banner87
Başbakan Davutoğlu dün  hükümetin bir hafta, bir ay, üç ay ve altı ayla bir yıl arasında yapacakları 2016 eylem planını açıkladı.  Aslında Davutoğlu tıpkı Erdoğan gibi  2016 yılında yapacağı işleri sıraladı, seçim beyannamesine koyarak  kendisini 2015 yılından bağladı.
Yapacağı işleri hafta ve aylara bölerek ‘deklere’ etti. Önce kısa süreli planı açıkladı.
Türkiye’nin ‘hedef koyarak’ siyaset yapması güzel.  Özellikle iktidarın.
2002 yılında da aynı tavır sergilediğini  hatırlatalım.2007’de bunu yapmaya çalıştı.  Ama daha sonra yani ‘ustalık döneminde’ savruldu. Başbakan Davutoğlu’nun ‘uzlaşmacı tavrı’ güzel.  Güzel de asıl soru şu, bu planlama TBMM’deki sandalye çoğunluğunun bir ‘dayatması mı’ olacak yoksa muhalefetle birlikte ‘uzlaşmacı tavırla mı?’ olacak.
Davutoğlu, ‘uzlaşma’ yanlısı görünüyor.
Peki, Saray buna ne diyecek?
Yani Erdoğan ne yapacak?
Asgari ücret, kadınlara ve girişimcilere destekler, yeni işe başlayan gençlere bir yıllık maaş desteği.. Bunların hepsi çok güzel.
Haaa, bu arada ayda bir Saray misafiri olan muhtarların başına talih kuşu kondu: Bir ay sonra maaşları 1300 TL olacak. Bütün bunlar yüzde 49 oy alan siyasi partinin seçim vaatleri. Ama 6 ay ve bir yılı içeren düzenlemeler deyince durmak  gerekir. 
Peki; Altı ay ve sonrasına baktığımızda?
Siyasetin finansmanı, etik siyaset yasası, siyasi Partiler yasası, seçim yasası, Cem Evlerine ibadet statüsü sağlayan AYM ve AHİM  kararlarının uygulanıp uygulanmayacağı, yeni anayasa…
Bu başlıklar ne olacak?
Asıl iş burada.
Eylem planında çözüm süreci ile ilgili tek kelime yok.
Bu çok tartışılır.
Ancak, bunun kadar tartışılacak başka bir başlık  ise siyasetin finansmanı.
Bugüne kadar ‘tabu gibi’ hiç konuşmadığımız bir konu.
Yani siyasi partiler toplu konut müteahhitlerinin elinden kurutulacak mı?
CHP’de belediyeciler siyaseti yerini normalleşmeye bırakacak mı?
Siyasetin finansmanında yolsuzluk tartışmalarında birinci konu. Eğer iktidar muhalefetle birlikte konsensüs sağlar, el ele verir ve şeffaflaşma için birlikte adım atarsa seçim meydanlarındaki, ‘kutuplaşma’ eriyebilir. Kirlilik tartışmasının  dozu bir parça azalır.
Bu ne demektir?
 Sadece siyasetin temizlenmesi değil, özgürleşmesi  demektir.  Özgürleşmesi demektir.
Siyasetçinin de…
Çünkü siyaseti temizlemek istiyorsanız, siyaseti makam ve para dağıtan kurum olmaktan çıkarmanız gerekiyor.
 
CHP temiz siyaset kanununa varız
En önemlisi CHP ne yaptı? Yapacak?
İlk iş olarak AKP’nin verdiği seçim vaatlerini kanunlaştırılması için kanun teklifleri hazırladı. Bu olabilir. Ama yeter mi diye CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin’e  siyasetin finansmanını sorduk. AKP’nin ve Davutoğlu’nun ‘evet’ demesi halinde kendilerinin de ‘evet’ diyeceklerini, bu konuda çalışmalarının sürdüğünü belirterek şöyle konuştu:
10 kurum arasında anket yaptırmışlar. Siyaset sonuncu çıkmış. Siyasetin finansmanı konusunda şeffaf, hesap verilebilir bir siyasi partiler yasası oluşturacaklarsa  CHP olarak biz buna hazırız. Çalışmalarımız sürüyor.  Eğer Sayın Davutoğlu iktidar bizde diye iktidarlarını ve yolsuzlukları sorgulayacak yasal kılıflarla yasalar çıkarmaya kalkarlarsa sonuna kadar karşı duracağız. Siyaseti hesap verilebilir hale getireceklerse biz CHP olarak hazırız.  17-25 Aralık hesaplarını da sorgulayacaklarsa buyursunlar, yasayı beraber çıkaralım. Parlamentonun yarısı iş adamı ve müteahhit çoğu da AKP’de siyaset yapıyor. Bu yasayı kendi gruplarında nasıl geçirecekler. Gruplarında karar alsınlar. CHP olarak şeffaf hesap verirse biz her zaman hazırız.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.