ı unutmadık…
Bugün denize bir minik can daha düştü.
2 yaşındaydı Khalid…
Bir kez daha insanlığımızdan utandık…
 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.