Eski Adalet Bakanımız M. Seyfi Oktay ile birlikteydik iki gün önce…

Gündem malum; anayasa değişikliği ve referandum…

Durum böyle olunca zamanın ruhuna uygun olarak ayaküstü söyleştik biraz Seyfi Bey ile…

Temelde katıldığım görüşlerine kendi yorumlarımı katmadan kısa notlar halinde size sunmak istiyorum…

Şu değerlendirmeleri yaptı eski Adalet Bakanımız Seyfi Oktay…

Anayasa değişikliği metnindeki hükümleri değerlendirmek gerekli... Bu değişiklik metinin de AKP'nin 15 yıllık uygulamasıyla birlikte değerlendirmesi gerekli.

Deyim yerindeyse bu Anayasa değişikliği ile 15 yıllık AKP iktidar sürecinde oluşturulan alt yapının üstüne bina inşa edilmektedir.

Tabiki bunun dışında AKP iktidarının amaçlamış olduğu devlet yapısını gerçekleştirmek amacıyla bu anayasa değişikliği için yeni hükümler mevcuttur.

Bütün bu düzenlemelerin tamamı demokratik hukuk devletinin dışında yeni bir sistemi oluşturmayı yöneliktir.

Yalnızca bir hususu değerlendirecek olursak bu anayasa değişikliğinin nasıl bir düzenleme olduğunu daha iyi anlayabiliriz.

Bakınız anayasanın 4’üncü maddesi  anayasanın 1’inci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hükmüyle başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olduğudur.

İşte anayasanın başlangıç bölümünde ve 1-2-3’üncü maddelerinde belirtilen bu ilkelerin değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceği hükümlerine tümüyle aykırı bulunmaktadır.

Bu nedenle bu anayasa  düzenlemesi bu hükümler karşısında yok hükmündedir.

Siyasetin  ve hukuk camiasının bu anayasa değişikliğini öncelikle bu açıdan değerlendirmesi gerekir.

Parmak çoğunluğuyla  bu hükümlerin ortadan kaldırılması hukuksal olarak mümkün değildir.

Parmak çoğunluğu hukukun temel ilkelerinde üstün olamaz. 

Demokratik bir sistemde  yaşamak isteyenler demokrasiyi yaşamlarında solumak istiyorlarsa demokratik sistemin olmazsa olmaz bu ilkelerinin değişikliğine nasıl rıza göstereceklerdir?

Bu anayasa değişikliğiyle bütün erk ve yetki tek kişinin inisiyatifine bırakılıyor.

Bu değişiklikle Cumhurbaşkanı, kararname düzenleme  yetkisiyle TBMM yetkilerini ele geçiriyor.

Yönetim bütünüyle Cumhurbaşkanına terk ediliyor.

Başbakanlık kalkıyor dilediği kişiyi atıyor.

Keyfi istediğinde Cumhurbaşkanı, bakanları görevden alabilecek.

Bakanlar devletin bakanı değil, Cumhurbaşkanın özel memuru olacak.

Cumhurbaşkanı Milli Güvenlik Konseyi’nin politikasını tek başına oluşturabilecek.

Cumhurbaşkanı Türk Silahlı Kuvvetlerinin de Başkomutanı olacak.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sormadan olağanüstü hal ilan edebilecek.  

Cumhurbaşkanı dilediğinde genel müdürlerin ve devlet teşkilatının değiştirilmesini istediği gibi kurumların lağvedilmesini, yeni kurumlar oluşturulmasını yapabilecek.

Hukuk devletinin kuralları objektiftir, geneldir.

Sistemin bütünüyle tek kişinin iradesine teslim eden kurallar demokratik sistemde anayasa  hükmü haline  getirilemez.

Dedim ya, Seyfi Bey’in sözünün üstüne söz koymaya gerek yok.

Anlayana…

 

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.