CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sahiplenmemiz dikkat çekti.  Bazı dostlarımız ‘ne oluyor?’ demeye getirdi. Gayet basit, eleştiri hakkımızı muhafaza ederek haksızlıkların karşısında duruyoruz.

En son Muhammed Ali'nin cenaze töreninde gerek aile gerekse ABD tarafından adeta 'itilen-horlanan 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2004-2005 yıllarında 'höykürerek' övündüğü Batı ile arası çok kötü. Almanya'dan sonra İngiltere de AB konusunda kesin tavır koydu.

Ya İslam âlemi? Suriye, İran, Irak hatta Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan Erdoğan ve AKP iktidarına, 'ya mesafeli' ya da ilişkiler çok kötü...

Bir ABD gezisinde 'tutuklama' dedikoduları aldı başını gidiyor. Allah korusun. Neticede söz konusu olan Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanıdır.

Peki, dışarıda horlanan, ötekileştirilen Cumhurbaşkanı Erdoğan ne yapıyor? O da iç siyasette önüne geleni ABD'nin kendisine yaptığı gibi 'itip-kakmaya' çalışıyor...

İşte biz bu noktada 'dur' diyoruz.  Karşında CHP Genel Başkanı var... Deyim yerindeyse 'haddini bil' diyoruz. Demeye de devam edeceğiz.

Milletvekili devletin hapishanesinde tutuklu ve hükümlü olan her mahkûmu ziyaret eder. O mahkûm artık, devlete emanettir. Kim olursa olsun.  Siz asıl  12. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Binali Yıldırım ve İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın karşısında 'mermi dansı yaptıranlara' bakın.

Milliyetçilik girdabında, ama adını 'Türk' diye ifade edemediğiniz, yarım ağız 'millet' demekle yetindiğiniz 'Osmanlıcılık sosuna' bulanmış, 'tek adam, tartışmasız adam' siyasetinizin batışına bakın. Kemal Kılıçdaroğlu da 'kimlerle yola çıkmışım' diye bir öz eleştiri yapsın.

Aylardır söylüyoruz. Başarısız belediye başkanlarına baksın, onlara kefil olmasın. Mahcup ederler, ediyorlar da… Şu yaşananlara bakın. İstanbul'daki 'mermi dansı' yaptırılan şehit cenazesine Kemal Kılıçdaroğlu kiminle geldi?

Fotoğrafları çıkartıp baksın,  olaydan sonra yanında kim vardı? Yanından 'toz olanları' da 'duranları' da yazmayacağım. Merak eden görüntüleri izlesin. Başta da kendisi. CHP örgütü ayağa kalktı, genel başkanına sahip çıktı.

Ama bu Kemal Kılıçdaroğlu 'eleştirilmez' anlamına gelmemeli. Bu arada CHP tüzük kurultayını rafa kaldırıyor. En erken Temmuz'da yapacak. Ufukta Ağustos-Eylül'de  seçimli kurultay da görünüyor. Kemal Kılıçdaroğlu kararını MHP kurultay sonucuna göre verecek.

Seçimli kurultay kesin değil. Ama kesin olan şey çarşaf liste olmayacak. Kılıçdaroğlu kendi listesiyle yarışa girecek. Bu sebeple genel başkan adayları da ufak ufak ortaya çıkmaya başladı. Görüşmeler de, yeni ittifaklar da. En ilgi çekeni de Önder Sav-Fikri Sağlar görüşmesi oldu.

CHP'nin, HDP çizgisine yakın bir sol anlayışla kendisi tarafından yönetilmesini savunan Fikri Sağlar, 'yeşil' diye isim taktıktan sonra 20-25 yıldır özel bir sohbeti bile olmadığı Önder Sav ile görüştü. Fikri Sağlar genel başkanlık istiyor.

Ama öncelikle MYK içinde olmak istiyor. Çünkü gönlü 'çok parçalı' siyasette. Mersin Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı mı, yoksa, önce genel sekreter olup Kemal Kılıçdaroğlu ile MYK üyesi olarak mı karşı karşıya gelsem? Papatya siyasetinin ana hatları bunlar.

Yanında da maddi ve manevi anlamda Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü var. Kemal Bey’in Mustafa Sarıgül kadrosundan Şişli Belediye Başkanlığı görevine atadığı, başarısız Hayri İnönü ve SODEV'in bir kısmı. Tabii ki perde arkasında Mustafa Sarıgül.

CHP üzerine doktora yapan Kerem Kılıçdaroğlu, CHP'nin 'birebir siyaset' yapmasını önermiş. Doğru bir tespit.  Ama bunu Tekin Bingöl başta olmak üzere CHP MYK'sına söylese daha doğru olur. Sevgili Kerem kardeşim.

Siyasetle ilgilenmene çok memnun oldum. Doktora falan deme. Siyaset hizmet yoludur. Ama unutma siyaset sokakta yapılır. Ama sokakta kavga yaparak siyaset olmaz. Sokağa, sandığa hâkim olamayan siyasete de hâkim olamaz. Kendisini anlatacak medya zemini de olmadan da olmaz. CHP niye kalelerini AKP'ye daha doğrusu RP'ye kaptırdı? Bu da doğru bir tespit. Lütfen devam.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.