Kanlı ve çirkin darbe girişimine karşı Türkiye gerçekten, 'tek yürek'…
Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli elinden geleni fazlasıyla yapıyor.
Biz niye ayrı tutuluyoruz diye haklı sitemde bulunan HDP de…
Başbakan Binali Yıldırım 15 Temmuz'dan bu yana gerçekten çok iyi bir performans sergiliyor.  Başarılı, tecrübeli ve sevecen!
Ancak liderlerin gayreti yetiyor mu? Hayır, yetmez...
Bu noktada CHP, MHP ve HDP tabanının tavrı önemli.
Barış ve demokrasi şölenini sürdürmede Başbakan Yıldırım'ın 'iyi niyetli' ve de en önemlisi 'tam bir devlet adamı gibi davranması" yeter mi? Bence yetmez...
Cumhurbaşkanı Erdoğan en önemlisi de AKP örgütlerinin, iktidar yanlısı medyanın tutumu da çok önemli.
Meydanları doldurmak doğru. Ama PKK terörü yüzünden her gün onlarca fidanımızı toprağa verip, şehitlerimizin acısını yaşarken bu meydan nöbetlerini, "kavurmalı-pilavlı" mönülerle, davul zurnalı, şarkılı-türkülü şenliklere çevirmek ne kadar doğru?
Taksim'de, Kızılay'da yoklama alınması da!
Ya iktidar yanlısı medya? Bir örnek olsun diye hatırlatıyorum. Kuran-ı Kerim'i çöpe atma haberleri çirkin... En vahimi GTA  4 adlı bir macera oyunun rakamlarını çöpten çıkararak FETÖ örgütünün darbe planları diye 80 milyona haber diye izlettirmek. Gerçi özür dilendi, ama bu tür haberler sürüyor.
Bu demokrasi balayı çok sürmez.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 7 Ağustos'ta Yenikapı'da konuşacak.
Muhtemelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da…

CHP’nin stajyer milletvekilleri
Kılıçdaroğlu gidecekse ki  gitmesi muhtemel. Bakalım o zaman TBMM Grup Başkanvekili Engin Altay'a, 'Ben ön seçimden çıktım, seçmenim tepki gösterir. Beni Yenikapı heyetine almayın" diyen stajyer milletvekilleri ne yapacak?
Gürsel Erol hariç, açık açık fikirlerini paylaşmayan seçmen dalkavuğu milletvekilleri yanardöner tavrı ile her gün puan kaybediyor.
Yazıyı kaleme aldığım saatlerde Kılıçdaroğlu kararını bir yazılı metin ile kamuoyuna açıklamaya hazırlanıyordu. Yenikapı'da yeni uzlaşma için.
Ama bu demokrasi birlikteliği yukarıda da dediğim gibi CHP, MHP ve HDP tabanında şüpheyle ve endişeyle izleniyor. Ama bu daha çok MHP tabanında tartışmalı bir konu.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu son anda gitme kararı alsa da heyet göndererek bu konuda hem spekülasyonları önledi, hem de tabanının 'demokrasiye desteğe evet, ama mesafeyi koruyalım" mesajını aldığını gösterdi.
MHP tabanı Bahçeli-Erdoğan yakınlaşmasını tek bir şartla uzun vadede makul karşılar. Hükümet ortağı olmak koşuluyla...
Hep söylüyorum bu kanlı ve iğrenç darbe teşebbüsü  TBMM ve Parlamenter rejimin itibarını artırdı. Başbakan Yıldırım da koltuğunu doldurdu. Ancak AKP karşıtı milyonlar bu kargaşanın Başkanlık Sistemi için bir fırsata dönüştürülmesinden çok rahatsız. Bu anlamda güven sorunu var. Özellikle Erdoğan yandaşları ile muhalifleri arasında. Eğer önemliyse bu güven sorununu gidermek de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a düşer.
TBMM'de Darbe komisyonu kurmakla, demokratik birliktelik sağlanamaz. Tam tersi, darbe komisyonu tezatları artıracaktır. Kendisini göstermeye çalışan milletvekillerimiz bu komisyonu bir sıçrama tahtasına dönüştürülmek istenebilir.
Bürokrasi, yargı, TSK başta olmak üzere Türkiye'de Fetullahçı avı sürüyor. Peki, AKP örgütü içindeki Fetullahçılar? Bu sızmayı üç beş bakan ile sınırlayamazsınız. En az yüzde 20. Her kademede.
Peki, niye hala AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli o koltukta oturuyor?
Bir kanlı ihtilalcisinin ağabeyi olması onu asla ihtilalci yapmaz, suçlu da. Ama o koltukta oturması etik mi? Oturtulması doğru mu?
CHP'li bir milletvekili veya yöneticinin kardeşi olsa ne olurdu?
Peki, AKP kendi içine ne zaman dönecek? Bence dönmeyecek, seçim ile tasfiye edecek! Erken seçim ile...
Muhalefetin beklentisi ne? Bu karambolde başkanlık sisteminin gelmemesi. Mümkünse Milli Mutabakat Hükümeti… Tabii Anayasa gibi temel kanunlar ve değişikliklerin yapılması isteniyorsa.
Olmazsa karşılıklı güvensizlik artar. Demokrasi balayı çabuk biter.
Özellikle iktidar isteyen MHP'de. Devlet Bahçeli bile bunu durduramaz. Yazık olur...
15 Temmuz'dan hemen sonra 16-17 Temmuz'da TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın başkanlığındaki demokrasi gösterisine de.
Bu mutabakat uzun sürmeli. Bunun için de AKP eliyle Erdoğan'ın devleti yeniden inşa ettiği görüntüsü sona ermelidir. Tarikatlar dönemi de...
Sınıf bilinci geliştirilmeli, hukuk ve liyakat öne alınmalıdır.
Anti-emperyalist söylem hoşumuza gidiyor. Ama laiklik ve cumhuriyet, Atatürk ilkeleri ile içi doldurulmalıdır. Çünkü bu mevcut yaklaşımda toplumdaki dinci reaksiyonları derinleşeceğini söylemek yanlış değildir.
'Sıfır kilometre devlet”in nasıl şekilleneceği şu anda çok net değil.
Bakalım iki hattan hangisi  galip gelecek




 


Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.