banner87
   Sümerlerden, Hititlerden ya da Romalılardan günümüze kadar olan bütün devletler siyasette diplomasiyi kullanmışlardır. Hele Persler üç bin yıl boyunca bütün zaferlerini diplomasiyle kazanmışlardır.   Rusları da hafife almamak lazım. Kişilerin ya da devletlerin birbirleriyle ihtilafları olabilir. Önemli olan sorunu iyi tespit edip, karşılıklı menfaatler doğrultusunda herkesin rıza göstereceği bir anlaşmayı sağlamaktır.    Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de gerek kendi içinde gerekse başka devletlerle sorunlar olabilir. Bu çok doğaldır. Ama, önemli olan sorunlar varken, sorunları yok hükmünde sayarak ya da uzlaşmaz bir sert tavır alarak işi çıkmaza götürmemektir. Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllarda, hem Osmanlı’nın hem başka devletlerle hem de bir biriyle bir araya gelmesi mümkün olmayan gruplarla sorunları vardı. 1. Dünya Sava-şından da yenilmiş olarak çıkıp Sevr’i imzalamıştı.    Sonra, Kurucu İrade Mustafa Kemal’in Önderliğinde Lozan’ı imzalayarak Sevr’i çöpe atmıştır.    Demek ki, bizim de geleneğimizde devlet olarak diplomasi önemli başarılarla doludur. Sonrasında Kıbrıs’ta rahmetli Ecevit’in müdahalesi de, müdahale sonrası da diplomasiyle bugüne gelmiştir. Sorun tam çözülmemiş olsa bile ortada bir savaş da yoktur.    Günümüzde Türkiye’nin AKP iktidarına kadar komşularıyla neredeyse ‘sıfır sorun’ ölçüsünde iyi ilişkileri var idi. Ama bugün baktığımızda kötü olmadığımız bir tane komşumuz yok. Ve bunun da ülkemize yansıması, Suruç’tan, Ankara’ya, Taksim’e kadar kan ve gözyaşı olarak önümüzde duruyor.    Şimdi Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi krizin sebebi Erdoğan’ın, kardeşim dediği Esad’ın birden bire ‘Esed’ olduğu ve de ‘Bir hafta sonra Emevi Camisinde Namaz kılacağım’ dediği günden itibaren bu hale gelmiştir.     El Nusra, IŞİD, ÖSO gibi daha birçok Suriye’de ve Ortadoğu’da İslam Dinini kullanarak kafa-boğaz kesen kadınlara tecavüz eden, çocukları öldüren bu örgütlere her türlü desteğin verilmesi ve buna da Dünya’nın seyirci kalması söylenebilir. Rus uçağının düşmesi de bütün bu olumsuzlukların günlük yaşamımıza kötü yansımasıdır.     Hem İran hem de Rusya ile ticari, siyasi ve de askeri konularda neredeyse kopma noktasına gelmiştir. Bizim, hem Rusya hem de İran ile çok iyi ilişkiler kurmamız bir zorunluluktur. İran kardeşlik için hazır. Rusya da karşılıklı iyi ilişkiler kurulmasından yana adımlar atabilir. Yeter ki diplomasi sağlıklı işlesin.     Bunlar yetmezmiş gibi bir de Ortadoğu, Asya ve Avrupa’yı bıraktık. Şimdi ABD ile de sorun yaşıyoruz.     Neden?     Zarrab yüzünden. Gerçi bügün AKP’nin tamamı koro halinde ‘Zarrab’dan biz ne?’ diyor.     Peki 17-25 Aralık Operasyonunun merkezinde kim vardı?     Zarrab vardı.      Neden Zarrab vardı?     Zarrab, İran ve ABD dahil herkese kazık atmıştı. Bu kazığın ucunun kime dayanacağı meçhuldü. Şimdi Zarrab ABD’nin elinde.     Umarım bundan dolayı, AKP hükümeti yüzünden Türkiye ağır bedeller ödemez. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyaretinin bununla bir ilgisi var mı? Bilmiyorum. Ama, bu ziyarete ABD’nin en azından şimdilik hiç istekli olmadığı açıkça görülüyor.      Topal Ördek Obama bile Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek istememesi acaba yeni seçilecek ABD Başkanı ile bir diplomatik ilişki kurmak için mi? Göreceğiz...
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.