Çarşamba akşamı UEFA Süper Kupası maçı vardı. Hakemle Avrupa Şampiyonu olan Real Madrid ile UEFA Kupası’nı alan Diego Simeone’nin Atletico Madrid’i kapıştı. İlk yarı 1-1, maç sonu 2-2 bitti. Uzatmalarda 2-4 Atletico Madrid kazandı.

Süper kupa maçının ve de Beşiktaş’ın deplasmandaki Lask Linz maçının ülkede TV yayını yok. Yazıyı yazdığım saatlerde Beşiktaşlılar bari TRT alsın, 120 bin euro nedir ki diyorlardı sosyal medyada… Yurtdışından alacağınız dolar ya da euro bedelli herhangi bir şey artık lüks kaçıyor zira reklam geliri TL ile. Bir de hemen tüm TV kanallarının sahibi tek sayılır…

Maça geri dönersem aslında izleme niyetim yoktu. Simeone’nin defansını, kontracı Real’i izlemeyim dedim ama işte serde yazarlık var, bakayım dedim. İyi ki de izlemişim zira güzel maç oldu. Bir taraf muhafazakâr 4-4-2 oynuyor ama ilk 11 muhteşem. Diğer taraf Cristiano Ronaldo’yu ve kontracı hocaları Zidane’ı kaybetmiş ama kıymetli oyuncular var. İki taraf da fırsatçı olunca mecbur kaldılar sanki oyun oynamaya…

Real Madrid’te ücreti yükseltilerek kalmaya ikna edilen Modric yedekti. Yine de Casemiro – Kroos ön ikilisinin önünde Bale – Isco – Asensio üçlüsü havalıydı. Benzema maç içinde Bale’in asisti ile görevini yaptı, 1-1 yapan golü attı. Real Madrid’in yeni hocası Lopetegui, Zidane mirası ile çok oynamamış; takım, bildiği oyunu oynadı, biraz daha yan pas artışı vardı o kadar. Finali neden kaybettiler sorusuna gelince… İnternet Reallileri, Simeone’ye peşi sıra üçüncü kez final kaybedişlerinin farkında değildi ama haklarını vereyim, kimse Ronaldo’yu anmadı. Kaliteli rotasyon oyuncularını kaybettiklerini, yedeklerin altyapıdan oluştuğunu ve Varane başta olmak üzere birkaç kişinin konsantre olmadığını iddia ettiler. Haklılardı. Hatta son saniye durum 2-2 iken Marcelo voleyi yapabilse kazanacaklardı.

Kaleci fabrikası Atletico’nun 11’ini saymak istiyorum. En iyi beş kaleciden biri olduğu tartışılmayan Oblak. Defansta efsane stoper Godin ve sağbek Juan Fran kalitesi. Diğer stoper Savic de iyi. Solbekte artık 33 yaşında olan “adamım” Filipe Luis yedekti, Fransa milli takımı ile dünya kupasında parlayan 22’lik Lucas Hernandez’i izledik, vasattı. Ah işte Aziz Yıldırım viran eyleyip gitmemiş olsa Filipe Luis’i Fener alırdı yeni dönem inşasında kaya olarak…

Orta sahada Monaco’dan alınan 1.70’lik Lemar sol çizgide idi. Bu maçta iyi değildi ama parlayacak. Sağda Koke, ortada Villareal’den alınan 1.90’lık Rodri oynadı. Göbeğin son adamı, maçın yıldızı Saul Niguez. Uzatmada 3-2 yaparken attığı golü bulup izleyin… İleri ikili; bebek yüzlü olmasından mütevellit abartıldığını düşündüğüm Griezmann ile çirkef dünya starı Diego Costa. Harika bir kadrosu Atletico’nun.

Aykut Kocaman bu maçı izlerken zevkten ölmüştür. Hayalindeki futbolu oynayan Atletico ile kendinden geçmiştir. Evet ben de beğendim ama şu gerçekle öldürmeliyim ben de sevdiğimi (Aykut’u): Ancak 532 milyon euro harcanırsa; senin oynatacağın oyun böyle güzel görünür, senede en az 10 maçta…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MUSTAFA ULU 2018-08-18 00:46:15

TOP LA AZ OYNAYAN Atletico DİRİ KALDI, TOPLA ÇOK OYNAYAN RM YORULDU..