banner87

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger’in, ‘olağanüstü kurultay’ çağrısını kaleme aldığımız saatlerde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, TBMM’de partisine ‘yenilenme’ çağrısı yapıyordu. Hem de, ‘Teşkilatlar, belediyeler eğer bizim dava idraki ile hareket etmiyorsa bize zarar veriyorlar ve zarar veren kardeşlerimizi de uyarıyorum kusura bakmasınlar, biz uyarmadan kendileri bu uyarıyı yapsınlar ve adımı atsınlar” sözleriyle…

Yani gerekeni yapmadan ayrılın mesajıydı bu. Açık ve net. Hem de ‘nefis muhasebesine’ çağırarak. Ve de, ‘Ne zaman ki statükoya teslim olursak, metal yorgunluğunun üstesinden gelecek gücü kendimizde bulamazsak, işte o zaman yolun sonuna geldik demektir.” Sözlerini ekleyerek.

Kim ne derse desin Erdoğan, referandum ile dağılmaya başlayan partisini toparlamaya çalışıyor. Belki de bunun için cumhurbaşkanının iki turlu, yüzde 51 oy ile seçilmesine razı oldu. Yoksa, yüzde 35-40 ile iktidar olmak varken çı- tayı niye yüzde 51’e koysun ki. Zaten bunu söyledi de.

Sadece AKP dağılmıyordu.

Başbakan Binali Yıldırım’ın gayretlerine rağ- men bakanlar arasında çekişme iyice su yüzüne çıkmıştı. Bürokrasi de, siyasete hükmetmeye çalışıyor. Doğal bir sonuç. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Bekir Bozdağ ile çok iyi anlaşamadı

Bozdağ ayrılınca, kendisi olmasa da Diyanet çevreleri, ‘Bizim başkan Bozdağ’ı yedi’ havasına girdi. Aynı hava Numan Kurtulmuş üzerinde de estirildi. İş, Numan Kurtulmuş da gidince iş ‘acaba Görmez bu kadar güçlü mü?’ sorusuna gitti. Bu da Görmez’in görevinin sonu demek oldu. Ayrılma kararı aldı. Çünkü kendisiyle çalış- mak istemeyen Bekir Bozdağ geri gelmişti. Aslında Bakanlar Kurulundaki görev dağılımına bakarsanız, Erdoğan dengesinin ne yönde oldu- ğunu çok rahat görürüsünüz.

Kabinede tartışmasız Milli Görüşçüler hâkim. Milliyetçi kanat dışarıda. Binali Yıldı- rım’ın tercihi  neredeyse Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan’ın işgal ettiği Ulaştırma Bakanlı- ğıydı. Ama görev dağılımı ile işin rengi bir anda değişti. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in görev alanına sadece ekonominin koordinasyonu ve bankalar alındı. Bununla birlikte Türkiye Varlık Fonu ve TMSF ile MGK, MİT, TOKİ Baş- bakan Binali Yıldırım’a bağlandı. Bu Türk ekonomisi demek. Aynı zamanda da FETÖ mallarının el değiştirirken, siyasi anlamda kontrolünün de sağlam elde olduğu anlamına geliyor, Erdoğan açısından. Bu noktada Nurettin Canikli arada mağdur oldu. BDDK ve Varlık Fonu Yö- neticileri de kendilerince rahat bir nefes almış oldu.

Yazının başında da söyledim. AKP yenilenme için gayret sarf ediyor. Bana göre eskidi. Ama çabası sürüyor. Bu çaba AKP yanlısı medyadan çok net görünüyor. Ali Akben’in ‘dalkavuklar cenneti’ yazısı ilginç.

“(...) Birçok kurumumuzda kokuşmuşluğun had safhada olduğunu bilmeyenimiz yok. Neresinden tutsan eline geliyor tabirine tam da uyan bir çürümüşlük var maalesef.

İktidar erkinin mevcut kokuşmuşluğu adam sendeciliği ve fütursuzca yapılan hataları dü- zeltme ile ilgili hiçbir mazereti kalmadı artık. Bu aziz millet iktidarın istediği her şeyi cömertçe verdi ve önündeki engelleri de bir bir kaldırdı. Millet sözünü söyledi ve noktasını koydu. Temizlik hareketi nereden başlatılmalı?

Bu soru önemli. Her kurum kokuşmuşlukta diğerine rahmet okuttuğu için öncelik yerel yö- netimlere verilmeli. Siyaset kurumu içten içe çü- rümüş. Ayak oyunları iftiralar nefsani heva ve heveslerin cirit attığı güvenilirliğin dip seviyelere indiği alan olarak kabul görüyor. Maalesef siyaset kötü bir rant aracı olmuş. Gelen giden mal mülk devşirme peşinde.

Dalkavuklar cenneti olmuş memleketimde doğruların konuşulup yazılmasına tahammül yok. Gerçekleri kimse duymak istemiyor. Bal tutanlar parmak yalamaktan gerçekleri görmeye vakit bulamıyorlar.

Bu kafa ile devam edilir ve acil tedbirler alınmazsa 2019 seçimlerini kazanmak şöyle dursun, o günlere sağ salim ulaşmak bile mümkün olmayabilir.

Vatandaşla iç içe yaşayan bir hekim olarak gördüklerim duyduklarım ve yaşadıklarım ile karamsarlığım son günlerde zirve yaptı. Daha aktarılacak çok mesele var.’

Akben, AKP’nin kısa sürede 2002’deki ruhla ‘fabrika ayarlarına dönmesini’ israfın önlenmesini ve el değiştiren 3Y üzerine gidilmesini de istiyor.

Biz de…

Aksünger’in bu önerisi nasıl karşılanır bilemem. Ama olaya bu çerçeveden de bakmakta fayda yok mu?

yda yok mu? Bu hareketle ‘siyasi temizlik’ ile  AKP de CHP de FETÖ kadrolaşması tartışmasının dışına çıkmaz mı? Çekişmenin de…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.